9 Ekim 2026, Cuma
Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem📍 İzmir

Araştırmacı Yaldız’dan “transfer” değerlendirmesi: Cemil Tugay’ın artık bahanesi yok!

İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin konuları yorumladı.

İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin konuları yorumladı.

Programda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi ele alındı.

GENEL BAŞKANSIN, KİM SANA PM’DE KARŞI ÇIKAR?

Gazeteci Fatih Yapar, İzmir’de belediye başkan adaylarını doğrudan belirleyen isim olan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in transfer sonrası yaptığı açıklamalara değindi. Yapar, “Özgür Özel ‘Tugay anketlerde çıkmıştı, anket PM’ye sunuldu’ açıklamalarını yaptı ama PM’de yer alan isimler anket görmedik diyor. ‘Tugay’ı ben aday yaptım, PM’den onaylandı, kimse karşı çıkmadı, şerhi olan yok’ diyor. Genel başkansın, en güçlü dönemindesin, İzmir sana teslim edilmiş, hangi genel başkan yardımcısı, PM üyesi karşı gelebilir? Oylamada herkesin el indirip kaldırdığı dönemde şerh koymak kimin aklına gelebilir. Açıklamada bir başkan tarifi de yapıyor. Bunu yadırgadım açıkçası. Genç ve kadın olacak diyor. Tugay ile ilgili de İlk açıklamasında ‘gereksiz konulara gereksiz anlamlar yüklemeye gerek yok’ demişti. Şimdi ise bire bir diyalogları dahi anlatıyor” diye konuştu.

ÖZEL ANKET KONUSUNDA YALAN SÖYLÜYOR

Araştırmacı Yaldız ise şunları söyledi:

“Özel anketler konusunda yalan söylüyor. Biz de anketler yaptık. ‘Ankette Cemil Tugay ile birlikte 5 ismin adı var’ diye konuştu. O beş kişi abidik gubidik 5 kişi miydi? Tugay, Karşıyaka’da başarılı bir 5 yıl geçirmedi. İsmi belki İzmir metropolünde Selçuk Belediye Başkanı Sengel’den daha fazla biliniyor olabilir. Zira Karşıyaka Belediye Başkanısın ve nüfuslu bir yer. Selçuk küçük bir ilçe ve bir avuç insan. Çok popüler aday adayları da vardı. Hangi 5 kişiyi koydunuz? Son ankete Olgun Atila’yı koydunuz mu? Alaattin Yüksel’i koydunuz mu? Kamil Okyay Sındır, Tuncay Özkan, Buğra Gökce’yi koydunuz mu? Hangi 5 kişi? Yok öyle bir anket bence.

Karabağlar’da anket mi yaptınız? Bornova adayı Karabağlar’a, Urla’ya başvuranı Çeşme’ye, Karşıyaka’dakini Karaburun’a koydu. Buralarda da mı anket yaptınız? Yapmadınız. 15 gün çalıştınız, Veli Abi kim istiyor, kurultayda bizi kim destekledi, o-bu kırılmasın, genç olsun, kadın olsun derken İzmir’i bu hale getirdiniz. Liyakat, örgüt emekçilik yok.

Özel, Eczacı Odası’ndan gelen bir isim. Siyaset TMMOB’un çatısındaki odalar gibi değil. Futbol futbolcu ile oynanır. Siyaset siyasetçi ile yapılır. Sokakta izi olmayanın hasatta sözü oldu bu dönem. Özel ve arkadaşlarının partiyi yeni ele geçirmesi sebebiyle ‘kontrolü kaybetmeyelim, kazan kaynarsa yanımızda dursunlar, bir genel sekreter atar Cemil’i yönetiriz’ gibi duygularla işin kolayına kaçtılar. Bugün başka bir yanlış yapıyorlar. Bir özeleştiriden niye kaçıyorlar? İzmir’den özür dilemek zor mu? ‘Yöntemde yanlış yaptık’ diyecek. Bu insanlar siyasetçi değildi. Kentle, örgütle bağı yok. İzmir’de kim aday olsa oy verilir, seçilir kolaycılığına kaçıldı

ÖZGÜR ÖZEL TERCİHLERİ İLE PAŞİNYAN’IN DURUMUNA DÜŞTÜ

Gazeteci Fatih Yapar’ın “Ferdi Zeyrek’in, Gülşah Durbay’ın kaybının ardından Özel’in yaşadığı en büyük acı İzmir’in kaybıdır” demesi üzerine Yaldız, “Özel ‘kavun değil ki hainin kokusunu alalım’ diyor. Kendi cephesinden haklı olabilir. Onun yerinde olmak istemem. Muhtemelen çok üzgün. Gittiği her yerde sütte leke var, onda yok, kefilim dedi. En büyük hayal kırıklığını o yaşadı. Özel’in içinde bulunduğu duygu durumunu tarif etmek zor. Tugay’ın AK Parti’ye geçmesi doğrudan Özel’e yazar. Tugay iyi işler yapsaydı da kötü gitseydi de Özel’e yazar. ‘Değişim görmek isteyen İzmir’e baksın, 15 gün listeye çalıştım, şu kadar genç ve kadın aday var’ dedi. Anlattı durdu. Aliyev diyor ya Karabağ zaferi sonrası ‘ne oldu Paşinyan’ Şimdi sormak lazım: Noldu? Evet bir korku iklimi, silkeleme durumu var. Kaynakların kesilmesi vs hepsi kabulüm. Demek ki buraya kadar dayanacak adaylar belirlendi. Olağanüstü süreçleri hesaba katmamış, ideolojik sadakattan çok ekibe ve kendisine yakın olanları tercih etmiş. Kimi yönetiriz, kiminle sorun yaşamayız, kurultay olsa kim bize bayrak açmaz gibi düşünülmüş. Suat Özçağdaş’ın belirlediği ilçeler var, Ferdi Zeyrek’in belirlediği 3-4 ilçe var. İzmir’in adaylarını üyeler yada delegeler belirleseydi o sandıktan çıkana razı gelinseydi İzmir’den kimse kımıldamazdı. Toplum kendi belirlediği adaya sahip çıkar. Tugay, Meslek Fabrikası sürecinde isyan bayrağını çekti. Bağırdı, çağırdı, sizin korkulu rüyanız olacağım dedi. Ancak bu sivil toplum tarafından ne kadar sahiplenildiğini de gördük. Katılım azdı. Şehirde Tugay’ın istenilen düzeyde kökleşemediği görüldü. Özel’e kurultay sürecinde attığı imza, bazı delegeleri ikna ettiği için aday oldu.Özel ben seni aday yaptım diyor, o da ‘ben seni genel başkan yaptım. 30-35 kişiyi ikna ettim, ödeştik’ diyor siyaseten” şeklinde konuştu.

ÖZEL ÖZÜR DİLEMELİYDİ

Gazeteci Yapar’ın “Özel gerek milletvekilliği gerek belediye başkanlarını belirlerken güvenebileceği insanlara yönelecektir. Gerek milletvekili gerek belediye başkanları ile ilgili sıkı bir test yapacaktır” demesi üzerine Yaldız “Özel, yiyebileceği tüm darbeleri yedi. Alabileceği tüm tecrübeleri aldı. Acemilik dönemimdi, İzmir’den özür diliyorum demeliydi. Yöntemi değiştirdik, artık siz seçeceksiniz demesi lazım” yanıtını verdi.

ÖZEL ‘TUGAY KORKTU’ DİYEREK TEPKİ DOZUNU DÜŞÜRÜYOR, HATASINI HAFİFLETMEYE ÇALIŞIYOR

Özgür Özel’in açıklamalarında ‘Cemil Tugay’ın önüne dosya konuldu, korktu’ demesi ile ilgili değerlendirme yapan Yaldız “Özel çok öfkeli olmasına rağmen transferlerdeki ihanetin dozunu bu tip açıklamalarla düşürüyor. Mecbur kaldılar diyerek kendi hatasını da hafifletmeye çalışıyor. Tehdit edildiler, çözüldüler gibi mantığa büründürüyor. Sonuçta transferleri yapana, rozeti takana tepkinin dozu düşüyor. Gitmeseydi tutuklanacaktı, tutuklanmayıp hizmet verecek anlamına gelen bir alt anlam oluşturuyor Özel. Kendi hanesine yazılacak eksi sayısını azaltmak istiyor.

CEMİL TUGAY’IN BİRKAÇ KEZ TAKIP ELBİSESİNİ GİYİP EVİNDE POLİS BEKLEMİŞLİĞİ VAR

Fatih Yapar’ın “Nasıl bir Tugay göreceğiz anlamlandırmak zor. Tugay figürü ve karakteri diye bir şey var. Bu da belirsiz bir karakter. Ressama şunu çiz desen çizer. Burada ise tarif zor, ne yapacağı belli değil. Ne düşündüğü okunamayan, nasıl hareket edeceği belli olamayan biri var. Özgür Özel, Tugay’ın yakınlarına ‘tepki umurumda değil, kendimi kurtardım’ dediğin söyledi. ‘Cezaevine girme tehlikem vardı, bu ortadan kalkıyor, önlem aldım, siz de alın’ dedi diyor. Tugay sence ne yapmalı?” demesi üzerine Yaldız “Cemil Tugay’ın önce sakin olması lazım. Rahat uyuyabilir. Gece 3’te, 4’te uyanıp gelecekler mi düşüncesi ve ihtimali kalmadı” şeklinde konuştu. Yapar ise “kendisi gece 3’te 4’te kalkıp kravat takım elbise giyip balkona oturup sigarasını yaktıktan sonra polis gelecek mi sabaha karşı diyerek düşüncelere daldığı ve elbise giyip hazır beklediği birkaç gün var. Kendisi de bunu biliyor” diye konuştu.

CEMİL TUGAY’IN ARTIK BAHANESİ YOK

Yaldız ise şunları söyledi:

“Cemil Tugay 1923’ten beri görev yapan belediye başkanları arasında seçildiği partiden başka partiye geçen ilk başkan oldu. İzmir’i çok isteyen, arzulayan ancak vuslata eremeyen AK Parti’ye İzmir’i kendi eliyle emanet ederek tarihe geçti. Başka türlü de tarihe geçebilir. Öncelikle listesini önüne alacak. İzmir’in majör sorunları var. Körfezi temizleyen başkan olabilir. Köklü, kalıcı, yapıcı, ciddi anlamda yüzülebilir körfez noktasında adımlar attırabilir. İzmit’te yapılan burada niye yapılmadı, burası Yunan körfezi mi diye haykırıyordu. Şimdi gavurun değil AK Partili belediyenin körfezi. Körfezin temizliği İzmir’in prestiji için önemli. Katık atık tesisi sorunumuz var. Uzun bir süredir çöp tesisi meselesi çözülemiyor. Bunlar çözülebilir. Acilen 3-4 noktada çöp tesisi lazım. Dağ’ın seçim beyannamesinde olan trafik konusunda yapılacak işler var. Gündeme alınabilir. Trafikte dünyada ilk 20’deyiz. Hayalim var diye anlattığı körfezin altından metro projesi var. Tüm bunların arasında bir de belediye binası yapsın. Onun bunun arazisine imar verip de bağış adı altında para alarak binayı yaptırma işi bir formüldü. Bunlara gerek kalmadı. Basmane Çukuru, İnciraltı, Balçova Arsa Mağdurları gibi sorunları ortadan kaldırmaya yoğunlaşırsa kendisini İzmir için feda etti, İzmir için siyaseten bedel ödemeyi göze aldı, hizmet üretti diye tepkileri geri çektirebilir. Tugay’ın artık bahanesi yok. Randevu vermediler, İller Bankası silkeliyor, SGK kesinti yaptı, dış kredi dosyası imzalanmadı bahanesi yok. İş yapmak dışındaki bütün seçeneklere İzmir halkı kapalı.

