Akdeniz'de mikroplastik kirliliği, 2026 yazında yeniden gündemin önemli çevre sorunlarından biri haline geldi.
Antalya, Mersin ve Adana kıyılarında yürütülen çalışmalar ile sahillerden gelen görüntüler, plastik atıkların deniz ekosistemindeki etkisini yeniden tartışmaya açtı.
Uzmanlar özellikle plastiklerin parçalanması sonucu oluşan çok küçük parçacıkların deniz yüzeyinde, kıyı şeridinde ve deniz canlılarının yaşam alanlarında birikebildiğine dikkat çekiyor.
Antalya Konyaaltı Plajı için dikkat çeken uyarıTürkiye'nin en çok ziyaret edilen plajlarından Antalya Konyaaltı Plajı, mikroplastik tartışmasının merkezindeki noktalardan biri oldu.
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
Mehmet Gökoğlu, bu yıl Konyaaltı'nda henüz berrak suya rastlamadıklarını söyleyerek vatandaşların su yüzeyinde "toz" olarak gördüğü parçacıkların plastik ve mikroplastikler olduğunu ifade etti.
Gökoğlu, şu sözleri kullandı: "Bu yıl Konyaaltı Plajı'nda henüz berrak suya rastlamadık.
Vatandaşlarımız 'Suyun içinde toz benzeri maddeler var, bunlar nedir?' diye soruyor.
Bunlar plastikler, mikroplastikler ve plastik parçacıklarıdır."Prof.
Dr.
Mustafa Öztürk: "Bu plajda yüzülmez"Konyaaltı Plajı'ndaki mikroplastik kirliliği konusunda bir diğer sert uyarı Prof.
Dr.
Mustafa Öztürk'ten geldi. Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Konyaaltı Plajı'nın mikroplastik kirliliğiyle kaplı olduğunu savunarak: "Bu plajda yüzülmez.
Plastikle kirlenmiş sahillerde yüzülmez." ifadelerini kullandı.Öztürk, mikroplastiklerin üzerinde hastalık taşıyıcı mikroorganizmaların bulunabileceğine dikkat çekerek özellikle çocuklar ve yaşlılar açısından temas ve yutma riskine karşı uyarıda bulundu.
Alanya kıyılarında da dikkat çeken sonuçlarMikroplastik kirliliğine ilişkin endişe yalnızca Konyaaltı Plajı ile sınırlı değil.
Alanya Belediyesi'nin desteğiyle yürütülen bilimsel saha çalışmasının sonuçlarında da dikkat çeken bulgular paylaşıldı.Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve İstanbul Politikalar Merkezi Sabancı Üniversitesi Araştırmacısı Prof.
Dr.
Sedat Gündoğdu, Alanya kıyılarındaki mikroplastik yoğunluğuna ilişkin sonuçları kamuoyuna açıkladı.
Akdeniz ortalamasının 60-65 katına ulaştıProf.
Dr.
Sedat Gündoğdu, Alanya'da gerçekleştirilen saha çalışmalarında bazı noktalarda ölçülen mikroplastik seviyelerinin dikkat çekici boyuta ulaştığını belirtti.
Gündoğdu'nun açıkladığı verilere göre bazı bölgelerdeki mikroplastik yoğunluğu Akdeniz'deki mevcut ortalamanın yaklaşık 60 ila 65 katına kadar çıktı.
Bu sonuçların ardından Akdeniz'deki plastik kirliliğinin yalnızca yerel bir çevre sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı."Acil durum ilan edilmeli"Akdeniz'deki mikroplastik sorunu hakkında konuşan Sedat Gündoğdu, mevcut tablo karşısında çok daha kapsamlı önlemlere ihtiyaç olduğunu belirtti.
Gündoğdu; Adana ve Mersin çevresinde faaliyet gösteren 140'tan fazla geri dönüşüm tesisinin etkili biçimde denetlenmesi, yasa dışı uygulamaların önüne geçilmesi ve tesislerde filtre sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Prof.
Dr.
Gündoğdu, kirliliğin boyutuna dikkat çekerek "acil durum ilan edilmesi" çağrısında bulundu.
Adana ve Mersin'deki tesislere dikkat çekildiAkdeniz plastik kirliliğinin kaynağı üzerine yapılan değerlendirmelerde Adana ve Mersin'deki katı atık ve geri dönüşüm tesisleri de gündeme geldi.
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, yapılan bilimsel çalışmada kirliliğin önemli bölümünün katı atık geri dönüşüm tesisleriyle bağlantısına işaret edildiğini belirterek, derelere ulaşan plastik atıkların yüzey akıntılarıyla farklı kıyılara taşınabildiğini söyledi.Özçelik, kirleticilerin Alanya, Manavgat, Serik ve Kemer gibi noktalara kadar taşınabildiğini ifade etti.
Deniz canlıları da mikroplastik tehdidi altındaMikroplastiklerin deniz canlılarına etkisi de çevre bilimcilerin üzerinde durduğu bir diğer sorun.
Prof.
Dr.
Mehmet Gökoğlu, plastik parçacıklarının balıkların ve diğer deniz canlılarının sindirim sistemlerine ulaşabildiğini, daha büyük plastiklerin ise canlıların yaşam alanlarını örtebildiğini söyledi.
Deniz kaplumbağalarının bazı plastikleri denizanası sanarak yutabildiğini belirten Gökoğlu, plastik kirliliğinin deniz ekosisteminin farklı katmanlarında olumsuz sonuçlara neden olabildiğini ifade etti.
Posidonia çayırları da tehlike altındaAkdeniz'in önemli ekosistemlerinden olan Posidonia deniz çayırları da plastik atıklardan etkileniyor.
Prof.
Dr.
Gökoğlu, plastik atıkların Posidonia çayırlarının üzerini kapatmasının fotosentezi ve oksijen üretimini engelleyebildiğini belirterek çevrenin korunması konusunda vatandaşlara çağrı yaptı.
Gökoğlu: "Başka bir Türkiye yok.
Türkiye bizim yaşadığımız vatan. Ülkemizi temiz ve yaşanabilir hale getirmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Hangi plajlar için mikroplastik uyarısı yapıldı?
Uzman açıklamalarında en doğrudan ve açık uyarı Antalya Konyaaltı Plajı için geldi.
Prof.
Dr.
Mustafa Öztürk, Konyaaltı'nda mikroplastik kirliliğine dikkat çekerek burada yüzmenin sağlıklı ve güvenli olmadığını savundu.
Alanya kıyılarında yapılan bilimsel çalışmada ise bazı noktalarda mikroplastik yoğunluğunun Akdeniz ortalamasının 60-65 katına çıktığı açıklandı.
Araştırmalarda kirliliğin deniz akıntılarıyla Manavgat, Serik, Kemer ve Akdeniz'in farklı kıyılarına taşınabileceği belirtiliyor.