17 yaşındaki öğrenciden tıp dünyasını ayaklandıran keşif: Pankreas kanserini kandan tespit eden yöntem geliştirdi

ABD'de yaşayan 17 yaşındaki lise öğrencisi Audrey Zheng, en ölümcül kanser türlerinden biri olan pankreas kanserinin erken evrede kan testiyle tespit edilmesini sağlayan çığır açıcı bir yöntem geliştirdi. Manyetik nanoküreler kullanarak kanserin izini süren genç araştırmacı, klinik testlerde %87 başarı oranına ulaştı.

ABD'nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan 17 yaşındaki lise öğrencisi Audrey Zheng, erken evre pankreas kanserinin kan örneğinden tespit edilmesini sağlayabilecek yeni bir yöntem geliştirdi.

Zheng'in geliştirdiği sistem, kan dolaşımındaki tümör kaynaklı mikroskobik parçacıkları manyetik nanoküreler aracılığıyla ayırarak kanserin izlerini araştırıyor.

Geliştirdiği yöntem klinik testlerde, pankreas duktal adenokarsinomu (PDAC) bulunan hastaların yüzde 87'sini doğru şekilde tespit etti.

Hastalığı bulunmayan kişilerin ise yüzde 87,5'inde kanser olmadığı doğru biçimde belirlendi.

Zheng'in çalışması, lise öğrencilerinin katıldığı önemli bilim yarışmalarından biri olan 2026 Regeneron Science Talent Search'te ulusal finalist olmasını sağladı.

Pankreas kanserinin erken dönemde teşhis edilmesi oldukça zor.

Hastalık başlangıçta çoğu zaman belirgin bir belirtiye neden olmuyor.

Karın ağrısı veya sarılık gibi şikâyetler ortaya çıktığında ise kanser çevredeki organlara yayılmış olabiliyor.

Bu durum, cerrahi tedaviyi zorlaştırıyor ve hastaların tedavi seçeneklerini azaltıyor.

Zheng, bu soruna çözüm bulmak için hücre dışı veziküllere odaklandı. İnsan vücudundaki hücreler tarafından kana salınan bu mikroskobik kesecikler, kaynaklandıkları hücrelere ilişkin proteinler ve genetik bilgiler taşıyor.

Genç araştırmacı, kan örneğindeki trilyonlarca sağlıklı vezikül arasından tümör kaynaklı olanları ayırmak için üç farklı antikorla kaplanmış manyetik nanoküreler geliştirdi.

Bu antikorlar, kanser hücrelerinden gelen veziküllerin yüzeyindeki belirli moleküllere bağlanıyor.

Bağlanma gerçekleştikten sonra uygulanan manyetik alan, hedeflenen vezikülleri kan örneğinden çekerek sağlıklı biyolojik materyallerden ayırıyor.

Zheng, ayırdığı veziküllerin içindeki genetik materyali de analiz etti.

Araştırmanın odağında, pankreas duktal adenokarsinomu vakalarının yüzde 90'ından fazlasında görülen ve kanser gelişiminde önemli rol oynayan KRAS genindeki mutasyonlar yer aldı.

Sistem böylece iki aşamalı bir kontrol mekanizmasıyla çalıştı. İlk olarak kanserle ilişkili yüzey belirteçlerini taşıyan veziküller tespit edildi.

Ardından bu veziküllerin genetik materyali incelenerek kansere yol açan mutasyonların bulunup bulunmadığı kontrol edildi.

Yapılan testlerde yöntem, doğrulanmış pankreas kanseri vakalarının yüzde 87'sini doğru şekilde tespit etti.

Kanser bulunmayan kişilerin yüzde 87,5'inde ise hastalığın olmadığı doğru biçimde belirlendi.

Pankreas duktal adenokarsinomunda erken teşhis büyük önem taşıyor.

Hastalığın beş yıllık sağkalım oranının yüzde 13'ün altında olmasının başlıca nedenlerinden biri, çoğu vakanın ileri evrede teşhis edilmesi.

Kanserin 1. veya 2. evrede, tümör henüz cerrahi olarak çıkarılabilecek durumdayken tespit edilmesi, hastaların uzun vadeli hayatta kalma ihtimalini önemli ölçüde artırabiliyor.

İLGİLİ HABERLER