Mevlây İsmâil Kimdir? Fas'ı 55 Yıl Yöneten Sultan ve İlginç Hikâyesi

Kölelerden dev bir ordu kurdu, Fas'ı 55 yıl yönetti ve Fransa Kralı XIV. Louis'in kızını istedi. Fas Sultanı Mevlây İsmâil'in hayatı, savaşlar, kölelik ve Versailles Sarayı'na uzanan sıra dışı bir hikâyeydi.

Fas tarihinin en ilginç karakteri kimdir diye sorulsa muhtemelen cevap olurdu.

Yaklaşık 55 sene Fas tahtında oturan Mevlây İsmail'in icraatları Batılıların kalbine korku salarken, Müslüman âlimleri çileden çıkartan sayısız uygulaması söz konusudur.

Afrika siyahi kölelik tarihinin nefret edilen figürlerinin başında bilindiği üzere Mevlây gelir.

Aslında o, tıpkı Topkapı Sarayı'nda Bu ordu, doğrudan Mevlây’a bağlı ve profesyonel şekilde donatılacaktı.

Nitekim bu ordu kuruldu.

Dönemi içerisinde tam bir savaş makinesiydi.

Mevlây her siyahiyi köle olarak görüp kaçırabiliyordu.

Oysa İslam hukuku içerisinde bir kişi Müslüman ile ten rengine bakılmaksızın özgür olurdu.

Eğer bu kişi savaş hukukuyla esir alınır ise o zaman durum değişebilirdi.

Fakat Mevlây bu kanunların hiçbirine uymuyordu.

Bazı kaynaklara göre Mevlây’ın elinde yalnızca siyahi köleler de yoktu.

Bu abartılı iddialara göre Mevlây’ın elinde 150 bin de Batılı kaçırılmış köle vardı ve bunlar Fas'taki saray ve ticarethane imaretlerinin inşaatında zorla çalıştırılıyordu.

Akdeniz'de köle ve esir ticareti döneminin bilinen bir gerçeği idi.

Ancak Mevlây'ın bu rakamlara tek başına ulaştığını söylemek pek kolay değil.

Batılıları Fas’tan süren Mevlây, Osmanlı’yı da Kuzey Afrika’dan silmek için bir kaç girişimde bulunsa da başarılı olamamıştı.

Mevlây’ın Fas’ta kurduğu diktatöryel sistemi tamamen onun şahsı etrafında şekillenmişti.

Dolayısıyla 55 yıllık iktidarının sonunda, yaşlı Mevlây ölünce kardeşinin yönetimi kâğıttan yapılmış bir kale gibi dağıldı.

Sabık diktatörden sonra oğulları birbirine düşmüş ve ülke önce beşe bölünmüştü.

Nihayet ardından Fas tamamıyla Osmanlı ve Batılıların egemenliği alanına girdi.

Tarihin Afrika’da sonraları fazlasıyla göreceği anlamda en modern diktatörlerinden birisi olarak görülebilecek Mevlây öldüğünde korku imparatorluğu da çöküverdi.

Başka bir deyişle her diktatörün kaçınılmaz nihayeti Mevlây’ın da başına gelmişti.

Dosyamızı bitirirken siyasî bir etimolojik bilgi de verelim.

Mevlây kelimesi (Moulay / مولاي) esasen kabaca “Sultan” olarak çevirmek mümkün; ama bu hayli kolaycı bir tavır olacaktır.

Oysa birçok Faslı hükümdarın kullandığı bu sıfat Arapça “Mevlâ” (مولى) kelimesinden gelirken ulu ve kutsal efendi gibi ontolojik bir anlam da kazanıyor.

Dolayısıyla Mevlây sıfatıyla Faslı liderler aynı zamanda kendilerine bir soyluluk peşinde oldukları görülür.

Zaten dosyanın başlığına baktığımızda Mevlây İsmâil’in Batı’daki “Mavi Kan” olarak bilinen akrabalık hanedanlarına katılmak üzere Versailles'da XIV.

Louis’in kızını Allah’ın emriyle ister.Çok sevdiği Mary’in yüzlerce cariyelik bir hareme gitmektense intihar edeceğine dair tehditleri karşısında kralın geri adım attığı söylenedurur.

Kral mahcubiyetini gidermek için bugün dahi Mevlây’ın türbesinde bulunan Fransız saatlerini gönderir.

Velhasıl, Faslı Mevlây İsmâil çok istediği soyluluk payesine hiç ulaşamamış; Batılıların gözünde barbar bir korsan Osmanlı’nın nazarında ise tehlikeli bir düşmandan ibaret olacaktı.

Lakin 55 yıllık iktidarının Fas’ta bir eşi benzerini bulmak oldukça güçtür.

İLGİLİ HABERLER