Güney Kıbrıs Filistinlilerin suyunu kesen şirketle anlaştı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bölgenin su kaynaklarını yönetmesi amacıyla İsrailli Mekorot şirketiyle yeni bir anlaşma imzaladı. Deniz ve atık suları arıtarak adaya su sağlayacak olan bu hamle, beraberinde büyük bir siyasi krizi getirdi. Şirketin, Filistinlilerin su haklarını gasp ettiği gerekçesiyle uluslararası raporlarda yer alması, Rum muhalefeti tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanlığı, adanın su kaynaklarının idaresi için İsrail merkezli su şirketi Mekorot ile resmi bir anlaşma sağladı.

Bu yeni sözleşme kapsamında İsrailli şirket, deniz suyunu ve atık suları arıtarak Güney Kıbrıs’ın su ihtiyacını karşılamaya yönelik altyapı projeleri yürütecek.

Ancak atılan bu imza, şirketin Filistin'deki insan hakları ihlalleriyle anılan geçmişi nedeniyle adada ciddi bir siyasi krize dönüştü.

Güney Kıbrıs’ın su altyapısını teslim ettiği Mekorot, uluslararası arenada oldukça eleştirilen bir sicile sahip.

Birleşmiş Milletler raporlarına ve çeşitli uluslararası insan hakları örgütlerinin belgelerine göre şirket, Filistinlilere yönelik su ayrımcılığı uygulamakla suçlanıyor.

Bu durum, su anlaşmasının yalnızca teknik bir altyapı projesi olmaktan çıkıp, diplomatik ve insani boyutları olan bir krize evrilmesine neden oluyor.İsrail firması Mekorot'un, özellikle Batı Şeria ve Doğu Kudüs bölgelerindeki yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının denetimini yasa dışı yollarla elinde tuttuğu biliniyor.

Kayıtlara geçen uygulamalara göre, doğrudan Filistinlilere ait topraklardan çıkarılan temiz su kaynakları yerel halkın elinden zorla alınıyor. Şirketin bölgedeki doğal kaynakları kendi stratejileri doğrultusunda yönetmesi, uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendiriliyor.

Söz konusu şirketin su yönetimi politikaları, iklim koşullarının zorlaştığı dönemlerde Filistinliler için ciddi bir yaşamsal tehdit oluşturuyor. Özellikle hava sıcaklıklarının arttığı yaz aylarında, firmanın dağıtım politikaları nedeniyle Filistin halkı haftalarca susuzlukla mücadele etmek zorunda bırakılıyor.

Temel bir insan hakkı olan suya erişimin bu denli kısıtlanması, uluslararası tepkilerin temel dayanağını oluşturuyor.

Tüm bu gelişmeler ve şirketin söz konusu sabıkası, Güney Kıbrıs'ta muhalefet cephesini harekete geçirdi.

Rum yönetimi muhalifleri, insan hakları ihlalleriyle anılan ve Filistinlilerin suyunu gasp etmekle suçlanan bir kurumla devlet düzeyinde sözleşme imzalanmasına şiddetle karşı çıkıyor.

Muhalefet kanadı, etik dışı buldukları bu anlaşmanın derhal iptal edilmesi yönünde hükümete baskı yapmayı sürdürüyor.

İLGİLİ HABERLER