Müsavat Dervişoğlu: İmamoğlu tehlikesine işaret etmiştim

Müsavat Dervişoğlu, Erdoğan Yavaş zirvesinin bir fotoğraf üzerinden okunmaması gerektiğini ifade ederken, İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili dikkat çeken ifadelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne de değinen Dervişoğlu, sistemin Erdoğan'a özel kurulduğunu söyledi.

Müsavat Dervişoğlu Sözcü TV'den İsmail Küçükkaya'nın "Günaydın Türkiyem" programına konuştu.

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, İmamoğlu ve Mansur Yavaş hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı.

Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:'İMAMOĞLU TEHLİKESİNE İŞARET ETMİŞTİM'Benim daha şimdiden sadece Mansur Bey için değil, başka muhtemel adaylar için de onların stratejisine zarar verecek beyanlardan azami ölçüde uzak durmam gerekir.

Yani bunu bir siyasi sorumluluk olarak görürüm ben.

Yani çok önceden mesela Sayın İmamoğlu’nun adaylık açıklamasını, Cumhurbaşkanlığı adaylığını kendi partisinin içindeki bir oylamayla belirlediler ve işte o zaman da muhtemel tehlikeleri işaret etmiştim ama algılanmadı söylediklerimiz belki.

Belki algılanmadı, belki anlaşılamadı.

O dönemde de 31 Mart seçimlerinden hemen sonra erken seçim talebinde bulundu ana muhalefet.

Dolayısıyla bunun rejimin hamileri ve kurucularının iştahını kabartacağı endişesini dile getirmiştim ve o endişelerim, o tehlike gerçek oldu.'KOALİSYONLAR SEÇİMDEN ÖNCE OLUŞUYOR'Hatırlarsanız çok partili demokratik hayat ve parlamenter sistem yürürlükteyken koalisyonlar seçimlerden sonra kuruluyordu.Şimdi koalisyonlar ve ittifaklar, bu Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin %50+1 arayışı yüzünden maalesef seçimlerden önce kuruluyor.

Ayrıca bunun yanında siyasetin taşıyıcı kolonları görevini üstlenen merkez düşünceli siyasi partileri de marjinal alanlara çekmek gibi bir tehlikeyi beraberinde getiriyor.'BU SİSTEM ERDOĞAN'A GÖRE KURULMUŞ'Bu sistem, Sayın Erdoğan’ın karakteristik özelliklerine göre kurulmuş bir sistem.

Ona göre dikilmiş bir elbise.

Bu yetkilerin kimin elinde ne hâle geleceğini kestirebilmek mümkün değil.

Tayyip Erdoğan sonrası eğer bu yetkiler birilerinin eline geçer ve o yetkiyi eline alan kişiler bunu Tayyip Bey’den daha nobranca kullanırsa bu kimlerin iştahını kabartır, kimlerin işine yarar?

Bu yetkiler bugün yaşasaydı Atatürk’e bile verilmeyecek yetkilerdi.

Ayrıca Atatürk’e bu yetkiler teklif edildiğinde Atatürk bunu reddetmişti zaten'ERDOĞAN'IN ETRAFINI ENDİŞE ÇEVRELEMİŞ'Seçim her siyasetçi açısından risklidir çünkü vatandaşın oyu ve kararıdır beklediğiniz.

Ama o riski ortadan kaldırabilmek adına hukuk dışı yollara tevessül etmek, onun yanında demokrasinin gelenekleri ve teamülleriyle yan yana gelmeyecek adımları atmak ve planlamaktır asıl mahsurlu olan.

Bu endişe Sayın Cumhurbaşkanı'nı çepeçevre sarmış durumda.

Ayrıca sadece Sayın Cumhurbaşkanı da değil, kendisinin etrafında kümelenmiş bir grup sanki Sayın Cumhurbaşkanı'na kalkan oluyorlarmış edasıyla hareket ediyorlar.

Oysa onların korudukları Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesi değil, onların korudukları kendileridir.'MESELENİN YARGILANACAK BİR TARAFI YOKTUR'Siyasetsizleşmiş bir Türkiye'nin kimseye faydası yok. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı Mansur Bey'le görüşüyor.

Biz bu görüşmeyi İletişim Başkanlığının açıklamasından öğrendik.

Cumhurbaşkanlığı makamının aslına bakarsanız o açıklamayı yapmak gibi bir sorumluluğu vardır. Şimdi Cumhurbaşkanlığı makamı Külliye'ye giden her siyasi aktör için bir iletişim kampanyası figürü muamelesi yapıyorOysa bir Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Sayın Cumhurbaşkanı’yla görüşmesi, konuşması, bazı meselelerle ilgili fikir alışverişinde bulunmasının tarafımdan bakıldığında yadırganacak bir tarafı yoktur.

Muhalefet ile iktidar arasında diyalog neredeyse tamamen kopuk olunca bu görüşmelerin arkasından farklı anlamlar aranacağı hâle geliyor.'NORMALLEŞME TAVİZ VERMEYİ GEREKTİRMEZ'YENİ Parti demiş olsalar bile bazen İYİ Parti gibi algılanıyor.

Kuruluş süreçlerimiz birbirine benziyor aslında.

Sayın Özgür Özel'in bugün geçtiği yerden biz 10 yıl önce falan geçtik.Özgür Bey'le aramdaki özel münasebetin siyaset sahnesine de yansımış olması, bir yumuşamaya vesile olmuş olması elbette ki çok önemli ve kıymetli.

Ben bu güzellikleri diğer partilerle de yaşamak isterim.

Siyasetteki nobranlığın ortadan kaldırılması, karşılıklı anlayışın ve hoşgörünün hüküm sürmesinden yanayım.

Bunu hem Sayın Cumhurbaşkanı'na hem iktidarın diğer bileşenlerine karşı da sergiliyorum ama her zaman yaptığımızın karşılığını alabildiğimizi söyleyebilmek de mümkün değil.İşte asıl normalleşme budur.

Yani normalleşme bir konuyla ilgili taviz vermeyi gerektirmez.

MELİH GÖKÇEK SORUŞTURMASI“Ankara'yı parsel parsel sattılar.” diyen ben değilim ama “Ankara'yı parsel parsel satmak” iddiasıyla, “Ne istediler de vermedik?” demek aynı şeydir, eğer bir pencereden bakılıp değerlendirilecekse.

İLGİLİ HABERLER