DSÖ Avrupa Çevre ve Sağlık Merkezi Başkanı Dr.
Francesca Racioppi, bu yıl Avrupa'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Racioppi, kesin ölüm rakamlarının raporlanmasının belirli bir süre aldığını ve ülkelerin farklı hesaplama yöntemleri kullandığını belirtti.
Racioppi, olağan koşullardaki istatistiksel ölüm sayısının üzerindeki artışın doğrudan kayıtlara girmediğini, ülkelerin ulusal ölüm kayıt sistemlerinden elde ettikleri verilerle hesaplama yaptıklarını ifade etti.
Mevcut bilgilerin ülkeden ülkeye değiştiğini vurgulayan Racioppi, şöyle konuştu:Racioppi, ulusal ölüm verilerinin analiz edilmesinin bir yıla kadar sürebileceğini, bu nedenle nihai rakamların açıklanmasının zaman alacağını aktardı.
DSÖ, bu yaz yaşanan sıcak hava dalgalarının ilk bölümünde çoğunlukla Batı Avrupa'dan olmak üzere sınırlı sayıda ülke tarafından bildirilen en az 35 bin fazla ölüm vakasının rapor edildiğine dikkat çekti.
Racioppi, bu rakamların sağlık üzerindeki etkinin boyutunu vurgulasa da sıcak hava dalgası sırasında meydana gelen fazla ölümlerin otomatik olarak ısıya bağlı ölümler olarak yorumlanmaması gerektiğini kaydetti.
Racioppi, şunları söyledi:Racioppi, ifadelerini kullandı.
Geçmiş dört yılda AB ve ilgili ülkelerde 200 binden fazla sıcaklığa bağlı ölüm yaşandığının tahmin edildiğini anımsatan Racioppi, "DSÖ Avrupa Bölgesi, küresel ortalama oranın yaklaşık 2 katı hızla ısınmaktadır ve ısıya bağlı ölüm oranları son 20 yılda arttı" yorumunda bulundu.
Aşırı sıcaklığın iklim değişikliğinin en acil ve doğrudan sağlık tehditlerinden biri olduğunu vurgulayan Racioppi, uzun süreli yüksek sıcaklıkların ve sıcak gecelerin hastalık ile ölüm oranlarını hızla artırabileceğini kaydetti.
Racioppi, sıcağın etkilerinin toplumda eşit dağılmadığına işaret ederek yaşlılar, kronik sağlık sorunları olanlar, hamile kadınlar, yenidoğanlar, çocuklar, iş ortamında sıcağa maruz kalanlar ve sosyal olarak dezavantajlı nüfusun artan risk altında olduğunu belirtti.
Racioppi, şöyle devam etti:Avrupa'da sıcak hava dalgalarının artık istisnai olmadığını, daha sık, yoğun ve uzun süreli hale geldiğini kaydeden Racioppi, DSÖ'nün ülkelere ısı-sağlık eylem planlamasını, erken uyarı sistemlerini ve risk altındaki nüfuslara yönelik desteği güçlendirme çağrısını yineledi.