Uzmanlar o ilçeleri tek tek uyardı! Megakentte 1,3 milyona yakın bina dönüşüm kıskacında

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 2012'den bu yana 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm kentsel dönüşüm kapsamına alındı. İstanbul'daki dönüşüm kapsamındaki birim sayısı 1,3 milyona yaklaşırken, 368 bin konut ve iş yerinde çalışmalar sürüyor.

Kamuoyunda "Kentsel Dönüşüm Kanunu" olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, 2012 yılında yürürlüğe girdi.

Mevzuatla birlikte alan bazlı dönüşümün yanı sıra bireysel yapıların yenilenmesinin önü de açıldı, riskli yapı tespitinden yıkım ve yeniden inşa süreçlerine kadar birçok aşama hız kazandı.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın verilerine göre, 2012'den bu yana toplam 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı.

Bu birimlerden 2 milyon 369 bininin dönüşümü tamamlanırken, 368 bin konut ve iş yerinde çalışmalar devam ediyor.

Dönüşüm kapsamına alınan bağımsız birimlerin yaklaşık yüzde 47'si İstanbul'da yer alıyor.

Megakentte 2012'den bu yana 1 milyon 274 bin bağımsız bölüm dönüşüme dahil edildi, bunların 998 bini tamamlanırken 276 bininde süreç sürüyor.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinesinde yürütülen "Yarısı Bizden" kampanyasından yararlanan bağımsız bölüm sayısı ise 376 bin 212'ye ulaştı.

Kampanya, vatandaşların dönüşüm maliyetinin yarısını devlet desteğiyle karşılamasına olanak tanıyor.

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, son yıllardaki depremlerin vatandaşların dönüşüm bilincini artırdığını söyledi.

Ersen, Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız bölümün riskli yapı stoğu içinde bulunduğunu, bunların 2 milyona yakınının acilen dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.

Ersen, İstanbul'daki durumu şöyle aktardı: "İstanbul'da ise 1,5 milyon riskli bağımsız birimden acil dönüşüm ihtiyacı olanların sayısı yaklaşık 600 bindi.

Bunlardan ne kadarı şu ana kadar dönüşüm kapsamına alındı tam bilmiyoruz.

Türkiye genelinde en çok dönüşüm yapılan iller İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Konya ve Elazığ olarak sıralanıyor. İstanbul'da Bahçelievler, Küçükçekmece, Kadıköy, Kartal, Maltepe ve son zamanlarda Güngören ile Zeytinburnu ön plana çıkıyor."Ersen, İstanbul'un yanı sıra Adana, Bingöl ve Yalova'da da dönüşümün hızlanması gerektiğini vurguladı.

Bakırköy, Avcılar, Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Fatih'in öncelikli ilçeler olduğunu dile getiren Ersen, "İstanbul, Adana, Bingöl, İzmir ve Yalova gibi illerde kentsel dönüşümü hızlandırmamız gerekiyor. İstanbul özelinde bakacak olursak özellikle Bakırköy, Avcılar, Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Fatih'te kentsel dönüşüme ağırlık verilmesi gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan, son dönemde vatandaşların dönüşüm talebinin yükseldiğini belirtti.

Kılınçarslan, "Özellikle eski yapıların fazla olduğu bölgelerde vatandaş artık binasının durumunu daha fazla sorguluyor.

Bunun en önemli nedeni de deprem gerçeği. Çünkü insanlar artık 'bina eski ama bugüne kadar bir şey olmadı' düşüncesinin güvenli olmadığını daha iyi anlıyor." dedi.

Kılınçarslan, İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli'nde de dönüşüm ihtiyacının yüksek olduğunu kaydetti.

Her ilin farklı sorunla karşı karşıya olduğunu söyleyen Kılınçarslan, kimi yerde eski yapı stoğunun, kimi yerde hızlı ve plansız yapılaşmanın öne çıktığını aktardı.

Kontrol edilmeyen, terk edilmiş ve zamanla yıpranmış yapıların deprem yaşanmadan da ciddi risk oluşturabileceğine dikkat çeken Kılınçarslan, bu yapıları "hayalet binalar" olarak nitelendirdi.

Kılınçarslan, "En ufak sarsıntıda, hatta sarsıntı olmadan da sıva, beton veya yapı parçalarının kopması ve kısmi çökmeler yaşanabilir.

Boş, kullanılmayan veya terk edilmiş yapıları 'hayalet binalar' olarak nitelendiriyorum.

Bu yapıların tespit edilmesi, kayıt altına alınması ve gerekiyorsa çevresinde güvenlik önlemlerinin alınması gerekiyor." diye konuştu.

Sisteme dahil edilmeyen yapıların büyük tehlike arz ettiğini vurgulayan Kılınçarslan, "Hangi binaların riskli olduğunu, hangilerinin kontrol edilmediğini bilmemiz gerekiyor.

Bir binanın yıkılmasını beklemek yerine tehlikeyi önceden tespit edip müdahale etmeliyiz. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi için artık zaman kaybetmeden kontrol edilmeyen yapıları da sisteme dahil etmeliyiz." şeklinde konuştu.

İLGİLİ HABERLER