Ekrem Abi Site matbahis giriş
23 Eylül 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Ekonomi SGK Başuzmanı İsa Karakaş açıkladı: Yaş beklemeden emekli olmak mümkün mü?

SGK Başuzmanı İsa Karakaş açıkladı: Yaş beklemeden emekli olmak mümkün mü?

SGK Başuzmanı İsa Karakaş, köşe yazısında yaş şartı olmadan emeklilik imkânı sunan malullük aylığını ele aldı. Çalışma gücünü önemli ölçüde kaybeden sigortalılar için uygulanan sistemde, yalnızca hastalık tanısı yeterli olmuyor. Karakaş, sağlık raporundan prim gününe kadar malulen emeklilikte bilinmesi gereken kritik şartları sıraladı.

5 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Erken emeklilik, milyonlarca çalışanın yakından takip ettiği konular arasında yer alırken, SGK mevzuatında yaş şartı aranmadan aylık bağlanabilen bazı durumlar bulunuyor.

Bunlardan biri de çalışma gücünü kaybeden sigortalılara tanınan malulen emeklilik hakkı.

Türkiye Gazetesi'ndeki köşe yazısında malullük aylığına ilişkin merak edilenleri değerlendiren SGK Başuzmanı İsa Karakaş, malulen emeklilikte en önemli unsurun SGK tarafından yapılan değerlendirme olduğunu vurguladı.

Karakaş'a göre bir hastalığın bulunması ya da kişinin sağlık sorununu beyan etmesi, tek başına malulen emekli olmak için yeterli değil.Çalışma gücünde yüzde 60 kayıp şartı aranıyorMalulen emeklilikte temel kriter, sigortalının çalışma veya meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60'ını kaybettiğinin tespit edilmesi olarak öne çıkıyor.

Bu tespitte karar yetkisi SGK Sağlık Kurulu'na ait bulunuyor.

Sağlık sorunlarının maluliyet kapsamına girip girmediği, ilgili mevzuat ve sağlık raporları doğrultusunda değerlendiriliyor.

Karakaş, onkoloji, psikiyatri, kalp rahatsızlıkları, organ yetmezliği ve benzeri ciddi sağlık sorunlarının maluliyet değerlendirmelerinde öne çıkan alanlar arasında bulunduğunu belirtti.

Ancak her hastalık ve her vaka için ayrı değerlendirme yapılması gerekiyor.

Malul sayılmak tek başına maaş bağlanması anlamına gelmiyorKarakaş'ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri de malul sayılmanın tek başına aylık bağlanması için yeterli olmaması.

Malullük aylığı için sağlık şartlarının yanı sıra sigortalılık ve prim koşullarının da karşılanması gerekiyor.

Temel uygulamada sigortalının:En az 10 yıldır sigortalı olması,En az 1800 gün prim ödemiş olması gerekiyor.

Ancak başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan kişiler için önemli bir istisna bulunuyor.

Bu durumda 10 yıllık sigortalılık süresi aranmıyor, 1800 gün prim şartının sağlanması yeterli oluyor.

Başvuru sırasında sigortalının çalıştığı işten ayrılmış olması veya iş yerini kapatmış bulunması da şartlar arasında yer alıyor.

Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılar için ise SGK'ya prim borcunun bulunmaması gerekiyor.

Memurlar için farklı kurallar uygulanabiliyorMalulen emeklilik uygulamasında sigortalının statüsü de önem taşıyor.

Karakaş, 4/1-c kapsamındaki devlet memurları açısından mevzuatta farklı düzenlemeler bulunduğunu aktardı.

Memurların çalışma gücünün yüzde 60'ını kaybetmesi veya görevini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü yitirmesi durumunda maluliyet süreci gündeme gelebiliyor.

Ancak kişinin sağlık durumu, görevine devam edip edemeyeceği ve başka bir göreve atanma imkânı gibi unsurlar da ayrıca değerlendiriliyor.

Karakaş, farklı sigortalılık statülerine geçiş yapan kişiler açısından kazanılmış hakların bazı şartlar altında korunabildiğine de işaret etti.

