14 Ekim 2026, Çarşamba
Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

Dünyanın en gizemli kitabını yüzyıllardır yanlış mı okuyoruz?

Yüzyılı aşkın süredir çözülemeyen Voynich el yazması hakkında yapılan yeni bir araştırma, eserin sayfalarının yanlış sırayla ciltlenmiş olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, gizemli kitabın başlangıçta farklı bir yapıda hazırlandığını ve bugünkü düzeninin özgün metni yansıtmadığını düşünüyor.

Dünyanın en gizemli kitabını yüzyıllardır yanlış mı okuyoruz?

Yüzyılı aşkın süredir çözülemeyen Voynich el yazmasının sırrı, metnin içeriğinden önce sayfalarının sıralanışında yatıyor olabilir. Araştırmacılar, 15. yüzyıldan kalma gizemli eserin başlangıçta bugün bildiğimiz kitap biçiminde hazırlanmadığını ve sonradan yapılan ciltleme işleminin orijinal düzenini değiştirmiş olabileceğini ortaya koydu. Bu bulgu, el yazmasının neden hala çözülemediğine ilişkin yeni bir açıklama sunuyor.

1912 yılında Polonyalı kitap satıcısı Wilfrid Voynich tarafından keşfedilen eser, bilinmeyen bir dilde yazılmış metinleri ve alışılmadık çizimleriyle tanınıyor. Sayfalarında tanımlanamayan bitkiler, tuhaf hayvanlar, ejderhalar, kaleler ve karmaşık astrolojik semboller var. Metnin dil yapısı doğal dillere benzese de şimdiye kadar yapılan çalışmalar yazıların anlamını ortaya çıkaramadı.

Yale Üniversitesi Kütüphanesi’ne göre el yazması altı ana bölümden oluşuyor. Bunlar bitki çizimleri, astronomik tasvirler, banyo sahneleri, kozmolojik madalyonlar, eczacılıkla ilgili görseller ve yıldız benzeri çiçeklerle işaretlenmiş tarifleri kapsıyor. Eserin tarihlendirilmesi için yapılan karbon analizleri, sayfalarda kullanılan hayvan derilerinin 1404 ile 1438 yılları arasına ait olduğunu gösteriyor. Bilinen ilk sahiplik kayıtları ise Kutsal Roma İmparatoru II. Rudolf’un çevresine kadar uzanıyor.

Sayfalar yüzyıllardır yanlış sırayla okunuyor olabilir

Araştırmacılar Colin Layfield ve Lisa Fagin Davis, el yazmasının yapısını incelemek için Latent Semantic Analysis (Örtük Anlamsal Analiz) adı verilen istatistiksel bir yöntem kullandı. Bu teknik, büyük metinlerde kelimeler arasındaki anlamsal ilişkileri belirlemeye dayanıyor. Araştırmada Voynich el yazması, Aberdeen Bestiary ve Speculum Humanae Salvationis gibi yapısı bilinen tarihi eserlerle karşılaştırıldı. Sonuçlar, Voynich’in başlangıçta geleneksel kitaplarda olduğu gibi defterler halinde dikilmek üzere hazırlanmadığına işaret etti.

Araştırmacılara göre eser, belirli bir sırayla okunması gereken çift yapraklardan oluşan daha farklı bir düzene sahipti. Ancak sayfaların sonradan ciltlenmesi sırasında bu düzen bozulmuş olabilir.

Bu ihtimali destekleyen ayrıntılar çizimlerde de görülüyor. Bazı illüstrasyonların kitabın ortasından karşı sayfaya devam etmesi beklenirken, çizimlerin devamı başka sayfalarda bulunuyor. Sayfa sıralamasındaki benzer tutarsızlıklar da mevcut cildin eserin ilk düzenini yansıtmadığı düşüncesini güçlendiriyor.

El yazmasını birden fazla kişi hazırlamış olabilir

Araştırmanın bir başka sonucu da eserin yazarlığıyla ilgili. Voynich el yazmasının tek bir kişi tarafından hazırlandığı yönündeki görüşe karşılık, yeni analizler birden fazla kişinin katkıda bulunduğu ortak bir çalışma olabileceğini gösteriyor. Lisa Fagin Davis, özellikle kadın üreme sistemini andıran çizimlerin ve halk bilgisiyle ilişkilendirilen unsurların dikkat çekici olduğunu belirtti. Araştırmacı, el yazmasının kadınlar arasında nesilden nesile aktarılan bilgileri içeren bir kitap koleksiyonu olabileceğini öne sürüyor. Ancak bu yorum henüz kesin olarak kanıtlanmış değil.

Çalışmaya göre eser, Geç Gotik dönemde, 1400 ile 1500 yılları arasında yalnızca bir kez ciltlenmiş. Bu işlemin sayfaların özgün sıralamasını değiştirdiği düşünülse de aynı ciltleme, el yazmasının yüzyıllar boyunca korunmasını sağlamış olabilir.

Digital Medievalist (Dijital Orta Çağ) dergisinde yayımlanan araştırma, Voynich el yazmasının bilinmeyen dilini çözmüyor. Ancak metni anlamak için yalnızca kelimelere ve sembollere değil, sayfaların ilk hazırlanış biçimine de odaklanmak gerekebileceğini gösteriyor.