Evlilik Kaygısı: Gençlerin Psikolojisini Nasıl Etkiliyor?

Evlenmeyi tercih etmeyen ya da henüz evlenmemiş bireylerin üzerinde toplumdan gelen evlenme baskısı oldukça yaygındır. Bu durum, yakın çevrelerinin sıkça sorduğu "Ne zaman evleneceksin?" gibi sorularla açığa çıkar. Bu sorular bazıları için rahatsız edici olabilirken bazıları için ise psikolojik etkilere yol açabilir. "Bir Sorudan Fazlası" adlı seride bu konuya değinildi ve bu baskının insanlar üzerindeki etkileri incelendi.

'BU SORUYU HER DUYDUĞUMDA BEYNİMDE ŞİMŞEKLER ÇAKIYOR'

Sanem H. (37), bir insanın sevgilisinin olması, onunla evlenip evlenmemeye karar vermesi, evlendiğinde çocuk sahibi olmak istemesi ya da tercih etmemesi sadece kendini ve partnerini ilgilendirir.

Ama ülkemizde evlenme çağına gelmiş birinin hala evlenmemesi ailenin, akrabaların, arkadaşların ortak sorunu. Aileler ahlayıp vahlıyor, arkadaşların sürekli sana birini bulmaya çalışıyor, her konu mutlaka senin bir türlü evlenmemene geliyor.

Anne babanın bu konuda soru sorması bile üzerinde baskı yaparken komşu teyzenin ‘Sen de bir evlenemedin, ne zaman evleneceksin’ demesi insanı çileden çıkarıyor. ‘Evlenemedin = beceremedin’ diyor yani.

Kimseye saygısızlık etmek istemediğim için bu soru her sorulduğunda sakin kalmaya çalışıyorum ama asıl saygısızlık bana yapılıyor.

Ben belki çok evlenmek istiyorum ama sevgilim evliliğe yanaşmıyor, hakkımda hiçbir şey bilmeyen insanların böyle yorumlar yapmasına tahammül edemiyorum.

Bu soruyu her duyduğumda beynimde şimşekler çakıyor.

'GÖZDEN KAÇMASIN BİR SORUDAN FAZLASI: NE ZAMAN ÇOCUK YAPACAKSINIZ?'

Berrin T. (32), evlilik öyle hemen karar verilecek, isteyince olacak bir şey değil. Evlilik için her iki tarafın da istemesi gerekiyor ve bazen istemek yetmiyor.

Hani evlilik tarihi yaklaşırken nişanı atanların, ‘Ne zaman evleneceksin?’ diye soranların, bu soruların karşıdaki insanı ne kadar yaraladığının farkında olmaları gerekiyor.

Sanki tüm erkekler kapımda dizildi de ben aralarından seçip karar veremiyor, şımarıklık yapıyorum.

Tüm akrabalarıma, arkadaşlarıma sesleneyim, ben evlenmek istiyorum zaten ama karşıma evleneceğim biri çıkmıyor. Kolaysa siz bulun o zaman bana.

45 YAŞINDAN SONRA BU SORUDAN KURTULUYORSUN ÇÜNKÜ PES EDİYORLAR

Bilge M. (49), yıllarca bu soruya maruz kaldığını ancak hiç kafasına takmadığını belirtiyor.

"Yazık, bir türlü evlenemedi" diye arkandan ağıt yakıyorlar. Bu sorulara kulak asmadım, kendimi değersiz de hissetmedim. Evlenmeyen kişiye başarısız gözüyle bakılıyor.

Evlilik böyle bir şey mi? Sırf imza atıp “Oh tamam evlendim bir de çocuk yaparım herkesin istediği olur” düşüncesiyle bir ömür geçirilir mi?

Neyse ki artık bu soruyu kimse sormuyor. Millet pes etti, ümitsiz vakayım diye herhalde. 45’ten sonra rahat ediyorsun yani, bu soruyu soran kalmıyor.

'BU SORUYU DUYDUKÇA HEP PANİK YAPIYORUM'

Bora K. (33), askerden geldikten sonra yüzlerce kez bu soruyu duyduğunu ve zamanla paniğe kapıldığını söylüyor.

Ailemin baskısı gerçekten psikolojimi bozuyor. İnsan çocuğuna bunu neden yapar anlamıyorum.

Bu soruların sonu gelmeyecek bunun da farkındayım. Evlenince çocuk ne zaman?, çocuk olunca ikinciyi ne zaman yapacaksınız? gibi devam edip gidecek.

Bu sorulara karşı sürekli direnç gösteren Bora, kendi hayatına müdahale edilmesine karşı çıkıyor.

'SEN NE ZAMAN BOŞANACAKSIN DEMEK İSTİYORUM'

Ceyda Ö. (39), insanların evlenmeye yönelik baskısının kendisini sinirlendirdiğini belirtiyor.

PSİKOLOJİK BOYUT

Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, evlilik kaygısını şu şekilde tanımlıyor: “Bireylerin evlilik ile ilgili meseleleri düşündüğünde ya da evlilik bahsi geçtiğinde endişe etmelerine sebep olan; evlilik kavramına olumsuz düşüncelerin ve duyguların eşlik ettiği; evlilikten kaçınmalarına neden olabilecek aşırı uyarılmışlık hali olarak tanımlanabilir.”

İLGİLİ HABERLER