Tıp ve hukuk camiasında tarihe geçen bir olay! Felç geçiren genç, doktora karşı rekor tazminat davası açtı

İstanbul'da özel hastanede karın ağrısı şikayetiyle muayene edilen 15 yaşındaki A.D.A.'nın tedavide felç kalmasının ardından ailesi, doktor ve hastaneye karşı 50 milyon dolarlık dava açtı. Davalı hekimin avukatı, talebin Türk Medeni Kanunu'nun sınırlarını zorladığını kaydetti.

İstanbul'daki özel bir hastanede 11 Nisan 2025 tarihinde yaşanan olay, tıp hukuku tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Karın ağrısı ve kusma şikayetiyle başvuran 15 yaşındaki A.

D.

A., çocuk doktoru tarafından muayene edildi.

Ancak iddiaya göre tetkik süreci devam ederken aile, tedaviyi reddederek çocuğu başka bir sağlık kuruluşuna götürdü.

Burada omurilikte oluşan kan pıhtısının baskı yapması sonucu genç hastada motor ve sinir kaybı gelişti.

Aile, ilk hastanede yürütülen teşhis ve tedavi sürecinde gerekli tıbbi müdahalenin zamanında ve uygun şekilde yapılmadığını ileri sürerek hastane ve hekim hakkında dava açtı.

Dava dilekçesinde, söz konusu ihmal nedeniyle çocuklarının kalıcı engelli kaldığı, yapılan zorunlu harcamaların yanı sıra ileride doğabilecek bakım, refakat ve kazanç kaybı giderlerinin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi talep edildi.

Doktorun vekili Cengiz Bayram, olayın yaklaşık bir buçuk yıl önce gerçekleştiğini belirterek görüşlerini aktardı.

Bayram, "9 yıldır avukatlık yapıyorum.

Daha önce çocuk hekimliği de yaptım.

Bugüne kadar binlerce dava gördüm ancak ilk kez bir hekimden 50 milyon dolar tazminat talep edilen bir davayla karşılaşıyorum" dedi.

Avukat, talebin gerçekçi olmadığını vurgulayarak "Bu davada talep edilen 50 milyon dolarlık tazminat ise gerçekçi olmayan bir rakamdır.

Bir hekimin hayatı boyunca kazanamayacağı büyüklükte bir tutardan söz ediyoruz.

Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi, hakların dürüstlük ve iyi niyet kurallarına uygun şekilde kullanılmasını öngörmektedir.

Bu nedenle açılan davanın talep edilen miktarı bakımından sınırları zorladığını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Bayram, son yıllarda hekimlere karşı açılan davalarda talep edilen tazminat miktarlarının giderek arttığını kaydetti.

Bu durumun aileleri çocuklarını doktorluktan soğuttuğunu, hekimlerin ise yüksek riskli branşlardan kaçtığını dile getiren Bayram, cerrahların ameliyat yapmaktan çekindiğini söyledi.Özel sektördeki hekimlerin doğrudan davaların tarafı olmaması gerektiğini savunan Bayram, "Biz ayrıca, özel sektörde çalışan hekimlerin de bu tür davalarda doğrudan taraf olmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Bunun yerine bir havuz ya da fon sistemi oluşturulmalı, davalar bu sisteme karşı açılmalı ve hekimler bireysel olarak davanın tarafı yapılmamalıdır.

Böylece hekimler mesleklerini baskı altında kalmadan sürdürebilir, hastalar da hak ettikleri tazminatı sistem üzerinden alabilir" diye konuştu.

Dava dilekçe aşamasında bulunurken, doktorun vekili Bayram'ın doktorluktan avukatlığa geçen ve çocuk hekimliği geçmişi bulunan bir meslektaş olduğu kaydedildi.

İLGİLİ HABERLER