Okuduğunuzda bu da neyin nesi diyebilirsiniz.
Bu tepkiniz son derece yerinde, zira bu terimi ilk kez gördünüz.
“Napolyon Tuzağı” terimi patenti bana ait olan bir terim ve ben bu terimi ilk kez burada kullanıyorum, ilk kez burada dillendiriyorum.
Ne mi anlatmak istiyorum?
Merak etmeyin az sonra öğreneceksiniz.
BAL TUZAĞI…
Çok sevdiğim bir istihbarat deyimidir.
Adından da anlaşılacağı gibi bir tuzaktır ve çok etkili olduğu için de istihbarat savaşlarında en çok kullanılan yöntemlerden biridir.
Bu tuzakta önce hedef kişiyi belirlersiniz.
Sonrasında bu hedef kişiye reddedemeyeceği bir kadın musallat edersiniz.
Hedefi tuzağa düşürdükten sonra da elde ettiğiniz ilişki ve görüntüler üzerinden tehdit ve şantaja başlar, kişiden istediğiniz iş birliğini, bilgi ve belgeleri talep edersiniz.
Tarih böylesi operasyon örnekleriyle doludur.
Kadına zaafı olan nice istihbaratçı bu tür tuzaklara düşmüştür.
Etkili bir yöntemdir tuzağa düşürdüğünüz an mutlaka sonuç alırsınız.
Şimdi gelelim bir başka istihbarat tuzağına…
PARA PARA PARA…
Herkesin bildiği tarihe geçmiş bir söz vardır.
Para, para para…
Hani şu Napolyon’a ait olan.
Konumuz istihbarat operasyonları bu da nereden çıktı diyebilirsiniz ya da konuyu açtığımıza göre istihbarat operasyonlarında acaba “Napolyon Tuzağı” diye bir tuzak mı var diye düşünebilirsiniz.
Hemen söyleyeyim tuzak vardı ama adı yoktu.
O eksiği de ben kapattım ve bu yolla kurulan tuzaklara “Napolyon Tuzağı” adını verdim.
Bence oldu…
PARAYA TAPANLAR…
İstihbarat savaşlarında karşınıza kadına zaafı olan kişilerin çıkması gibi paraya zaafı olan, akçeli işlere meyli olan kişilerin de çıkması olasıdır.
Bu tür kişilere bir şekilde paranın ucunu gösterir, onları büyük kazanç elde edecekleri alanlara çeker ve paraya tapan bu kişilikler üzerinden oyunu kurarsınız.
Bu oyunda zayıf karakterler ikiye ayrılır.
Bir kısmı girdiği oyunun ve bu oyun sonunda alacağı risklerin, yapacağı ihanetin farkındadır. Dolaysıyla her şeyi bilerek yapar ve doğrudan işin içindedir.
Haram-helal, vatan-ihanet gibi kavramları olmayan diğer kısım ise işin sonunu tahmin etse de paraya taptığı, para her şeyin üstünde olduğu için dolaylı olarak oyunda rol alır.
Ama her iki kesimde Napolyon Tuzağı’nı kuran kişilerin işine gelir.
Buradan nereye varalım.
Buradan Türkiye‘de son yılların en büyük operasyonlarından olan FON meselesine varalım.
DEVLETE OPERASYON…
Sonda söyleneceği başta söyleyeyim FON olayı son yılların en büyük operasyonudur.
İçinizden “bunu da dış güce bağlamayalım” diyenler olabilir.
Fikir ve görüşlere saygı duyarım ama buna katılmam zira bu gerçekten seçim öncesi devlete çekilen büyük bir operasyondur.
Peki bu iktidar kanadı dahli, tezgâhın içinde olanlar, milletin parasını hortumlayanlar yalan mı?
Elbette değil ancak burada bu gerçekle birlikte şu gerçeği de görmek ve sorgulamak zorundayız.
Erdoğan‘a dolaysıyla devlete kurulan bu tuzağa düşenleri, paraya tamah edenleri, inandığı değerlere ihanet edenleri bu büyük tuzağa çeken güç nerede.
Ya da bir başka deyişle bal tuzağından örnek vermek gerekirse bu bal kovanını ortaya getiren kim.
Biz esas olarak bunu sorgulamalıyız.
Bizim işimiz kuklalarla değil kuklacıyla olmalı.



