
Trump‘tan seçim sonrası olay sözler: Ben olsaydım kazanırdık!
İçeriği Görüntüle
ABD’de 3 Kasım 2026’da düzenlenen ara seçimlerde Michigan eyaletinden tarihi bir sonuç çıktı. Demokrat Parti’nin adayı Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers’ı geride bırakarak ABD Senatosuna seçilen ilk Müslüman siyasetçi oldu. Mısırlı göçmen bir ailenin çocuğu olan 42 yaşındaki El-Sayed’in zaferi, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim kampanyası sırasında kendisini hedef alan açıklamalarının ardından uluslararası kamuoyunda da öne çıktı.
MICHIGAN’DA SEÇİM SONUÇLARI AÇIKLANDI
ABD merkezli seçim sonuçları kuruluşu Decision Desk HQ’nun 4 Kasım’da açıkladığı projeksiyona göre Abdul El-Sayed, Michigan’daki Senato yarışını kazandı. Oyların yaklaşık yüzde 77’sinin sayıldığı aşamada Demokrat aday 1 milyon 897 bin 833 oy alarak yüzde 50,88’e ulaştı. Cumhuriyetçi Mike Rogers ise 1 milyon 758 bin 7 oyla yüzde 47,14’te kaldı.
İki aday arasındaki fark 139 bin 826 oy olarak hesaplandı. El-Sayed, rakibine yaklaşık 3,74 puan üstünlük sağladı. Associated Press (AP) de 3 Kasım tarihli haberinde Demokrat adayın seçim zaferini duyurdu. Bununla birlikte açıklanan rakamlar kesinleşmiş resmî sonuçları değil, oy sayımı devam ederken oluşan tabloyu yansıtıyor.
ABD SENATOSUNDA BİR İLK YAŞANDI
Abdul El-Sayed’in seçilmesiyle ABD tarihinde ilk kez Müslüman bir siyasetçi Senatoya girmeye hak kazandı. Daha önce Müslüman siyasetçiler ABD Temsilciler Meclisinde görev yapmış olsa da Senatoda bu düzeyde bir temsil gerçekleşmemişti.
Michigan’daki seçim aynı zamanda Demokrat Senatör Gary Peters’ın görev süresinin sonunda yeniden aday olmama kararı nedeniyle düzenlendi. Peters’ın 12 yıldır temsil ettiği koltuk için yarışan El-Sayed, Demokratların eyaletteki Senato temsilini korumasını sağladı. ABD’de senatörler altı yıllık görev süresi için seçiliyor.
TRUMP’IN AÇIKLAMALARI SEÇİM KAMPANYASINA DAMGA VURDU
Seçim sürecinin en tartışmalı başlıklarından biri ABD Başkanı Donald Trump’ın El-Sayed’e yönelik açıklamaları oldu. Trump, 25 Ekim’de Michigan’da düzenlediği mitingde Demokrat adayı Müslüman kimliği üzerinden hedef aldı ve 11 Eylül 2001 saldırılarına göndermede bulundu.
Trump, El-Sayed’i cihatçı olmakla ve Müslüman Kardeşler örgütüyle bağlantılı bulunmakla suçladı. Demokrat aday ise söz konusu iddiaları reddetti. Reuters’ın aktardığı açıklamalarda Trump, El-Sayed’in seçilmesi durumunda Senatoya girerken metal dedektöründen geçmesi gereken tek senatör olacağını da öne sürdü.
Washington Post’un seçim sürecine ilişkin değerlendirmesinde, Trump ve bazı Cumhuriyetçi siyasetçilerin El-Sayed’e yönelik söylemlerinde Müslüman karşıtı ifadelerin öne çıktığı belirtildi. El-Sayed ise kampanyasını sağlık hizmetleri, ekonomik eşitsizlik ve siyasi sistemde büyük sermayenin etkisi gibi konular üzerine kurdu.
GAZZE VE İSRAİL POLİTİKASI TARTIŞMA YARATTI
El-Sayed’in dış politika konusundaki açıklamaları da seçim yarışında belirleyici tartışma başlıklarından biri oldu. Demokrat siyasetçi, Gazze’deki savaş nedeniyle İsrail hükümetinin politikalarını eleştirerek Amerikan vergi gelirlerinin İsrail’e askerî yardım amacıyla kullanılmasına karşı çıktı.
Bu yaklaşım Demokrat Parti içinde farklı tepkilere yol açtı. İsrail’e desteğin sürdürülmesini savunan bazı Demokrat çevreler El-Sayed’i eleştirirken partinin ilerici kanadındaki siyasetçiler ve seçmenler adayın tutumuna destek verdi.
