Süper El Nino 2026-27: Rekor sıcaklık ve kuraklık uyarısı

NOAA'nın son raporu, bu sonbahar ve kış aylarında çok güçlü bir El Nino olayı yaşanma olasılığının yüzde 90'ı aştığını gösteriyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi, bunun 1950 yılından bu yana kaydedilen en güçlü El Nino olma ihtimalinin yüzde 69 olduğunu duyurdu.

İspanyolca "erkek çocuk" anlamına gelen El Nino, ekvatoral Pasifik'in orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla gelişen bir hava olayı olarak tanımlanıyor.

Olay, Nino 3.4 olarak adlandırılan bölgedeki deniz suyu sıcaklığının belirli eşikleri aşmasıyla başlıyor.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) verilerine göre, son El Nino olayı haziran ayında resmen başladı.

Pasifik'teki anomalinin kasım-aralık-ocak döneminde zirve yapması ve 2027'nin ilkbahar aylarına kadar etkisini sürdürmesi öngörülüyor.

NOAA, mevcut El Nino'nun sonbahar ve kış aylarında "çok güçlü" kategorisine girmesine dair ihtimali yüzde 90'ın üzerinde tutuyor.

Kurum, bunun 1950 yılından bu yana kaydedilen en güçlü El Nino olma olasılığının ise yüzde 69 olduğunu kaydetti.

Deniz suyu sıcaklığının normallerin 2 derece üzerine çıktığı dönemler "Süper El Nino" olarak adlandırılıyor.

Geçen temmuzda Pasifik sularında 2 derecelik anomali tespit edilirken, ekim-kasım-aralık döneminde bu artışın 2,5 dereceye ulaşması bekleniyor.

Güçlü bir El Nino'nun küresel ortalama sıcaklığı 0,2 derece artırdığı biliniyor.

Yüzeyinin neredeyse üçte birini kaplayan Pasifik Okyanusu'ndaki ısınma, atmosfere daha fazla ısı ve su buharı taşıyarak binlerce kilometre ötedeki hava koşullarını değiştirebiliyor.

El Nino'nun etkileri en güçlü şekilde tropikal bölgelerde hissediliyor.

Peru ve Ekvador'da aşırı yağış, sel ve heyelan riski artarken, Brezilya'nın güneyinde sel, kuzeyinde ise kuraklık yaşanabiliyor.

Güney Afrika, Kolombiya, Endonezya ve Avustralya'da kuraklık beklenirken, Hindistan'da muson yağmurlarında azalma görülebilir.

ABD'nin güneyinde daha yağışlı, kuzeyinde ise daha sıcak koşullar öngörülüyor ve Atlantik'teki kasırga sezonunun daha sakin geçmesi muhtemel.

Türkiye ve Akdeniz havzası doğrudan etki alanında yer almasa da, bölge genellikle El Nino yıllarında daha sıcak ve kurak bir sonbahar-kış eğilimi gösteriyor.

Uzmanlar, bu durumun orman yangını riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.

Dartmouth College araştırmacılarının Science dergisinde yayımladığı çalışmaya göre, 1997-98'deki El Nino takip eden 5 yıl içinde küresel gelirde yaklaşık 5,7 trilyon dolarlık kayba yol açtı.

Mevcut olayın benzer etkiler yaratmasından endişe ediliyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Güney ve Güneydoğu Asya ile Güney Afrika'nın geniş kesimlerinde kuraklık olasılığının yüzde 50'nin üzerine çıktığı uyarısında bulundu.

Dünya Gıda Programı (WFP) ise güçlenen olayın 2027 sonuna kadar en az 49 milyon kişiyi akut gıda güvensizliğine sürükleyebileceğini ifade etti.

El Nino'nun karşıt fazı olan La Nina, ekvatoral Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin altına inmesiyle ortaya çıkıyor ve küresel ortalama sıcaklıkları düşürme eğilimi gösteriyor.

Her El Nino'nun ardından mutlaka La Nina şartları oluşmuyor, geçişlerde nötr koşullar da yaşanabiliyor.İklim değişikliği ile daha güçlü El Nino olayları arasındaki ilişki konusunda bilim dünyasında kesin bir görüş birliği bulunmuyor.

Ancak Imperial College London araştırmacılarının çalışması, küresel ısınmanın bu olayları yüzde 10 oranında güçlendirdiğine işaret ediyor.

İLGİLİ HABERLER