Türkiye İstatistik Kurumu‘nun (TÜİK) ekim ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fiyat artışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Yılmaz, fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini ve enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere indirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
TÜİK verilerine göre ekim ayında tüketici fiyatları bir önceki aya kıyasla yüzde 2,58 artarken, yıllık enflasyon yüzde 29,77 olarak gerçekleşti.
Verileri değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politika yaklaşımımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Enerji fiyatlarının enflasyona etkisine dikkat çekti
Küresel gelişmelerin yurt içi fiyatlara yansımasına değinen Yılmaz, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yükselen enerji fiyatlarının üretim ve lojistik maliyetlerini artırarak enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtti.
Gıda fiyatlarındaki gelişmelere de dikkat çeken Yılmaz, taze meyve ve sebze fiyatlarındaki artışın etkisiyle gıda grubunda yıllık enflasyonun yüzde 27,7 seviyesinde yatay seyrettiğini bildirdi.
Yeni sezona geçişle birlikte giyim ve ayakkabı fiyatlarında yaşanan yükselişin temel mal grubuna yansıdığını ifade eden Yılmaz, bu grupta yıllık enflasyonun yüzde 16,7 olduğunu aktardı.
Hizmet sektöründe ise kira enflasyonundaki iyileşmenin sürdüğünü belirten Yılmaz, yıllık hizmet enflasyonundaki düşüşün devam ettiğini kaydetti.
“Enflasyonla mücadelemizi çok yönlü yürütüyoruz”
Küresel ve bölgesel belirsizliklerin ekonomik faaliyetler ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkilerini yakından değerlendirdiklerini vurgulayan Yılmaz, para, maliye ve gelirler politikaları arasındaki koordinasyonun güçlendirildiğini ifade etti.
Yılmaz, “Küresel ve bölgesel gelişmelerin fiyatlar üzerinde oluşturabileceği baskıların yanı sıra bu belirsizliklerin iktisadi faaliyet ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkilerini de dikkate alarak enflasyonla mücadelemizi çok yönlü bir politika çerçevesinde yürütüyoruz” dedi.
Bu süreçte dış kaynaklı dalgalanmaların Türkiye ekonomisine etkilerini sınırlandırmayı ve makroekonomik istikrarı desteklemeyi amaçladıklarını belirtti.
Tarım, enerji ve konutta yeni adımlar
Fiyat istikrarını desteklemek amacıyla yapısal düzenlemelere ağırlık verdiklerini açıklayan Yılmaz, üretim kapasitesinin artırılması ve maliyet baskılarının azaltılmasının öncelikler arasında bulunduğunu söyledi.
Bu kapsamda tarımsal üretimde planlama ve verimliliğin geliştirilmesi, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, konut arzının artırılması ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi üzerinde çalışıldığını aktardı.
“Enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere düşürmeyi hedefliyoruz”
Ekonomi programının uzun vadeli hedeflerine de değinen Yılmaz, enflasyondaki düşüşün vatandaşların alım gücüne kalıcı biçimde yansımasını amaçladıklarını belirtti.
Yılmaz, “Enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere düşürme hedefimiz doğrultusunda, ekonomimizde öngörülebilirliği artıran ve sürdürülebilir büyümenin temellerini güçlendiren politikalarımızla sağlayacağımız kazanımları vatandaşlarımızın alım gücüne ve yaşam standartlarına kalıcı biçimde yansıtmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politika yaklaşımımızı sürdürüyoruz. Tüketici enflasyonu Ekim ayında yüzde 2,58 oranında gerçekleşmiş, yıllık enflasyon ise yüzde 29,77 seviyesinde yatay seyretmiştir. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle küresel enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, üretim ve lojistik maliyetleri kanalıyla yurt içi fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir. Gıda grubu yıllık enflasyonu taze meyve ve sebze fiyatlarındaki yükselişle yüzde 27,7 seviyesinde yatay seyrederken, yeni sezona geçişin etkisiyle yükselen giyim ve ayakkabı fiyatlarının da etkisiyle temel mal grubu yıllık enflasyonu yüzde 16,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Hizmet grubunda ise kira enflasyonundaki iyileşme devam ederken, yıllık hizmet enflasyonu da düşüşünü sürdürmüştür. Küresel ve bölgesel gelişmelerin fiyatlar üzerinde oluşturabileceği baskıların yanı sıra bu belirsizliklerin iktisadi faaliyet ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkilerini de dikkate alarak enflasyonla mücadelemizi çok yönlü bir politika çerçevesinde yürütüyoruz. Para, maliye ve gelirler politikaları arasındaki koordinasyonu güçlendirerek dışsal dalgalanmaların ekonomimize etkilerini sınırlamaya ve makroekonomik istikrarı desteklemeye odaklanıyoruz. Bu kapsamda, fiyat istikrarına yönelik politikalarımızı üretim kapasitesini artıran, arz koşullarını iyileştiren ve maliyet baskılarını azaltan yapısal adımlarla tamamlıyoruz. Özellikle tarımsal üretimde planlama ve verimliliğin geliştirilmesi, enerji arzının çeşitlendirilmesi, konut arzının artırılması ve lojistik altyapısının iyileştirilmesi yoluyla fiyat istikrarını destekleyecek daha güçlü bir üretim ve arz yapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere düşürme hedefimiz doğrultusunda, ekonomimizde öngörülebilirliği artıran ve sürdürülebilir büyümenin temellerini güçlendiren politikalarımızla sağlayacağımız kazanımları vatandaşlarımızın alım gücüne ve yaşam standartlarına kalıcı biçimde yansıtmayı hedefliyoruz.
— Cevdet Yılmaz (@_cevdetyilmaz) November 3, 2026





