deneme bonusu
23 Ağustos 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem AKP Türkiye'sinden manzaralar... Kırmızı ete ulaşamayan yurttaş kemiğe yöneldi

AKP Türkiye'sinden manzaralar... Kırmızı ete ulaşamayan yurttaş kemiğe yöneldi

Türkiye'deki ekonomik kriz gün geçtikçe derinleşiyor. Açlık sınırı 36 bin lirayı aşarken, kilogramı 1000 TL'yi bulan kırmızı ete ulaşamayan yurttaş kemiğe yöneldi. Eskiden bedelsiz verilen et kemikleri, kasap tezgâhlarında artık etiketle satılıyor. İşte ayrıntılar...

5 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Hayat pahalılığı ve gıda fiyatlarındaki artış, yurttaşın sofrasındaki et tüketimini her geçen gün daha da azaltıyor.

Kasaplarda bir dönem ücretsiz verilen kemikler artık para karşılığında satılırken, bazı işletmeler artan talebi karşılamak için dışarıdan kemik satın almaya başladı.

Kasapların anlattığı tablo, alım gücündeki erimeyi gözler önüne seriyor.

GIDA ENFLASYONU YÜZDE 37,53’E ULAŞTI Türkiye’de yüksek enflasyon, yurttaşın temel gıda ürünlerine erişimini her geçen gün daha da zorlaştırıyor.

TÜİK verilerine göre temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 31,75 olurken, gıda enflasyonu yüzde 37,53’e ulaştı.

Türk-İş’in aynı döneme ilişkin araştırmasında ise dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 36 bin 939 liraya yükseldi.

Yoksulluk sınırı 120 bin 325 liraya çıkarak rekor kırarken, tek başına yaşayan bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 47 bin 758 lira olarak hesaplandı. 28 bin 75 liralık asgari ücret ise açlık sınırının dahi altında kaldı.

KIRMIZI ETTE ÜRETİM DE GERİLEDİ Alım gücündeki düşüşün en belirgin hissedildiği ürünlerden biri ise kırmızı et oldu.

Kasaplarda kıyma ve kuşbaşının kilogram fiyatları 1000 lirayı aşarken, TÜİK’in üretim verileri de kırmızı et arzındaki gerilemeye işaret etti.

Türkiye’nin kırmızı et üretimi 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 tona geriledi.

Sığır eti üretimindeki düşüş ise yüzde 11,5 olarak kayıtlara geçti.

Et fiyatlarındaki yükseliş, kasapların tezgâhlarında da dikkat çekici bir değişime neden oldu. İstanbul’un farklı ilçelerindeki kasapların aktardığına göre, geçmişte müşterilere ücretsiz verilen ya da çoğunlukla değerlendirilmeden ayrılan kemiklere talep son dönemde belirgin biçimde arttı. “ETTEN ÇOK KEMİK GİDİYOR” BirGün'den Meral Danyıldız'ın haberine göre; Kağıthane’de 35 yıldır kasaplık yapan Recai Tapan, meslek hayatı boyunca kemik talebinin bu kadar arttığı bir dönem görmediğini söyledi.

Tavuk, kuzu ve dana kemiği sattığını belirten Tapan, geçmişte kemikleri müşterilerine yemek ve çorbalarda kullanmaları için ücretsiz verdiklerini anlattı.

Ancak ekonomik koşulların değişmesiyle birlikte talebin tersine döndüğünü belirten Tapan, “Et alamayan, tavuğu alamayan gelip tavuk kemiği kaynatıyor.

En azından yemeğine tat versin, et koksun diye dana kemiği kullanıyor” dedi.

Kemiklerin artık “yok sattığını” belirten Tapan, kendi dükkânında satılan etlerden çıkan kemiklerin talebi karşılamaya yetmediğini, bu nedenle dışarıdan kemik satın almaya başladıklarını söyledi.

