Türkiye, sağlık sektöründe altyapı ve hizmet kalitesinde yakaladığı küresel başarıyı, teknoloji üreten bir üst lige taşımaya hazırlanıyor.
Uluslararası Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Birliği (HTAİ) Kongresi'nde konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Üreten Sağlık" vizyonu kapsamında Türkiye'nin artık bilgiyi ticari ürüne, teknolojiyi ise insanlığın hizmetine sunan bir ekosisteme dönüştüğünü açıkladı.
Tıbbın reaktif bir yapıdan riskleri önceden sezen proaktif bir modele geçtiğini belirten Memişoğlu, Türkiye’nin bu dönüşümün öncülerinden biri olduğunu vurguladı.
Dev Altyapı Gücüyle Kesintisiz HizmetTürkiye'nin 2002 yılından bu yana sağlıkta gerçekleştirdiği reformlara dikkat çeken Bakan Memişoğlu, aile hekimliği sisteminden şehir hastanelerine uzanan güçlü bir ağ kurulduğunu ifade etti.
Son çeyrek asırda fiziki ve teknolojik açıdan tamamen modernize edilen sağlık sisteminin ulaştığı büyüklüğü verilerle paylaşan Memişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:Aile hekimliği sistemimizden ileri teknolojiyle donatılmış şehir hastanelerimize kadar çok güçlü bir altyapı oluşturduk.
Son 24 yılda sağlık tesislerimizi fiziki yapılarından içindeki sağlık teknolojilerine kadar her yönüyle modernleştirdik.
Bugün ülke genelinde 271 bine ulaşan toplam yatak kapasitemiz ve 1,5 milyonluk nitelikli insan kaynağımızla vatandaşlarımıza her gün milyonlarca sağlık hizmetini kesintisiz olarak sunabiliyoruz."Dijitalleşme alanında da e-Nabız ve Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) gibi platformların küresel ölçekte birer başarı hikayesi olduğunu hatırlatan Memişoğlu, sadece son bir yılda MHRS üzerinden 702 milyondan fazla randevu işleminin sorunsuz şekilde tamamlandığını aktardı.
Fikirden Sanayiye: TÜSEB ile İnovasyon KöprüsüSağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığı bitirmeyi hedefleyen Bakanlık, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) aracılığıyla bilim insanları ve girişimciler için güçlü bir finansman kapısı araladı.
Bakan Memişoğlu’nun paylaştığı verilere göre, son 2 yıl içinde TÜSEB’e 5 bin 800 yenilikçi proje başvurusu yapıldı. "Yeni bir fikrim var" diyen her araştırmacıya kapılarının açık olduğunu belirten Memişoğlu, kamu-özel iş birliklerini teşvik eden yeni geri ödeme modelleri ve "Yaşam Kalitesi Ölçeği Türkiye Değer Seti" gibi bilimsel çalışmalarla sistemin sürdürülebilirliğini güvence altına aldıklarını ifade etti.
Kanserde ve Yapay Zekada Yerli Dönem"Üreten Sağlık" modelinin sahada somut meyvelerini vermeye başladığını müjdeleyen Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin tıp teknolojisinde ulaştığı kritik eşikleri şu örneklerle özetledi:Kişiselleştirilmiş Kanser Tedavisi: Hematolojik kanser türlerinde en ileri tedavi yöntemlerinden biri kabul edilen CAR-T hücre tedavisi, artık tamamen yerli imkanlarla geliştiriliyor ve başarıyla uygulanıyor.
Yapay Zeka Destekli Endoskopi: Dünyada sadece sayılı ülkenin üzerinde çalıştığı yapay zeka entegreli endoskopik kapsül görüntüleme cihazının klinik testlerinde son aşamaya gelindi.
Yerli Tıbbi Cihazlar: Renkli Doppler Ultrasonografi cihazının yerli imkanlarla geliştirilmesi ve seri üretimi için düğmeye basıldı.
Bakan Memişoğlu, yerli aşı, ilaç, molekül ve tanı kitleri alanındaki bu hamlelerin sadece ulusal bir başarı olmadığını, aynı zamanda küresel sağlık sistemine ihraç edilecek stratejik birer güç unsuru olduğunu belirtti.