Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NATO zirvesinde dünyaya net mesaj

Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin en önemli aşaması olan liderler toplantısı başladı...

Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin en önemli aşaması olan liderler toplantısı başladı. 7 Temmuz tarihinde bakanlar düzeyindeki temaslar ve yan etkinliklerle açılışı yapılan zirvede, ikinci gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde devlet ve hükümet başkanları bir araya geldi. Beştepe'de düzenlenen toplantıda, NATO'nun önümüzdeki yıllarda izleyeceği güvenlik stratejileri, savunma yatırımları, ittifakın geleceğine ilişkin yeni vizyonu ve Ukrayna'ya verilecek desteğin kapsamı gibi kritik başlıklar ele alınıyor.

Uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği zirvede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açılış konuşmasında Türkiye'nin savunma alanındaki hedeflerini ve NATO içerisindeki ayrıntılı şekilde değerlendirdi. Erdoğan, savunma sanayisindeki gelişmelerin Türkiye'nin stratejik konumunu daha da güçlendirdiğini vurgularken, müttefik ülkeler arasında savunma sanayisine yönelik uygulanan kısıtlamaların kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.

Erdoğan: Savunma Harcamalarını Artırıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye'nin savunma alanındaki bütçe hedeflerine planlanandan daha erken ulaşmayı amaçladığını belirtti. NATO içerisinde belirlenen yükümlülükler doğrultusunda hareket ettiklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin 2030 yılına kadar savunma harcamalarının milli gelire oranını yüzde 3,5 seviyesine çıkarmak amacıyla gerekli tüm hazırlıkları yaptığını söyledi.

Bunun yanında güvenlik ve dayanıklılıkla doğrudan bağlantılı harcamalarda yüzde 1,5 seviyesine ulaşıldığını belirten Erdoğan, böylece toplam yüzde 5'lik NATO hedefini, Lahey Zirvesi'nde öngörülen 2035 takviminden yaklaşık beş yıl önce gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getirdi.

Savunma Sanayisindeki Atılım Öne Çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin en önemli başarısının yalnızca savunma bütçesini artırması olmadığını, asıl başarının yerli ve milli savunma sanayisinde gerçekleştirilen büyük dönüşüm olduğunu ifade etti. Türkiye'nin üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme kabiliyeti ve savunma ürünleri ihracatı bakımından dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girdiğini belirten Erdoğan, ülkenin bugün savunma sanayisinde dünyanın ilk 10 ülkesi içerisinde yer aldığını söyledi. Ayrıca NATO tarafından Türkiye'ye tahsis edilen 361 ayrı yetenek hedefinin neredeyse tamamının önümüzdeki üç yıl içerisinde ve taahhüt edilen tarihten önce yerine getirileceğini ifade etti.

Çelik Kubbe Projesine 24 Milyar Dolarlık Kaynak

Erdoğan'ın konuşmasında dikkat çeken başlıklardan biri de Türkiye'nin hava savunma kapasitesini artırmaya yönelik projeler oldu. İttifak içerisinde eksikliği hissedilen hava ve füze savunma sistemlerinin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı, "Çelik Kubbe" projesi kapsamında yaklaşık 24 milyar dolarlık ek bütçe ayrıldığını açıkladı.

Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük kara ordusuna sahip ülkesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, Kosova'dan Karadeniz'e, Baltık bölgesinden farklı NATO operasyonlarına kadar birçok görevde üstlendiklerini söyledi. Ayrıca gerçek savaş ortamlarında başarıyla kullanılan İHA ve SİHA teknolojilerinin NATO açısından önemli bir tecrübe oluşturduğunu belirterek, kurulması planlanan İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi'nin NATO tarafından akredite edilmesini arzu ettiklerini ifade etti.

Trump'ın Açıklamaları Zirvenin Gündeminde

Zirvenin en dikkat çeken siyasi başlıklarından biri ise ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptığı açıklamalar oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan yakın ilişkisine vurgu yapan Trump, Ankara'daki zirveye katılmasının önemli nedenlerinden birinin Erdoğan ile gerçekleştireceği görüşme olduğunu ifade etti.

Trump görüşmeler sırasında Grönland meselesini yeniden gündeme getirirken, İran'a yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda bazı Avrupalı müttefiklerden beklediği desteği alamadığını söyledi. ABD Başkanı ayrıca daha önce dile getirdiği Avrupa'daki Amerikan askerlerinin azaltılması veya tamamen geri çekilmesi yönündeki değerlendirmelerini yineledi.

Diplomatik çevrelerde ise Trump'ın zaman zaman öngörülemeyen çıkışlarının zirve öncesinde dikkatle takip edildiği belirtilirken, birçok NATO yetkilisinin önceliğinin zirvenin herhangi bir kriz yaşanmadan tamamlanması olduğu ifade ediliyor.

Savunma Harcamaları Masadaki En Kritik Başlıklardan Biri

Donald Trump'ın ikinci kez ABD Başkanlığı görevine başlamasının ardından NATO içerisinde savunma harcamalarının artırılması konusu öncelikli gündem maddesi haline geldi. 2025 yılında gerçekleştirilen Lahey Zirvesi'nde alınan karar doğrultusunda tüm müttefik ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ine yükseltmeleri hedeflenmişti.

Ankara'daki liderler toplantısında ise bu hedef doğrultusunda bugüne kadar kaydedilen ilerleme değerlendiriliyor. Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya belirlenen hedefleri şimdiden aşan ülkeler arasında yer alırken, Türkiye de savunma harcamalarının milli gelire oranını yüzde 2,33 seviyesinden yüzde 3,8 düzeyine çıkarmış durumda.

Savunma Sanayii ve Ortak Yatırımlar Görüşülüyor

Liderlerin gündemindeki bir diğer önemli konu ise savunma sanayisinin güçlendirilmesi. Toplantılarda üretim kapasitesinin artırılması, ortak tedarik sistemlerinin geliştirilmesi, savunma altyapısının güçlendirilmesi ve yeni teknolojilere yatırım yapılması konuları ayrıntılı biçimde değerlendiriliyor.

Zirvenin ilk gününde düzenlenen NATO Savunma Forumu kapsamında açıklanan milyarlarca dolarlık yeni yatırım kararlarının, savunma harcamalarının artık somut projelere dönüşmeye başladığını gösterdiği ifade ediliyor. Son on yılda Avrupa'daki NATO üyeleri ile Kanada'nın savunmaya toplam 1,2 trilyon dolar yatırım yaptığı belirtilirken, yalnızca 2025 yılında gerçekleştirilen ek savunma harcamalarının yaklaşık 139 milyar dolara ulaştığı bildiriliyor.

NATO yönetimi bundan sonraki süreçte üyelerin ekonomik güçlerini daha etkin askeri kapasiteye dönüştürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, ortak üretim modellerinin geliştirilmesi ve yenilikçi teknolojilere daha fazla kaynak aktarılması planlanıyor.

NATO 3.0 Dönemi Şekilleniyor

Ankara Zirvesi'nin en dikkat çekici başlıklarından biri de NATO 3.0 olarak adlandırılan yeni güvenlik konsepti. ABD'nin Avrupa güvenliğini geçmiş yıllardaki ölçüde tek başına üstlenmeyeceğini açık biçimde ortaya koymasının ardından, Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesini öngören yeni yaklaşım gündeme geldi.

Yeni dönemde Avrupa ülkelerinin özellikle konvansiyonel savunmada daha büyük görev üstlenmesi beklenirken, nükleer caydırıcılık alanında ABD'nin lider konumunu sürdürmesi öngörülüyor. NATO yetkilileri Ankara Zirvesi'ni, daha güçlü bir Avrupa savunmasının temellerinin atıldığı tarihi bir toplantı olarak değerlendiriyor.

Ukrayna'ya Destek Sürecek

Zirvede kapsamlı şekilde ele alınan konulardan biri de Ukrayna'ya sağlanacak destek oldu. Müttefik ülkelerin Ukrayna'ya verdikleri desteğin ihtiyaç duyulduğu sürece devam edeceği mesajını yinelemesi beklenirken, savaş sürecinde geliştirilen teknolojik deneyimlerin NATO açısından önemli kazanımlar sağladığı değerlendiriliyor.

Özellikle insansız hava araçları ile bu sistemlere karşı geliştirilen savunma teknolojileri konusunda Ukrayna'nın elde ettiği tecrübelerin ittifak bünyesinde değerlendirilmesi planlanıyor. Bununla birlikte Ukrayna'nın NATO üyeliği konusunda mevcut yaklaşımın değişmeyeceği ve kısa vadede üyelik sürecine ilişkin yeni bir karar alınmasının beklenmediği ifade ediliyor.

Gözler Zirve Sonuç Bildirgesinde

Liderler toplantısının ardından yayımlanacak ortak bildirinin önceki Lahey Zirvesi'nde olduğu gibi kısa ancak kapsamlı mesajlar içermesi bekleniyor. Bildiride NATO'nun temelini oluşturan Washington Antlaşması'nın 5. maddesine bağlılığın bir kez daha vurgulanacağı belirtiliyor.

Ayrıca Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın savunma harcamalarını artırma yönünde verdikleri taahhütlerin sürdürüldüğü mesajına yer verilmesi bekleniyor. NATO 3.0 vizyonuna ilişkin metinde, Avrupa müttefikleri ile Kanada'nın ABD ile birlikte daha fazla sorumluluk üstlendiğini ifade eden yeni güvenlik anlayışının ön plana çıkarılması öngörülüyor.

Sonuç bildirisinde Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği açısından uzun vadeli tehdit oluşturmaya devam ettiği yönündeki değerlendirmelerin yer alması beklenirken, Türkiye'nin önem verdiği "terörizmin NATO için kalıcı bir tehdit olduğu" vurgusunun da metne eklenmesi öngörülüyor.

İran konusunda ise müttefiklerin, ülkenin nükleer silah sahibi olmaması gerektiği yönündeki ortak tutumunu yinelemesi ve Hürmüz Boğazı'nda uluslararası seyrüsefer özgürlüğüne saygı gösterilmesi çağrısının bildiride yer alması bekleniyor.

Ayrıca Ukrayna'ya 2026 ve 2027 yıllarında toplam 70 milyar avroluk askeri destek sağlanmasına ilişkin taahhüdün de sonuç bildirgesinde yer alacağı ifade ediliyor. Böylece Ankara Zirvesi'nin, NATO'nun gelecekteki güvenlik politikalarının şekillendirilmesinde önemli dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçmesi bekleniyor.

İLGİLİ HABERLER