Paris'te Türk rüzgârı: 6 yerli sağlık girişimi dünya sahnesine çıktı!

Sanofi ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi iş birliğiyle Paris'te gerçekleştirilen özel oturumda, Türkiye'nin yapay zekâ, veri ve biyoteknoloji alanındaki bölgesel üs olma potansiyeli masaya yatırıldı.

Avrupa'nın en prestijli teknoloji ve girişimcilik organizasyonlarından biri olan VivaTech, bu yıl Paris'te 10. yılını büyük bir gövde gösterisiyle kutladı. 17-20 Haziran tarihleri arasında düzenlenen dev zirve; 165 farklı ülkeden 200 bini aşkın sektörel ziyaretçiyi, 60 ülke pavyonunu ve 15 binden fazla inovatif girişimi bir araya getirdi.

Küresel teknoloji arenasının nabzının attığı bu küresel organizasyonu Sanofi'nin davetlisi olarak yerinden takip ettik.

Zirvenin en dikkat çeken odak noktalarından biri ise Sanofi’nin PharmUp programı kapsamında Paris’e taşınan 6 Türk sağlık girişimi ve Türkiye'nin gelecekteki yatırım vizyonunun ele alındığı özel oturum oldu.İlaç Devleri ve Girişim Ekosisteminin Stratejik Ortaklığı: PharmUpBüyük ölçekli küresel ilaç şirketlerinin erken aşamadaki Ar-Ge ve inovasyon süreçlerinde ihtiyaç duyduğu hızı yakalayabilmesi, esnek teknoloji girişimleriyle kurulan bağlardan geçiyor.

Sanofi'nin bu içgörüyle 2019 yılından beri Endeavor iş birliğiyle yürüttüğü PharmUp Girişimcilik Programı, sürdürülebilir sağlık çözümlerini küresel pazara taşımaya devam ediyor.

Bugüne kadar 336 başvuru alan ve titiz bir eleme sürecinin ardından 29 mezun veren program, yüzde 86'lık bir ticarileşme oranı yakalayarak rüştünü ispatlamış durumda.

Bu başarı hikayesinin son halkası olarak seçilen 6 yerli girişim, VivaTech 2026'da küresel yatırımcıların karşısına çıktı.

Paris Sahnesindeki 6 Türk İnovasyon DehasıSağlık teknolojilerinin farklı dikey alanlarında uzmanlaşan yerli girişimler, sergiledikleri çözümlerle büyük ilgi topladı:Ancorax: Diş hekimliği eğitim süreçlerini modernize etmek adına yüksek gerçekçiliğe sahip klinik öncesi simülasyon modelleri geliştiriyor.

Derma AI: Yapay zekâ desteğiyle cilt sağlığı takibi sunarak dermatolojik hastalıklarda erken teşhis bilincini artırmayı hedefliyor.

Diltigo: Dil ve konuşma terapilerini dijital ortama taşıyarak hem yetişkinler hem de çocuklar için seans içi gelişim takip araçları sunuyor.

MediSense AI: Klinik görüntüleri ve verileri derin öğrenme algoritmalarıyla tarayarak kanserin erken evrede tespit edilmesinde yüksek doğruluk oranları vadediyor.

Octo Biotechnology (Octobio): Standart PCR cihazlarıyla tam uyumlu çalışabilen, genotipler arasındaki farkları yüksek hassasiyetle ayırt eden gerçek zamanlı moleküler tanı kitleri üretiyor.

Traick: Tiroid nodüllerinin ultrason görüntülerini sadece 10 saniye içinde analiz ederek malignite (kötü huylu tümör) riskini hesaplayan bir klinik karar destek yazılımı sunuyor.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Sanofi'den Yatırım HamlesiEtkinlik kapsamında gerçekleştirilen en kritik temaslardan biri, Sanofi ve T.C.Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ortaklığıyla düzenlenen kapalı panel oldu.

Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı A.Burak Dağlıoğlu'nun liderlik ettiği oturumda, Türkiye’nin sağlık inovasyonundaki konumu masaya yatırıldı.

Sağlık sektörünün yarınlarının bilim, veri ve yapay zekânın ortak paydasında inşa edildiğini vurgulayan Yatırım Ofisi Başkanı A.Burak Dağlıoğlu, "Türkiye; güçlü sağlık sistemi, gelişmiş dijital altyapısı, yüksek araştırma kapasitesi ve nitelikli yetenek havuzuyla küresel dönüşümün en önemli aktörlerinden biridir.

Klinik araştırmalardan biyoteknolojiye kadar uluslararası yatırımcılara eşsiz fırsatlar sunuyoruz.

Amacımız, Türkiye'yi yüksek katma değerli yatırımların ilk tercihi haline getirmektir" ifadelerini kullandı."Türkiye Sağlıkta Bölgesel İnovasyon Merkezi Olabilir"Yapılan hamlelerin arkasındaki bilimsel vizyonu aktaran Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk ise yapay zekânın molekül tasarımlarını optimize etmede, klinik araştırmalarda doğru hasta grubunu seçmede ve potansiyel ilaçları erkenden keşfetmede stratejik bir güç olduğunu belirtti.

Teknolojik gücün ancak doğru insan kaynağı, veri doğruluğu ve sürdürülebilir altyapıyla anlam kazanacağını ifade eden Öztürk, "Türkiye bu dönüşümde tarihi bir fırsat penceresinin önünde duruyor.

Doğru iş birlikleri ve güvenli yatırım iklimiyle Türkiye'nin sağlıkta bölgesel bir inovasyon ve araştırma üssü olacağına inancımız tam" diyerek yerli ekosisteme olan güvenlerini tescilledi.

İLGİLİ HABERLER