Kadıköy’ün yüksek tempolu futbol atmosferi, UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki Slavia Prag karşılaşması öncesinde yerini büyüleyici bir müzik dinletisine bıraktı. Yeşille sarı-lacivertin bir araya geldiği çimlerde yükselen tek bir ses, stadyumdaki binlerce taraftara unutulmaz anlar yaşattı. O sesin arkasındaki isim, müzik eğitimi ve tutkusuyla büyüleyen 11 yaşındaki ortaokul öğrencisi Eliz Dağdağan’dı.
MÜZİKLE BÜYÜYEN BİR YETENEK VE DRAMANIN SAHNE GÜCÜ
Altı yaşında piyano tuşlarıyla tanışan Eliz Dağdağan, yıllar içinde müzik yolculuğuna keman ve şan eğitimini de ekledi. Bilfen Filarmoni Orkestrası bünyesinde yetişen genç yetenek, sadece enstrüman çalmakla kalmayıp okul korosunda da aktif görev alıyor.
Büyük kitlelerin karşısına çıkarken soğukkanlılığını nasıl koruduğunu anlatan Dağdağan, müzik kadar tiyatro ve drama eğitiminin de kendisine güç verdiğini altını çiziyor. Drama sahnelerinde üstlendiği farklı roller, devasa stadyum baskısını yenmesini sağlayan en büyük yardımcısı oldu.
“FUTBOLU VE FENERBAHÇE’Yİ DEDEMDEN ÖĞRENDİM”
Eliz’in sarı-lacivert renklere olan tutkusu sıradan bir taraftarlığın ötesinde, aile bağlarına dayanıyor. Dedesinin maç günleri yaşadığı heyecanı ve karşılaşmaların ardından spor yorumlarını dikkatle takip edişini izleyerek büyüyen genç müzisyen, Fenerbahçe sevgisini dedesinden miras aldığını söylüyor.
Henüz 11 yaşında Kadıköy çimlerinde marş söyleme şansı yakalayan Eliz Dağdağan’ın zihnindeki en büyük hayal ise çok net: Sezon sonunda sarı-lacivertli ekibin kupa kaldırdığı o büyük şampiyonluk kutlamasında taraftarla tekrar kucaklaşmak.
BİN KİŞİLİK ORKESTRADAN KADIKÖY ÇİMLERİNE UZANAN SEÇİM
Uluslararası başarılara imza atan ve Berlin Filarmoni Sahnesi gibi saygın platformlardan davet alan Bilfen Filarmoni Orkestrası, dev kadrosundan bu özel akşam için sadece altı öğrenciyi seçti. Eliz Dağdağan; arkadaşları Esmenil Topçu, Teoman Sözer, Ela Çıkım, Bahar Ordu ve Eylül Elif Duruk ile beraber bu gururu aktardı.
Yalnızca iki toplu provayla dev maça hazırlanan altı kişilik öğrenci grubu, öğretmenlerinin desteği ve tribünlerin ritmine eşlik etmesiyle kusursuz bir uyum yakaladı. Kulübün resmi kanallarında da paylaşılan bu performans, stadyumu dolduran taraftarlarca ayakta alkışlandı.
EFSANEVİ MARŞIN HİKÂYESİ VE MAÇIN ARDINDAN KALANLAR
Eliz’in seslendirdiği ve Kadıköy’ü inleten “Yaşa Fenerbahçe” eseri, 1974 yılına uzanan derin bir geçmişe sahip. Melodisini “Eviva España”dan alan marşın Türkçe sözlerini Fecri Ebcioğlu kaleme almış, dönemin kaptanı Cemil Turan ve futbolcuları Beyaz Kelebekler eşliğinde stüdyoya girerek bu unutulmaz plağı doldurmuştu.
Saha içindeki skora gelince; Fenerbahçe, Slavia Prag karşısında Oğuz Aydın ve Mason Greenwood’un golleriyle öne geçse de konuk ekibin Lukas Provod ve Pavel Kačor ile verdiği karşılık sonucu mücadele 2-2’lik eşitlikle noktalandı. Ne var ki skor ne olursa olsun, maç öncesinde 11 yaşındaki Eliz Dağdağan ve arkadaşlarının sunduğu dinleti, gecenin en anlamlı anısı olarak hafızalara kazındı.
Kaynak / Yazar: HABER MERKEZİ



