Traktörlerin ulaşamadığı dik yamaçlarda dedelerinden miras kalan yöntemlerle toprağı işleyen Gökçepınar köylüleri, teknolojiye meydan okuyan bir dayanışma örneği sergiliyor.
Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Gökçepınar köyü, modern dünyanın hızına ve tarımdaki makineleşmeye inat, geçmişin izlerini sürmeye devam ediyor.
Bölgenin engebeli ve kayalık yapısı nedeniyle traktörlerin giremediği bağlarda, köylüler yaklaşık bir asırdır uyguladıkları atlı saban geleneğini büyük bir titizlikle yaşatıyor.
Zorlu coğrafyada kadim yöntemler Günün ilk ışıklarıyla birlikte yola koyulan çiftçiler, dik yamaçlarda atlarıyla birlikte zorlu bir mesaiye başlıyor.
Sadece fiziksel güç değil, aynı zamanda sabır ve ustalık gerektiren bu yöntem, toprağın bereketini korumak adına nesilden nesile aktarılıyor.
Köy sakinleri için bu çalışma, sadece bir tarım faaliyeti değil, aynı zamanda atalarına duydukları derin bir vefa borcu anlamına geliyor.
At ve insan arasında kurulan özel bağ Yıllardır bu geleneği sürdüren köylülerden Zülfi Şahin, atlı sabanla yapılan tarımın sanıldığından çok daha meşakkatli olduğunu vurguluyor. Şahin, taşlık arazide hem atı yönlendirmenin hem de sabanı dengede tutmanın büyük bir maharet istediğini belirterek, "Burada sadece kas gücü yetmez; atla aranızda görünmez bir bağ kurmanız gerekir.
Atalarımızın mirasını, onların yöntemleriyle yaşatmak bizim için bir yaşam biçimi" ifadelerini kullanıyor.
Dayanışmanın ve toprağa bağlılığın simgesi Modern tarım aletlerinin ulaşamadığı noktaları atlarla işleyerek toprağı verimli hale getiren Gökçepınar halkı, bu gelenekle hem bölgenin tarımsal dokusunu koruyor hem de köylerindeki yardımlaşma kültürünü canlı tutuyor.
Zorlu doğa şartlarına karşı sergilenen bu kararlı duruş, bölgedeki tarımsal üretimin en otantik ve dikkat çekici örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.