12 Ekim 2026, Pazartesi
Canlı Piyasa Güncelleme
Ekonomi

7 metrekareden bir Eskişehir markasına

Pino’nun 1978’de başlayan girişimcilik hikâyesi, bugün üç kuşağı buluşturan bir gastronomi markasına uzanıyor. Türkiye’de hamburger kültürünün henüz yeni yeni şekillendiği 1970’li yıllarda, Eskişehir Hamamyolu’nda yalnızca 7 metrekarelik bir dükkânda Pino’nun temelleri atıldı. Yıl 1978, kurucusu ise henüz 23 yaşında genç bir girişimci olan Fuat Gürcüoğlu'ydu.

7 metrekareden bir Eskişehir markasına

ESKİŞEHİR/EKONOMİ

1978 yılında Eskişehir’’de kurulan Pino Eskişehirlilerin bildiği tanıdığı ve güvendiği bir marka haline geldi. Kurucu Fuat Gürcüoğlu’nun anlattığına göre Pino fikri aslında doğrudan hamburgerle başlamadı. O dönemde Eskişehir’de insanların uygun fiyatlı bir şeyler yiyebileceği ve aynı zamanda sosyalleşebileceği mekânların oldukça sınırlı olması, genç girişimciyi yeni bir iş fikri aramaya yöneltti. İlk düşünce tost ve sosisli sandviç gibi ürünlerin sunulduğu küçük bir işletme kurmaktı. Hamburger ise zaman içinde bu fikrin merkezine yerleşti.

 Kerpiç duvarlardan Pino’ya

İlk Pino, Hamamyolu Caddesi’ndeki Savtekin Sokak’ta iki apartmanın arasındaki boşluğun değerlendirilmesiyle ortaya çıktı. Yaklaşık 1,5 metre genişliğinde ve 7 metre derinliğinde olan alan, sundurma ile kapatılarak küçük bir dükkâna dönüştürüldü. Dönemin imkânları son derece sınırlıydı; mekânın kerpiç duvarları dahi el emeğiyle düzenlenerek işletmeye hazır hale getirildi.

Hamburgerin Türkiye’de henüz yaygın olmadığı bu dönemde ürünün reçetesinden pişirme ekipmanlarına kadar pek çok şey deneme-yanılma yöntemiyle geliştirildi. Hamburger köftesi ve ekmeğinin lezzeti ise farklı yörelerden gelen öğrencilerin de katıldığı tadım süreçleriyle şekillendi. Gürcüoğlu’nun girişimcilik hikâyesindeki önemli ayrıntılardan biri de başlangıç sermayesiydi. Annesinin emeklilik ikramiyesi, yeni işletmenin kurulmasında kullanılan temel kaynaklardan biri oldu. Akademik kariyer yolunda ilerlerken ticarete yönelen Gürcüoğlu, böylece Eskişehir’in gastronomi tarihine geçecek bir markanın ilk adımını attı.

 Sadece hamburger değil, bir sosyalleşme kültürü

 Pino zaman içinde yalnızca yemek yenilen bir yer olmaktan çıktı. Eskişehir’in özellikle genç nüfusu için buluşma ve sosyalleşme noktalarından biri haline geldi. 2015 yılında yayımlanan bir söyleşide de Pino’nun şehirdeki sosyal yaşama katkısına ve kuşaklar boyunca insanların anılarında yer etmesine dikkat çekiliyor. Markanın büyümesiyle birlikte yeni şubeler de açıldı. 1983’te İstasyon, 1986’da Deliklitaş, ilerleyen yıllarda ise Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi‘ndeki şubeler Pino ailesine katıldı.

 Karşısında bir dünya markası

 Pino’nun hikâyesindeki en dikkat çekici dönemeçlerden biri ise McDonald’s’ın Eskişehir’e gelişi oldu.

Fuat Gürcüoğlu, McDonald’s’ın açıldığı gün yaşadığı endişeyi yıllar sonra şöyle anlatıyor: Pino’nun karşısında büyük bir uluslararası marka açılmış, ilk saatlerde Pino’da alışılmış yoğunluk oluşmamıştı. Ancak gün ilerledikçe müşteriler yeniden gelmeye başladı. Gürcüoğlu’nun anlatımına göre müşterilerden birinin gelip “Fuat korkma, biz arkandayız arkadaş” demesi, o gün yaşananların hafızasında kalan anlarından biri oldu. Bu dönem Pino’nun yalnızca bir hamburgerci değil, Eskişehir’in yerel kimliğiyle özdeşleşmiş bir marka haline geldiğini de gösteren önemli örneklerden biri olarak anlatılıyor.

 Üç kuşağı buluşturan marka

 Pino, 2024 yılında 46’ncı yılını geride bıraktı. Markanın ilk müşterilerinin bugün çocukları ve torunlarıyla Pino’ya gelmesi, işletmenin şehirde oluşturduğu hafızanın en dikkat çekici göstergelerinden biri. Fuat Gürcüoğlu’nun hikâyesi, 1978’de 7 metrekarelik küçük bir dükkânda başlayan bir girişimin; doğru ürün, yerel kimlik, müşteri ilişkileri ve istikrarlı işletmecilik anlayışıyla nasıl uzun soluklu bir markaya dönüşebileceğinin Eskişehir’deki örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bugün Pino’nun hikâyesine bakıldığında geride yalnızca hamburgerden oluşan bir menü değil; Eskişehir’in sosyal ve gastronomik hafızasına yerleşmiş 40 yılı aşkın bir marka deneyimi bulunuyor.