Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, ABD ile İran arasında imzalanan barış anlaşmasına rağmen, mayın tehlikesi nedeniyle neredeyse tamamen durmuş durumda.
ABD Başkanı Donald Trump’ın boğazın kısmen açıldığı yönündeki açıklamalarına rağmen, bölgedeki ulaşım ciddi bir tehdit altında kalmaya devam ediyor.
Gemi Trafiği ve Bekleyen Vasıtalar Nedir?
Veri analiz şirketi Kpler'in verilerine göre, Hürmüz Boğazı'nın dışında yaklaşık 500 gemi, bunların 220'si petrol tankeri olmak üzere, bekleyişini sürdürüyor.
Sektör temsilcileri ve askeri kaynaklar, boğazın güvenli hale gelmesinin haftalar alabileceğini ifade ediyor.
ABD yönetimi ise bu krizi aşmak için çeşitli yeni stratejiler üzerinde çalışıyor.
Hürmüz Boğazı'nın açılmasına yönelik bir anlaşma sağlansa bile, bölgedeki mayın temizleme çalışmaları normal seyrüsefere dönüşü haftalarca geciktirebilir.
Batılı deniz güvenliği kaynakları, geleneksel mayın tarama gemileri ve sualtı araçlarıyla yürütülecek bir temizlik operasyonunun 40 ila 50 gün sürebileceğini öngörüyor.
Mayın Tehlikesi ve Geçiş Riskleri Nedir?
Sigorta, nakliye ve petrol şirketlerinin bu süre zarfında Hürmüz Boğazı'ndan geçiş riskini göze alması beklenmiyor.
Savaş öncesi verilere göre, 28 Şubat'tan bu yana bloke olan Basra Körfezi sevkiyatlarına ek olarak, on milyonlarca varil petrolün daha boğazda sıkışıp kalabileceği belirtiliyor.
Denizcilik birliği BIMCO'nun güvenlik şefi Jakob Larsen, mevcut koşullarda geçiş başlatmanın büyük risk taşıdığını vurguladı.
Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde küresel günlük petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatının yüzde 20'sinin gerçekleştirildiği bir bölge olarak biliniyor. İran tarafından yerleştirilen mayınların kesin sayısı ise bilinmiyor.
Alman Deniz Kuvvetleri, ABD ve İngiltere istihbaratına dayanarak mayınların boğaz çevresinde dört farklı noktada konumlandığını belirtmiş, ancak bu konumları teyit edememiştir.
ABD Yönetimi ve Çözüm Arayışları Neler?
ABD yönetimi, tankerlerin geçişini başlatabilmek için askeri eskort eşliğinde ücretli ve hızlandırılmış bir "VIP geçiş" sistemi kurmayı tartışıyor.
Bu sistemin, ABD'ye ödenecek bir ücret karşılığında askeri eskort eşliğinde hızlı geçiş sağlanması hedefleniyor.
Ayrıca, Beyaz Saray'da tartışılan bir diğer fikir ise Savunma Üretim Yasası kullanılarak ABD'li sigorta şirketlerinin boğazdan geçen gemilere teminat sağlamaya zorlanmasıdır.
Mart ayında Trump yönetimi armatörlere 20 milyar dolarlık bir "siyasi risk sigortası" teklif etmiş, ancak İran'ın saldırıları nedeniyle şirketler bu teklife ilgi göstermemiştir.
Amerikan askeri istihbaratı, boğazda herhangi bir İran mayını tespit edemediğini bildirmiştir.
Ancak, Trump, İran'ın deniz mayınlarını derhal temizlemesi gerektiğini savunmuş ve birçok mayının patlatılarak imha edildiğini ileri sürmüştür.İran ile ABD Arasındaki Anlaşmanın Detayları Neler?İran, ABD ile yürütülecek sonraki müzakereler için 60 günlük bir geçiş süreci tanıdı.
Bu süre zarfında boğazdan güvenli geçişler için herhangi bir ücret talep edilmeyecek.
Mutabakat zaptı taslağında, deniz taşımacılığı yönetimindeki rollerin İran ile Umman arasında yeniden paylaşılmasının ve geçiş sürecinin ardından Tahran'ın ilgili ödemeleri alma hakkının güvence altına alınmasının öngörüldüğü belirtiliyor.
Ayrıca, 60 günlük sürenin dolmasının ardından İran'ın seyrüsefer, güvenlik, çevre ve sigorta alanlarında hizmetler sunmayı ve bu denizcilik gelirlerini ekonomik kalkınmaya yönlendirmeyi planladığı aktarıldı.
Barış anlaşması taslağında, ateşkes ilan edilmesi, deniz taşımacılığındaki kısıtlamaların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden faaliyete geçmesi gibi hükümler yer alıyor.