Hastalık raporlarında süreler de önem taşıyorKöşe yazısında hastalık izinleri ve rapor sürelerine ilişkin ayrıntılara da yer veren Karakaş, raporlu geçirilen her sürenin doğrudan malullük hesabına dahil edilmediğini belirtti.

Mevzuata göre bazı hastalık gruplarında daha uzun izin süreleri uygulanabiliyor.

Kanser, verem ve ruh sağlığıyla ilgili bazı hastalıklarda izin süreleri farklı kurallara tabi tutulurken, hastalığın niteliğine göre bu sürelerin uzatılması da mümkün olabiliyor.

Aynı hastalık nedeniyle farklı zamanlarda alınan raporların nasıl değerlendirileceği de önem taşıyor.

Raporlar arasındaki sürenin uzunluğu ve hastalığın tekrar edip etmediği, hesaplamada etkili olabiliyor.İsa Karakaş yazısında süreleri şu şekilde açıkladı:Kanser, verem ve akıl hastalıklarında izin süresi 18 aydır.

Diğer hastalıklarda izin süresi azami 12 aydır.

Gerekli görüldüğünde bu süreler bir katına kadar uzatılabilir.

TSK personeli için ağır hastalıklarda izin süresi azami 3 yıldır.

Geçici rahatsızlıklarda TSK personeli için sınır 2 yıldır.

Kesin tedavisi imkânsız hastalıklarda izin süresinin bitmesi beklenmez.

Yatarak tedavi süreleri hesaba katılır.

Görev sırasında kaza, saldırı veya meslek hastalığında iyileşene kadar izinlidir. 926 sayılı Kanun subay ve astsubaylar için ayrıdır.

Geçici hastalıklarda toplam iki yılı geçmez.

Kanser, tümör, verem, kronik böbrek, akıl-ruh hastalıklarında üç yılı aşmaz.

Görevden dolayı kaza veya saldırıda süreye bakılmaz. İyileşene kadar izinlidir.

Hastanede geçen süreler sıhhi izne sayılmaz.

Sıhhi izin hesabı basittir.

Aynı hastalıktan bir yıldan fazla ara vermeden alınan raporlar toplanır.

Farklı hastalıklar ayrı tutulur.

Bir yıldan fazla ara olursa eski raporlar düşer.

Doğum izinleri sıhhi izne girmez.

Aynı hastalıktan fasılalı raporlar toplam 25 ayı bulursa süre dolmuştur.

Arada bir yıldan fazla boşluk varsa sadece son dönem değerlendirilir.

Personel kanununa tabi olmayanlar için 657 hükümleri geçerlidir.

Nüks bir yıl içinde olursa süreler birleşir.

Statü değiştirince hak kaybolmuyorKarakaş'ın yazısında yer verdiği bir diğer önemli başlık ise sigortalılık statüsündeki değişiklikler oldu.

Buna göre, bir kişinin memuriyette malul sayılması ancak gerekli prim şartını o aşamada tamamlayamaması, her durumda hakkının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Kişinin daha sonra farklı bir sigortalılık statüsünde çalışarak gerekli koşulları sağlaması halinde, malullük durumunun devam etmesi gibi şartlara bağlı olarak yeniden değerlendirme yapılabiliyor.Öte yandan hem yaşlılık aylığına hem de malullük aylığına hak kazanan kişiler açısından da mevzuatta özel düzenlemeler bulunuyor.

Malulen emeklilikte en kritik nokta SGK'nın kararıİsa Karakaş'ın yazısında vurguladığı üzere, malulen emeklilik için yalnızca hastalık tanısı veya kişinin sağlık durumuna ilişkin beyanı yeterli olmuyor. Çalışma gücü kaybının SGK'nın yetkili sağlık kurulları tarafından mevzuata uygun şekilde tespit edilmesi, sürecin en önemli aşamasını oluşturuyor.

Malullük aylığı için sağlık şartlarının yanı sıra sigortalılık süresi, prim günü, çalışma durumunun sona erdirilmesi ve sigortalılık statüsüne ilişkin koşulların da birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu nedenle her sigortalının durumu, sağlık ve sosyal güvenlik geçmişine göre ayrı ayrı inceleniyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *