Göz ovuşturma eylemi, gün içerisinde yorgunluk, uykusuzluk veya kaşıntı hissi gibi durumlarda sıkça başvurulan bir davranıştır.
Ancak, bu alışkanlık göz sağlığı üzerinde ciddi ve geri dönüşü güç hasarlara yol açabilmektedir.
Göz Hastalıkları Uzmanı Op.
Dr.
Birtan Öztürk, göz ovalamanın yarattığı riskler hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
Göz Ovuşturmanın Fiziksel Etkileri Neler?
Gözlerin ovuşturulması, göz kapaklarına ve gözyaşı bezlerine masaj yaparak gözyaşının yüzeye dağılmasına yardımcı olur.
Bu durum, gözdeki toz ve kirlerin temizlenmesine yönelik bir çaba olarak görülse de, göz küresine uygulanan baskı vagus sinirini uyararak kalp atışlarını yavaşlatır.
Ancak bu anlık rahatlama, uzun vadede göz sağlığına zarar verebilecek etkiler doğurur.
Uzmanlar, göz ovuşturmanın kornea hasarı ve görme kaybı riskini artırabileceğini belirtmektedir.
Göz ovalama alışkanlığının ardındaki fizyolojik nedenlerin yanı sıra, bu eylemin göz dokularında yarattığı mekanik tehlikeler de göz önünde bulundurulmalıdır.
Göz Ovuşturmanın Ciddi Sonuçları Neler Olabilir?
Göz ovalamanın neden olduğu en önemli sorunlardan biri korneanın incelmesi ve keratokonus adı verilen bir duruma yol açmasıdır.
Kornea, yoğun kolajen lif ağlarından oluşan bir yapıdır ve bu liflerin parçalanması, zamanla gözün dışarı doğru sivrilmesine neden olabilir.
Ayrıca, gözdeki mikroskobik toz ve partiküller, ovuşturma sırasında zımpara etkisi göstererek korneada mikro sıyrıklar oluşturur.
Bu sıyrıklar enfekte olarak kalıcı skar dokusuna dönüşebilir ve görme kayıplarına yol açabilir.
Göz Sağlığını Tehdit Eden Diğer FaktörlerGöz ovuşturma, bakteriyel ve mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir.
El ile göz temasının, E. coli, Staphylococcus, Salmonella ve Streptococcus gibi zararlı bakterilerin göze taşınmasına neden olduğu bilinmektedir. Özellikle lazer ameliyatı geçiren bireylerin gözlerini ovalamaları kesinlikle önerilmemektedir.
Alerjik durumlarda göz ovuşturmak, mast hücrelerinden daha fazla histamin salgılanmasına yol açarak kaşıntının artmasına ve kaşıntı-ovuşturma döngüsüne neden olmaktadır.
Ayrıca, göz içi basıncı üzerinde de olumsuz etkiler yaratarak glokom riskini artırabilir.
Göz çevresindeki ince cilt dokusunun altında bulunan kılcal damarlar, ovuşturma nedeniyle çatlayabilir ve bu durum göz altlarında morlukların oluşmasına yol açabilir.
Uzmanlar, gözlerinizi ovma ihtiyacı hissettiğinizde serin ve nemli bir bezle göz kapaklarınızı kapatmanın daha sağlıklı bir alternatif olduğunu önermektedir.