HİZMETLE, İŞLE SAĞLIKLI YÜRÜTÜLEN BİR ORGANİZASYONLA AK PARTİ’NİN İZMİR’İ ALMASI SAĞLANABİLİR

Madalyonun diğer tarafına bakarsak İzmir yıllardır seküler, cumhuriyetçi kesimin kalesi idi. İzmir’de AK Parti’nin 1 milyon oyu var. Erdoğan hanesine ve son seçimde Hamza Dağ’ın hanesine yazılan 1 milyon oy var. AK Parti bütün Türkiye’de çökmüşken İzmir’de AK Parti’nin bir karşılığı var. Aradaki fark 300 bindi. Hizmetle, işle sağlıklı yürütülen bir organizasyonla AK Parti’nin İzmir’i alması sağlanabilir. AK Parti şu an İzmir’i almadı. Büyükşehir başkanını aldı. İzmir’i almak için sandık gerekiyor ve oradan çıkmak gerekiyor. Bu mümkün. Hizmet meselesi sağlıklı bir iletişim diliyle sağlıklı biçimde aktarılırsa İzmir’in ikan edilmemesi için sebep yok. Konuyu milli irade gaspı olarak kodlayanlar ise CHP’li belediyelerin yorduğu bu şehirde süreci kamplaştırabilir. Özel ‘aday genç-kadın olacak’ diyor ya aday etrafında bir konsantrasyon sağlanabilir. İzmir’in kaybını bir hesaplaşma sebebi olarak görebilirler. Diğer yandan AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan ‘bu transferlerin sonucu var, artık kamplaşma siyasetinin raf ömrü doldu’ diyor”

Menemen ise somut örnek. Menemen’i AK Parti’nin alması hayal bile edilemezdi. Başka bir deyişle AK Parti’nin alabileceği ilçeler sıralaması yapılsa Menemen ilk 10’a yazılmazdı. Muhalefetin önemli örgütlenme alanı olan bir yer. Yalnızca CHP değil, DEM Parti’nin de ciddi oyu var orada. Belediye başkanı tutuklandı. Aydın Pehlivan kura ile başa geldi. İşçilere maaş ödeyemeyen, esnafa borçlu, projeleri, tıkanmış, SGK’ya borçlu bir belediye idi Menemen. Büyükşehir ile şu anki durumu benzer. Neticede Pehlivan beeldiyeyi içeriden ele geçirdi, CHP’den örtülü destek gördü. Belediyenin önü açıldı, araziler imara açıldı satıldı ve mali tablo çözüldü. Başkanın da çalışkanlığı buna eklendi. Başkanın enerjisi, sokakta oluşu da önemli. Son seçimde AK Parti’nin tek ilçe belediyesi Menemen oldu. Menemen’de 2 yıllık süreçte başkanlık performansı, hükümetle uyum ve bütçe meselesi halkı ikna etti. Işıklandırmalar, yollar yapıldı. Son süreçte transferlerde Menemen performansının etkili olduğunu düşünüyorum. Onur Emrah Yıldız’ın kendisi biz neden Menemen gibi değiliz dedi. Foça’nın da yolu Menemen’den geçiyor. O da etkilenmiş olabilir. Menemen sebeplerden biridir. Işıl ışıl pırıl pırıl çalışan eden, kimi iddialar olsa da işlerin yürüdüğü bir durum var. Diğer yanda sıkıntılar, borçlar var. temel hizmetler yapılamıyor. Çöp toplanamıyor.

HAKKI TESLİM EDİLMESİ GEREKEN KİŞİ İSE ÖZLEM ÇERÇİOĞLU’DUR

Bu sürecin başına gitmek lazım. AK Parti cephesinde hakkı teslim edilmesi gereken birisi varsa o da Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’dur. Çerçioğlu, her türlü linci, riski göze alarak koçbaşı yaptı kendisini ve kapıyı kırdı. Edinilen bilgilere göre, bu iş Özlem Çerçioğlu ile kalmaz demiştik. Çerçioğlu’nun bile AK Parti’yi tercih etmesi sonrası herkes geçebilir demiştik. Psikolojik eşik orada aşıldı.

TUGAY’IN ALANI ÇERÇEVELENMİŞTİR

Gazeteci Fatih Yapar süreç içinde Tugay’ın sergileyeceği tutumun önemine dikkatleri üzerine çekti. Yapar, “nasılsa AK Parti’ye geçtim, büyükşehirin imkanları ile ilçe belediyeler, medya, muhalifler, parti içi-dışı mevzular üzerinden hesaplaşıyordum, devletin gücü ile hesaplaşırım moduna girerse anlatılanlar gerçekleşemez. Geçmişte büyükşehir başkanı sıfatıyla her şeyi kendin belirlerken artık Genel Sekreter İnan var. Milletvekilleri, bakanlar, cumhurbaşkanı var. Tugay’ın alanının çerçevelendiği, özgür olacağı anlamına gelmiyor” şeklinde konuştu.

