Salah Etkisi Nedir? Trabzonspor'un Yeni Transferi Mohamed Salah Liverpool'da Nefret Suçlarını Nasıl Düşürdü?

Stanford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, kariyerini Trabzonspor'a taşıyan dünyaca ünlü futbolcu Mohamed Salah, Liverpool forması giydiği dönemde İngiltere'deki İslam düşmanlığını tek başına büyük ölçüde azalttı. Bilim dünyasının literatüre "Salah etkisi" olarak kazandırdığı bu araştırmaya göre; yıldız oyuncunun yeşil sahalardaki duruşu bölgedeki nefret suçlarını yüzde 19 oranında düşürürken, dijital dünyadaki ırkçı söylemleri de yarı yarıya bitirdi.

Mısır'ın Nagrig köyünde başlayan kariyerini Basel, Chelsea, Roma ve efsaneleştiği Liverpool'un ardından Trabzonspor'a taşıyan Mohamed Salah'ın, İngiltere'deki İslamofobiyi azalttığı bilimsel olarak ortaya kondu.

Stanford Üniversitesi'nin yürüttüğü araştırmaya göre, Mısırlı futbolcunun ülkedeki Müslüman karşıtı önyargıları düşürmesi akademik literatüre 'Salah Etkisi' adıyla girdi.

Mohamed Salah'ın 2017 yılında İngiltere'ye adım atmasından önce, Liverpool kulübünün bulunduğu Merseyside bölgesinde İslamofobi alarm verici boyutlardaydı.

Avrupa genelinde artan siyasi gerilimler, göçmen karşıtlığı ve medyadaki olumsuz temsiller, İngiltere'nin köklü liman kentlerinden biri olan Liverpool'da da doğrudan yankı buluyordu.

Emniyet raporlarına ve sosyolojik verilere yansıyan tabloya göre, bölgede Müslümanlara yönelik önyargılar ve fiili nefret suçları istikrarlı bir yükseliş trendindeydi.

Sadece sokaklardaki fiziksel olaylarda değil, dijital dünyada da gerilim had safhadaydı.

Bölgedeki taraftar gruplarının sosyal medya platformlarındaki etkileşimlerinde Müslüman karşıtı ve ırkçı söylemler giderek sıradanlaşıyordu. İşte bu karanlık atmosferin hakim olduğu 2017 yazında Mohamed Salah, İtalya'nın Roma kulübünden Liverpool'a transfer olarak İngiltere'ye adım attı.

Mısırlı yıldızın Merseyside ekibine katılması, ilk etapta sadece kulübün hücum hattını güçlendirecek sportif bir hamle olarak değerlendiriliyordu.

Ancak Salah'ın kırmızı formayı giymesiyle birlikte beklenenden çok daha fazlası gerçekleşti.

Sahaya çıktığı ilk andan itibaren sergilediği üstün performans, peş peşe attığı goller ve sahada sergilediği mütevazı duruş, tribünlerdeki havayı kısa sürede değiştirdi.

Mısırlı oyuncunun başarısı, taraftarlar ile aralarında beklenmedik bir duygusal bağ oluştururken, Liverpool sokaklarında yıllardır kemikleşen önyargıların da çözülme sürecini başlattı.

Stanford Üniversitesi Göçmenlik Politikası Laboratuvarı tarafından yürütülen araştırma, yeşil sahalardaki başarının toplumsal algıyı nasıl değiştirdiğini somut verilerle kanıtladı.

Merseyside Emniyet Müdürlüğü’nün resmi kayıtlarını inceleyen bilim insanları, bölgede tarihi bir düşüş tespit etti.

Mohamed Salah’ın Liverpool’a transfer olmasının ardından bölgedeki genel suç oranlarında herhangi bir değişim yaşanmazken, doğrudan İslamofobik motivasyonla işlenen nefret suçlarında yüzde 18,9 oranında net bir azalma kaydedildi.

Sokaklardaki bu barışçıl tablo, dijital dünyaya da aynı hızla yansıdı.

Futbolseverlerin sosyal medya hareketliliğini incelemek adına tam 15 milyon tweeti analiz eden araştırmacılar, çarpıcı bir veriyle daha karşılaştı.

Liverpool taraftarlarının internet ortamında kullandığı Müslüman karşıtı ve ırkçı söylemlerin, diğer İngiliz kulüplerinin taraftarlarına kıyasla yüzde 53 oranında azaldığı ortaya kondu.

Stanford Üniversitesi araştırmacıları tarafından ortaya konan ve bilimsel literatüre resmi olarak kazandırılan "Salah Etkisi", en temel tanımıyla bir sporcunun toplumsal önyargıları tek başına yıkabilme gücünü ifade ediyor.

Akademik makalelerde sosyolojik ve psikolojik bir olgu olarak açıklanan bu kavram; kitleler tarafından sevilen, başarılı bir rol modelin, ait olduğu azınlık gruba yönelik kemikleşmiş nefret söylemlerini ölçülebilir düzeyde azaltması anlamına geliyor.

Mısırlı yıldız Mohamed Salah özelinde gelişen bu durum, taraftarların ünlü figürlerle kurduğu güçlü duygusal bağın, toplum psikolojisini nasıl dönüştürdüğünü kanıtlıyor.

Salah'ın attığı her golden sonra secdeye gitmesi, alçakgönüllü tavrı ve inancını kamusal alanda gizlemeden yaşaması, Batı dünyasında yıllarca pompalanan olumsuz Müslüman algısını temelden sarstı. İngiliz taraftarlar için İslam dini; "uzak ve korkutucu" bir kavram olmaktan çıkarak, "kendilerine zaferler kazandıran, mütevazı ve güler yüzlü kahramanlarının" inancı haline geldi.

İLGİLİ HABERLER