22 Temmuz 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Dünya Almanya'da Müslümanlar, ayrımcılığın en fazla hedefi haline geliyor!

Almanya'da Müslümanlar, ayrımcılığın en fazla hedefi haline geliyor!

Almanya'da yapılan son araştırmaya göre, Müslümanların %28,6'sı ve başörtülü kadınların %38,5'i ayrımcılığa maruz kaldığını ifade etti. Bu veriler, ülkede ayrımcılık sorununun hala ciddi bir şekilde devam ettiğini gösteriyor. Müslümanların ve başörtülü kadınların yaşadığı bu sorunlar üzerine çözüm arayışları devam etmektedir.

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Almanya'da yapılan bir araştırma, ülkede yaşayan sekiz kişiden birinin son bir yıl içinde ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya koydu. Bu, nüfusun yüzde 13,1'i, yani 11 milyon kişi anlamına geliyor.

Ayrımcılık riski göçmen kökenlilerde ve özellikle Müslümanlarda daha da artıyor. Ayrımcılık deneyimi yaşayanların oranı göçmen kökenlilerde yüzde 21'e, Müslümanlarda yüzde 28,6'ya yükseliyor. Özellikle de başörtülü kadınlar ayrımcılıktan etkileniyor. Başörtülü kadınların yüzde 38,5'i, son 12 ay içinde ayrımcılığa maruz kaldığını belirtiyor.

Tüm bu rakamlar, Alman hükümetinin Ayrımcılıkla Mücadele Sorumlusu Ferda Ataman'ın Berlin'de sunduğu rapora ait. Yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı anketlere dayanan araştırma verileri, korona pandemisi nedeniyle pek çok faaliyetin aksadığı 2022 yılına dayandığı için şu anki verilerin daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Çocuk pusetinde arama
Ataman, raporun sunumunda Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesine yapılan başvurulardan çarpıcı örnekler de verdi. Örneklerden biri, bir süpermarkete pusetin içindeki çocuğuyla birlikte alışverişe giden Sarah'ya ait. Siyah tenli kadın, market çalışanının yanına gelerek birden çocuk arabasını aramaya başladığını aktarmış. İzin istemeden, herhangi bir gerekçe göstermeden. Ataman, kadının sorusu üzerine market çalışanının "Üzgünüm ama daha kısa bir süre önce sizin gibi biri burada hırsızlık yaptı" dediğini belirtti.

Daire'ye başvuran bir diğer kişi, Muhammed. Ataman'ın aktardığına göre ev ararken sorunlar yaşayan ve sonunda kendine uygun bir ev ilanı gören Muhammed, ev sahibini arıyor. Ev sahibi, kısa bir duraklamanın ardından yeniden adını soruyor ve ardından evin maalesef kiraya verildiğini söylüyor. Ancak kısa bir süre sonra aynı numarayı arayan Muhammed'in Alman arkadaşı Klaus, evi görmek için randevu almayı başarıyor.

Tam da benzer bir olayda Federal Adalet Mahkemesi, ev ararken ayrımcılığa uğrayan Pakistan asıllı bir kadının açtığı davada Ocak ayında karar açıklayarak emlakçıyı ayrımcılıktan 3 bin euro tazminata mahkûm etmişti. Pakistanlı Humaira Waseem, evi görmek için kendi ismiyle emlakçıya yaptığı başvurudan ret yanıtı almış, ardından iki kez farklı Alman adlarıyla başvurunca iki başvuruya da olumlu cevap gelmişti.En önemli rolü köken ve ırkçı önyargılar oynuyor
Ayrımcılığa uğradığını belirtenlerin yüzde 42 ile en büyük bölümü, bunda kökenlerinin ve ırkçı önyargıların rol oynadığını düşünüyor. Yüzde 24'lük kesim ise cinsiyetinden dolayı ayrımcılık yaşadığı görüşünde. Bu grupta çoğunluğu kadınlar oluşturuyor.

Ferda Ataman, ayrımcılığın Almanya'da münferit vaka değil, kitlesel bir olgu olduğunu belirterek toplumun tam ortasında; okulda, iş yerinde, ev ararken, alışveriş yaparken yaşandığını vurguladı.

Ayrımcılığın istihdam piyasasına, toplumsal yaşama katılıma, sağlığa, toplumsal birliğe uyulan inanca ve Almanya'ya bağlılık hissine olumsuz etkileri bulunduğuna dikkat çeken Ataman, Almanya'nın ayrımcılığa karşı mücadelede atması gereken daha çok adım olduğunu kaydetti. Başkanlığını yaptığı dairenin sadece danışmanlık hizmeti verdiğini, örneğin Belçika'da ise makamların mağdurlara hukukî koruma sağlayabildiğini belirten Ataman, İngilizce konuşulan ülkeler ve İskandinav ülkelerinde günlük yaşamdaki ayrımcılığın Almanya'dakinden çok daha az olduğunu belirtti.

Mağdurların sadece yüzde 3'ü hukukî yollara başvuruyor
Almanya'da dış görünüşe dayalı ayrımcılık, Genel Eşit Muamele Yasası (AGG) uyarınca 20 yıldır yasak. Ama bunun mağdurlara pek bir yararı olmuyor. Ankete katılan ve ayrımcılığa uğradığını söyleyenlerin yarısından fazlası ayrımcı muamele karşısında hiçbir şey yapmadığını belirtiyor.

Yüzde 30'luk kesim, en azından kendisine yönelik muamelenin ayrımcılık olduğu tepkisini açık bir şekilde verirken resmi makamlara ya da danışmanlık merkezlerine başvuranların oranı yüzde 13 ve hukukî yollara başvuranların oranı yüzde 3'te kalıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *