Dokuz haftalık hasret bitiyor, Balıkesirspor nihayet evine dönüyor. Şimdi tribünleri doldurma, kırmızı-beyaz sevdaya sahip çıkma ve bu şehrin takımına hak ettiği değeri gösterme zamanı!
Bazı hasretler vardır, takvim yaprakları değiştikçe büyür. Bazı bekleyişler vardır, kavuşma anı yaklaştıkça insanın yüreğinde heyecan fırtınaları koparır. İşte Balıkesirspor için tam da böyle bir haftadayız. Dokuz haftadır süren gurbet, nihayet sona eriyor. Kırmızı-beyazlılar, şehrin 10 numaralı plakasıyla özdeşleşen 10. haftada kendi evinde, kendi sahasında, kendi taraftarının önünde sahaya çıkıyor.
Vuslat vakti geldi!
Sezon başından bu yana Balıkesir Atatürk Stadyumu’nda devam eden zemin yenileme, bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle iç saha maçlarını İzmir Aliağa ve Manisa Soma’da oynamak zorunda kalan Balıkesirspor, 7 Kasım Cumartesi günü Gaziemir karşısında nihayet evine dönüyor.
Dokuz hafta boyunca deplasman yollarında geçen bir sezon başlangıcı… Kendi sahasında oynaması gereken maçlarda bile kilometrelerce yol katetmek zorunda kalan futbolcular, teknik heyet ve taraftarlar…
Üstelik mesele yalnızca futbolcuların yolculuğu da değildi. Takımına destek olmak isteyen taraftarlar, otobüslere doluştu, kilometrelerce yol yaptı. Yağmur, çamur, mesafe demeden kırmızı-beyazlı formanın peşinden gitti. Çünkü taraftarlık biraz da budur. Skor tabelasına bakmadan, şartları sorgulamadan, sevdiğinin yanında durabilmektir.
Şimdi o taraftarın kavuşma zamanı.
***
ŞAMPİYONLUK HAYALİ HALA MASADA..
Gelelim sahadaki mücadeleye…
Mert Alper Acar başkanlığında yeni bir hedef, yeni bir heyecan ve şampiyonluk parolasıyla sezona başlayan Balıkesirspor, yıllardır özlemini çektiği üst liglere yeniden ulaşmak istiyor.
Sezon başında yapılan transferler, kadroya katılan isimler ve ortaya konulan futbol, taraftarda ciddi bir beklenti oluşturdu. Uzun zamandır özlenen, rakip kaleye gitmekten çekinmeyen, gol yemiş olsa bile pes etmeyen, mücadeleyi son düdüğe kadar sürdüren bir Balıkesirspor izliyoruz.
Nesine 3. Lig 2. Grup’ta ilk üç maçını kazanarak lige fırtına gibi başlayan Bal-Kes, sonrasında Eskişehir ve Biga karşısında aldığı mağlubiyetlerle bir miktar sendeledi. Ancak Akşehirspor ve Altay galibiyetleriyle yeniden ayağa kalkmayı bildi.
Etimesgutspor ve Bursa Yıldırımspor karşılaşmalarında gelen beraberlikler ise takımın üzerindeki soru işaretlerini tamamen ortadan kaldırmadı.
Ancak dokuz hafta sonunda hanesine yazdırdığı 17 puanla Balıkesirspor hala şampiyonluk yarışının içinde. Üstelik önünde oynanacak çok sayıda karşılaşma, telafi edilecek puanlar ve yazılacak yeni bir hikaye var..
Futbolda dünün hesabı yapılır ama yarın için mücadele edilir. Şampiyonluk dediğimiz şey de zaten biraz inanç, biraz sabır, biraz da istikrardır.
Balıkesirspor’un ihtiyacı olan şey tam olarak bu!
***
BU TAKIM SADECE 11 FUTBOLCUDAN İBARET DEĞİL!
Kim ne derse desin, Balıkesirspor bu şehrin markasıdır.
Bir şehrin hafızasında futbol takımlarının yeri başkadır. Çocukluğumuzun anıları, babamızla gittiğimiz maçlar, tribünde atılan tezahüratlar, son dakikada gelen goller, kaçan şampiyonluklar ve yeniden ayağa kalkma hikâyeleri…
Balıkesirspor, bütün bunların ortak paydasıdır.
Bu takımın arkasında yalnızca futbolcular, teknik heyet ve yönetim yok. Bu takımın arkasında bir şehir var. En azından olması gereken bu!
Dolayısıyla Balıkesirspor’un başarısı yalnızca kulüp yönetiminin veya futbolcuların sorumluluğuna bırakılamaz. Bu şehrin siyasetçisi, bürokratı, iş insanı, esnafı, sivil toplum kuruluşları ve sporseverleri de bu hikayenin bir parçası olmalı.
Bir şehrin markasına sahip çıkmak, sadece güzel günlerde fotoğraf vermekle olmaz. Zor zamanlarda da yanında durabilmek gerekir. Vefa biraz da budur.
Bugün Balıkesirspor’un ihtiyacı olan şey tribünlerdeki o eski coşkunun yeniden canlanmasıdır. Atatürk Stadyumu’nun kırmızı-beyaza bürünmesi, tribünlerden yükselen sesin sahadaki futbolcuya güç vermesidir.
***
BU ŞEHRİN TAKIMI DAHA FAZLASINI HAK EDİYOR!
Açık konuşalım; Balıkesirspor’un hak ettiği yer 3. Lig değildir. Bu camianın, bu şehrin ve bu taraftarın hedefi çok daha yukarılar olmalıdır.
Elbette bunun yolu sadece istemekten geçmiyor. Doğru yönetim, doğru kadro, ekonomik istikrar, sportif başarı ve en önemlisi şehir desteği gerekiyor.
Ancak bütün bunların temelinde bir inanç olmalı. Başarabileceğimize inanmalıyız.
Cumartesi günü hava güzel, maç saati 19.00. Yani tribünlere gelmek için bahane aramaya gerek yok. İşimizi gücümüzü ayarlayalım, ailemizle, çocuklarımızla, arkadaşlarımızla Atatürk Stadyumu’nun yolunu tutalım.
Siyasetçisiyle, bürokratıyla, iş insanıyla, esnafıyla, genciyle, yaşlısıyla…
Herkes yerini alsın!
Çünkü bu maç sadece Gaziemir karşısında oynanacak 90 dakikalık bir mücadele değil. Bu maç, Balıkesir’in kendi takımına ne kadar sahip çıktığının da göstergesi olacak.
Şimdi tribünlerde birlik olma zamanı. Şimdi kırmızı-beyaz sevdayı yeniden ayağa kaldırma zamanı.
Haydi Balıkesir!
Dokuz haftalık hasret bitti. Gurbet sona erdi. Bal-Kes yuvasına döndü.
Şimdi sıra bizde…
Çünkü bazı sevdalar formayla başlar, ömür boyu sürer. Ve Balıkesirspor, bu şehrin bitmeyen sevdasıdır.