Tapan, “Bugün bir kilo kıyma bin lira, kuşbaşı bin 200 lira olmuş. İnsanlar evine et alamayınca, en azından çoluk çocuk kemiğin vitaminini alsın diye uğraşıyor” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: BirGün KEMİK DE TEZGAHTA FİYATLANDI Kadıköy Hasanpaşa’daki kasaplarda da benzer bir tablo yaşanıyor. İşletmelerde tavuk kemiğinin kilogramı 50, kuzu kemiğinin 100, dana kemiğinin ise 120 liraya kadar satılıyor.

Bazı kasaplar kemikleri hâlâ ücretsiz verirken, artan talep nedeniyle bazı işletmeler ürünü dışarıdan temin ediyor. 15 yıldır kasaplık yapan Mert Sevinç de kemik talebindeki artışa dikkat çekti.

Mesleğe başladığı dönemde bugün satılan kemiklerin müşterilere ücretsiz verildiğini belirten Sevinç, yurttaşların artık eti alamadığı için daha düşük maliyetli alternatiflere yöneldiğini söyledi.

Sevinç, kuzu ve dana kemiklerinin özellikle çorba ve yemeklerde hazır bulyon yerine tercih edildiğini belirterek, “İnsanlar tenceresinde gerçek bir et lezzeti, et kokusu hissetmek istiyor.

Bunun için mecburen kemiği tercih ediyor” dedi.

BEYAZ ETTE DE ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ Kasap Sevinç’e göre ekonomik daralma yalnızca kırmızı et tüketimini etkilemiyor.

Beyaz ette de yurttaşların daha hesaplı alışveriş yöntemlerine yöneldiğini belirten Sevinç, eskiden iki-üç kilogram et alan müşterilerin artık dükkâna çok daha az uğradığını söyledi.

Yurttaşların bütün tavuk alıp parçalattığını ve tek tavuktan birkaç farklı yemek çıkarmaya çalıştığını anlatan Sevinç, “Ette alım gücü inanılmaz düştü” dedi.

Beşiktaş’ta kasaplık yapan Mustafa Özduran ise dükkânında kemikleri ücretsiz verdiklerini söyledi. Özduran, özellikle çorba yapmak isteyenlerin yanı sıra ekonomik nedenlerle kemik isteyen müşterilerin de bulunduğunu belirtti. “ESKİDEN TAT VERSİN DİYE ALIRDIK” Kasapların anlattığı değişim, yurttaşların mutfak alışkanlıklarına da yansıyor.

Evde hasta baktığını ve emekli aylığından başka gelirlerinin bulunmadığını belirten Kıymet Kılınç, et alışverişinde miktarı azaltmak zorunda kaldığını söyledi.

Kimi zaman kıyma yerine tavuk aldıklarını, onu da kilogramla değil daha küçük miktarlarda satın alabildiklerini anlatan Kılınç, çorba ve pilavlarda kullanmak üzere kemik de aldıklarını belirtti.

Kılınç, “Eskiden tat versin diye alırdık, şimdi insanlar sofrasında et göremiyor ki” diyerek yaşanan değişimi özetledi.

Kasaplarda da eskisi kadar müşteri olmadığını belirten Kılınç, geçmişte ücretsiz verilen kemiklerin artık ücret karşılığında satılmasının da ekonomik koşulların bir sonucu olduğunu söyledi. “ET YERİNE KEMİK DE ALMIYORUM” Ekonomik tablo, bazı yurttaşları ise eti tamamen sofradan çıkarmaya itiyor. 62 yaşında olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini söyleyen Birol Şencan, et alamadığında kemik satın almayı da tercih etmediğini belirtti. Şencan, “Bu millet eti nasıl yesin ki?

Bakın ben 62 yaşındayım ve hâlâ çalışmak zorundayım.

Et alamıyorum diye gidip yerine kemik falan da almıyorum.

Onun yerine hiç yemiyorum” dedi.

Yaklaşık bir yıldır kırmızı et tüketemediğini söyleyen Şencan, et yiyebildiği son dönemin Kurban Bayramı olduğunu belirterek, “O da ancak kurbandan kurbana, pay düşerse tüketebiliyorum.

Başka da bir şansımız yok” diye konuştu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *