Kalenderi dervişleri: Osmanlı'nın ilginç tasavvuf topluluğu

1551'de İstanbul'u ziyaret eden Fransız seyyah Nicolas de Nicolay'ın aktardığı gözlemler, Osmanlı'da yaşayan Kalenderi dervişlerinin alışılmışın dışındaki yaşam tarzını ortaya koyuyor. Tarihçilerin Kalenderilerle ilişkilendirdiği bu topluluk, uygulamaları nedeniyle hem eleştirildi hem de halk arasında farklı şekillerde değerlendirildi.

Osmanlı'da yaşayan Kalenderi dervişleri, 16. yüzyılda İstanbul'u gezen Fransız seyyah Nicolas de Nicolay'ın dikkatini çeken en sıra dışı topluluklardan biri oldu. 1551 yılında kente gelen Nicolay'ın "deli" olarak tanımladığı grubun, tarihçilere göre büyük olasılıkla Kalenderi dervişleri olduğu belirtiliyor.

Osmanlı'da faaliyet gösteren bu tasavvuf zümresi, dünyaya bağlılığı reddeden yaşam anlayışıyla tanınıyordu.

Kalenderi dervişleri, toplumun benimsediği yaşam biçiminden uzak durmayı tercih ediyor, dünyevi bağlardan kopmayı hayatlarının merkezine yerleştiriyordu.

Bu anlayışı göstermek amacıyla alışılmışın dışında bir hayat sürmeleri, onları Osmanlı toplumunda diğer tasavvuf çevrelerinden ayıran özelliklerden biri olarak öne çıkıyordu.

Kaynaklarda aktarıldığına göre Kalenderiler zaman zaman kollarını ve bacaklarını usturayla yaralayarak "Peygamber adına sadaka" talebinde bulunuyordu.

Bu uygulamalar, dönemin dini çevrelerinde tartışmalara yol açtı.

Osmanlı'daki birçok alim, bedene zarar verilmesini ve gösterişe dönüşebilecek dini davranışları uygun bulmuyordu.

Her ne kadar eleştirilseler de Kalenderi dervişlerine yönelik bakış tek tip değildi.

Halk arasında onları meczup, divane ya da Allah dostu olarak gören kesimler de bulunuyordu.

Zaman içinde Kalenderiliğin en uç kolları ortadan kalkarken, bazı gruplar farklı tasavvuf çevrelerine katıldı, bazıları ise tarih sahnesinden çekildi.

İLGİLİ HABERLER