Associated Press’in 3 Kasım tarihli haberine göre Demokrat Parti’nin Michigan ön seçim sürecinde dış grupların yaptığı harcamalar yaklaşık 60 milyon dolara ulaştı. İsrail yanlısı Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) bağlantılı siyasi faaliyetler de El-Sayed’in adaylığına karşı yürütülen kampanyalarda öne çıktı.
DEMOKRAT PARTİ ÖN SEÇİMİNDE DE ZORLU YARIŞI KAZANDI
El-Sayed, 3 Kasım’daki genel seçimden önce 4 Ağustos 2026’da düzenlenen Demokrat Parti ön seçiminde de güçlü rakiplerle karşılaştı. Ballotpedia’nın yayımladığı seçim sonuçlarına göre El-Sayed, 740 bin 950 oy ve yüzde 48,5 destekle ilk sırada yer aldı. Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens ise 726 bin 57 oy ve yüzde 47,5 oranında kaldı.
Ön seçimde iki aday arasındaki fark yalnızca 14 bin 893 oy oldu. Böylece El-Sayed, Demokrat Parti’nin Michigan Senato adaylığını yaklaşık bir puanlık farkla elde etti. Ön seçimden genel seçime uzanan süreçte sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, ekonomik sorunlar ve dış politika tartışmaları kampanyanın merkezinde yer aldı.
2024 SEÇİMLERİYLE KARŞILAŞTIRILDIĞINDA ÖNE ÇIKAN SONUÇ
Michigan, ABD başkanlık ve Kongre seçimlerinde iki büyük parti arasında el değiştirebilen kritik eyaletlerden biri olarak öne çıkıyor. Decision Desk HQ’nun karşılaştırmalı verilerine göre Donald Trump, 2024 başkanlık seçiminde Michigan’ı yaklaşık 1,41 puan farkla kazanmıştı. Aynı yıl düzenlenen Senato seçiminde ise Demokrat Elissa Slotkin, Cumhuriyetçi Mike Rogers’ı yaklaşık 0,34 puan farkla geride bırakmıştı.
El-Sayed’in 2026 seçimindeki başarısı, Cumhuriyetçilerin iki yıl önce başkanlık yarışını kazandığı eyalette Demokratların yeniden güçlü bir sonuç elde ettiğini gösterdi. Mike Rogers’ın 2024’teki Senato yarışının ardından 2026’da da seçimi kaybetmesi, Michigan’daki siyasi rekabetin öne çıkan sonuçlarından biri oldu.
SAĞLIK ALANINDAN ABD SENATOSUNA UZANAN KARİYER
31 Ekim 1984’te Michigan eyaletinin Rochester Hills kentinde dünyaya gelen Abdul El-Sayed, Mısırlı göçmen bir ailenin çocuğu olarak büyüdü. Michigan Üniversitesi, Oxford Üniversitesi ve Columbia Üniversitesinde eğitim gören El-Sayed, tıp ve halk sağlığı alanlarında uzmanlaştı.
2015 yılında 30 yaşındayken Detroit kentinin sağlık direktörlüğüne getirilen El-Sayed, daha sonra Wayne County Sağlık, İnsan Hizmetleri ve Gaziler Hizmetleri Departmanının başkanlığını üstlendi. Kamu sağlığı alanındaki deneyimini siyasi çalışmalarına taşıyan El-Sayed, özellikle sağlık hizmetlerine erişim konusunda reform yapılmasını savundu.
Seçim kampanyasında herkesin sağlık güvencesine sahip olmasını amaçlayan Medicare for All yaklaşımını destekleyen El-Sayed, gelir eşitsizliğinin azaltılması ve büyük şirketlerin siyasi karar alma süreçleri üzerindeki etkisinin sınırlandırılması yönünde vaatlerde bulundu.
SEÇİMİN ABD SİYASETİ AÇISINDAN ÖNEMİ
Michigan’daki sonuç, yalnızca bir Senato koltuğunun hangi parti tarafından kazanıldığını değil, Demokrat Parti içindeki ilerici siyasetin seçmen karşılığını da ortaya koydu. El-Sayed’in ön seçimde parti yönetimine yakın bir rakibi geride bırakması ve ardından Cumhuriyetçi adayı yenmesi, 2028 başkanlık seçimleri öncesinde Demokratların siyasi yönelimine ilişkin tartışmalarda önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.
ABD Federal Seçim Komisyonunun (FEC) 2025-2026 dönemine ait kayıtları da El-Sayed’in Michigan’daki açık Senato koltuğu için Demokrat Parti adayı olarak yarıştığını doğruluyor. Seçim sonuçlarının resmî olarak kesinleşmesiyle birlikte El-Sayed’in altı yıllık Senato görevine başlamasının önü açılacak.
Kaynak: Haber Merkezi





