JD Vance, imza için İsviçre’ye gitmiyor! ABD içinde 300 milyar dolarlık İran çatlağı

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in tarihi İran nükleer zirvesi için planlanan İsviçre seyahati son dakika kararıyla ertelendi; Beyaz Saray lojistik gerekçeler sunsa da perde arkasında İsrail'in Lübnan operasyonları ve Tahran'ın vetosu yattığı iddia edildi.

Küresel siyasetin gözü kulağı İran ile ABD arasında başlaması beklenen yeni nükleer müzakere turuna çevrilmişken, Washington’dan sürpriz bir erteleme kararı geldi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in, nükleer programın geleceğini şekillendirecek kritik zirveye başkanlık etmek üzere gerçekleştireceği İsviçre ziyareti son anda askıya alındı. Beyaz Saray’ın "Lojistik" Savunması Seyahatin iptal edilmesinin ardından kameralar karşısına geçen Beyaz Saray Sözcüsü, erteleme kararına gerekçe olarak teknik ve lojistik koordinasyon zorluklarını gösterdi.

Washington kanadından yapılan açıklamada, teknik heyetlerin müzakerelere başlamak için her an harekete geçmeye hazır olduğu vurgulanırken, "Bu çapta diplomatik süreçlerin lojistik planlaması hiçbir zaman doğrusal ve öngörülebilir olmamıştır.

Başkan Yardımcısı bu akşam yola çıkmıyor ancak görüşmelerin en kısa sürede başlamasını bekliyoruz" denildi.

Ancak resmi açıklamalarda "teknik pürüzler" öne çıkarılsa da bölgeden gelen istihbarat raporları farklı bir diplomatik krize işaret ediyor. İran yanlısı çizgisiyle bilinen Lübnan merkezli Al-Mayadeen televizyonunun iddiasına göre; Tahran yönetimi, İsrail’in Lübnan topraklarında sürdürdüğü askeri operasyonları gerekçe göstererek İsviçre’ye göndereceği heyetin hareketini kasıtlı olarak geciktirdi. Hürmüz Boğazı Açıldı, Washington’da Sesler YükseldiKriz, ABD’nin aylardır abluka altında tutulan ve küresel enerji koridorunun kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nı yeniden petrol tankerlerinin geçişine açtığını duyurmasının hemen ardından patlak verdi.

Sahada bu yumuşama adımı atılırken, Trump yönetiminin İran’a sağladığı iddia edilen tavizler ABD iç siyasetinde büyük bir çatlağa yol açtı. Özellikle Cumhuriyetçi senatörler ve kongre üyeleri, imzalanan ön mutabakata sert tepki gösterdi.

Eleştirilerin odağında, yaptırımların gevşetilmesi ve ülkenin yeniden imarı için İran’a aktarılması planlanan 300 milyar dolarlık devasa fon yer alıyor.

Muhalif kesimler, Washington’ın Tahran karşısında çok büyük bir finansal taviz verdiğini ve bu durumun bölgedeki Amerikan çıkarlarına zarar vereceğini savunuyor.14 Maddelik Yol Haritasında "Uranyum" BoşluğuTartışmaların merkezindeki 14 maddelik mutabakat metni, taraflara nihai bir nükleer anlaşmaya varmak adına 60 günlük bir müzakere takvimi tanıyor.

Deniz ablukasını sona erdiren bu metin, usul açısından büyük bir adım olarak görülse de içerik bazında ciddi eksiklikler barındırıyor.

En büyük eleştiri konusu ise metinde İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceğine dair net bir bağlayıcılığın veya herhangi bir maddenin yer almaması oldu.

Gün içinde Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği basın toplantısında anlaşmanın arkasında duran JD Vance, eleştirilere sert yanıt vermişti.

Sürecin güven üzerine değil, sıkı denetim üzerine kurulacağını belirten Vance, "Bizim için önemli olan kağıt üzerindeki sözler değil, sahadaki doğrulama mekanizmalarıdır" diyerek teknik görüşmelerin hafta sonu başlayacağına olan inancını dile getirmişti.

Trump ile Vance Arasındaki "Fatura" Diyaloğu GündemdeYaşanan bu son dakika gelişmesi, Başkan Donald Trump ile yardımcısı JD Vance arasında geçtiğimiz günlerde yaşanan manidar bir diyaloğu da yeniden gündeme taşıdı.

Trump, nükleer müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması ihtimaline değindiği bir konuşmasında, "Eğer bu iş yürümezse suçu tamamen J.

D.’ye atarım, şimdiden dikkat etsen iyi olur" diyerek espri yapmıştı.

Vance, Beyaz Saray brifinginde basın mensuplarının bu konuyu hatırlatması üzerine, Başkan'ın sözlerini tamamen bir "ortaklık şakası" olarak nitelendirdiğini belirtti.

İLGİLİ HABERLER