CHP’DEKİ KADAR RAHAT OLMAZ

Ümit Yaldız ise Tugay’ın CHP’deki gibi rahat siyaset yapamayacağını ifade ederek “Tugay, Erdoğan’ın en çok istediği şeylerden birini verdi, onu mutlu etti. Mutluluğu Erdoğan’ın bakışından görülüyordu. Aralarında özel alan açıldı. Bu alandan kaynaklı olarak ‘ben güçlüyüm’ derse moda girerse keskin sirke küpüne zarardır. Ağaca dayanma kurur, insana dayanma ölür derler. Partiler kapanır, devirler gider. Tugay bugünden yarına körfezi nasıl temizlerim demek durumunda. Kentsel dönüşüm var. Kooperatif binaları var. Bu kentin acilen yenilenmesi lazım. Hükümet fon krizinin altında kalmak üzere neredeyse, kaçan paraları toplamaya çalışıyor. İzmir’in borç yükü de en az 5 katı artacak” diye konuştu.

TUGAY SEÇİM KAYBETSE DE ÖDÜLLENDİRİLİR

Yaldız şunları söyledi:

Cemil Tugay kaybetti ya da aday olmadı diyelim. Kendisine ne söz verildi bilmiyoruz. Tugay, AK Parti adayı olarak yarın seçim kaybedebilir. Murat Kurum da kaybetti, ödüllendirildi de. Ödüllendirilmek için ise Hamza Dağ’ın aldığı oy var. Onun üstüne çıkması gerekiyor. Gerisine düşerse Tugay’a yazar. Hizmete odaklanması lazım. Hesaplaşmayı, ilçe belediye başkanları üzerine kamçı şaklatmayı, bürokrat değiştirmeyi bırakması lazım. Dört-beş kez değişen koltuklar var. İzmir’in sorunlarına çözüm üretirse, çöp, trafik, körfez temizliği gibi konularda ilerlemeler olursa Tugay’ın yelkenleri şişebilir.

Cemil Tugay saf bir adam değil. Çok kurnaz birisi. Ne zaman, nerede, hangi pozisyonda hangi hamleyi yapması gerektiğini biliyor. Şanslı biraz. Dersimli Kemal döneminde Dersimli Cemil oldu. 5’li çete meselesi üzerinden üstü çizildi. Sonra Vanlı Cemil oldu, Özel için doğu turunda ikna turuna çıktı. Bir ara Bucalı oldu. Bir sürü yerli. Şimdi de ‘AK Parti, kimsesizlerin kimsesidir’ mottosu ile Türkiye’nin en güçlü kişisinin yanında pozisyon aldı. Konuyla ilgili olarak, bu saatten sonra Tugay’a operasyon, Sayıştay hadi gelsin bakalım. Kendi şansını, İzmir’in şansına dönüştürmek istiyorsa, öfkeyi dönüştürmek istiyorsa çalışması lazım.

İRFAN ÖNAL TEBRİĞİ HAK EDİYOR

AK Parti kapıları açarsa gidebilecek ilçeler sayılıyor. Başkanlarla görüşmedim ancak Tugay’ın etkisi ile Kiraz, Bergama, Tire, Kınık, Bayındır ile merkezden konuşulan ilçeler var. Seferihisar başkanvekiline çok güldüm. ‘Geçeceğimden bir benim haberim yok’ şeklinde konuştu. Karaburun dahil bir çok isim konuşuluyor. Tugay ile ilişkilenme üzerinden konuşuyor.

Süreçte YENİ Parti’nin Bayraklı Başkanı İrfan Önal net tavır koydu. Önal tebriği hak ediyor. Operasyondan bir gün sona partiye olması mesajdı. Bornova, Torbalı, Konak ile ilgili söylentiler oluşsa da oralarda sıkıntı yok. Karabağlar’da bir iddia vardı fakat pek ciddiye almadım. Orada AK Parti’nin yerel unsurları ile sürtüşmesi var. O anlamda da problem olmuş olabilir. Bunlar bile büyükşehir meclisindeki tehdit edecek sonuçlar doğurabilir. Başkanlar birer ikişer meclis üyesi de götürecek. İzmir’deki fotoğraf evlere şenlik hale bürünecek.

Kaynak / Yazar: HABER MERKEZİ