Dünya'da yer alan habere göre, otomotiv dünyasında satış sonrası hizmetleri bir araya getiren en kapsamlı buluşmalardan Automechanika Frankfurt 2026, Almanya'nın Frankfurt şehrinde kapılarını açtı. 8-12 Eylül tarihlerinde gerçekleşen fuar, 80'i aşkın ülkeden 4 bin 400 civarında firmayı ağırladı.
Otomotiv servislerinden yedek parçaya, elektrikli araç teknolojilerinden yapay zekâ uygulamalarına kadar sektörün yarınına yön veren yenilikler fuarda boy gösterdi.
Yaklaşık üç yüz bin metrekarelik bir alana yayılan etkinlikte katılımcı yoğunluğu, bir önceki organizasyona kıyasla yüzde 5 oranında yükseliş kaydetti.
Satış sonrası sektörünün güncel gündemini ise yapay zekâ, araç verileri, uzaktan teşhis, elektrikli araç bakımları, yüksek voltajlı batarya onarımları, yeniden üretim, yazılım odaklı araçlar ve siber güvenlik belirledi.
Fuarda öne çıkan en çarpıcı başlıklardan biri, yapay zekânın araçlardan önce servis ve satış sonrası operasyonlara entegre olmaya başlamasıydı.
IBM Institute for Business Value imzalı “AI in Motion – Reinventing Automotive Aftersales” araştırmasında, yapay zekânın satış sonrası pazarında yeni gelir kapıları oluşturma potansiyeli ele alındı.
ZF Aftermarket'in geliştirdiği AI Voice Agent sistemi, bu değişimi yansıtan somut örneklerden biri olarak dikkat çekti.
Müşterilerle doğal dilde diyalog kurabilen bu yapay zekâ destekli çözüm; aracın marka ve modelini, talep edilen servis işlemini algılayarak uygun randevunun planlanmasına yardımcı oluyor.
Bu sayede servis süreci, otomobil fiziksel olarak kapıya geldiğinde değil, müşteri henüz telefon görüşmesi yaparken başlamış oluyor. Şirketin yaklaşımı yalnızca müşteri karşılama aşamasıyla sınırlı kalmıyor; araçlardan toplanan verilerin uzaktan teşhis, servis planlaması ve parça tedariki süreçleriyle birleştirilmesi hedefleniyor.
Ticari araçlar özelinde uzaktan teşhis olanaklarını genişleten çözümler ZF Bus Connect ve Diagnostics cephesinden geldi.
Otomobillerden toplanan veriler CAN Tunnel aracılığıyla teşhis platformuna iletilirken, teknisyenler araç henüz servise ulaşmadan önce arıza kayıtlarını ve anlık canlı verileri inceleme fırsatı buluyor.
Filoların teknik verilerini işleyen ZF SCALAR Asset Insights ise araç kondisyonlarının çok daha yakından izlenmesine olanak tanıyor.
Böylece servis anlayışı, araç bozulduktan sonra müdahale etmekten ziyade arızayı mümkün olduğunca önceden saptama noktasına ilerliyor.
Frankfurt fuarındaki bir diğer dikkat çekici başlık, otomotiv sektöründe giderek artan marka yelpazesinin satış sonrası pazarına olan etkileriydi.
PHINIA, Delphi markası öncülüğünde Avrupa, Orta Doğu ve Afrika satış sonrası pazarındaki ürün gamını büyütürken, özellikle yeni markalar ve Çin menşeli üreticiler için uygulama kapsamını genişletiyor.
Firmanın sergilediği yenilikler arasında elektronik sistemler, yakıt yönetimi, güç elektroniği, şasi, teşhis ve elektrikli modellere yönelik ürünler yer alıyor.
ZF’nin TRW markası altında geliştirdiği DTEC fren balatası ve disk kombinasyonunun, gerçekleştirilen testlerde klasik sistemlere kıyasla PM10 partikül salınımını yüzde 80'e kadar azalttığı bildirildi.
Bu tablo, Euro 7 normlarıyla beraber otomotivdeki çevre odaklı yaklaşımların sadece egzoz gazlarıyla sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor.
Elektrikli modellerin yollarda daha fazla yer bulmasıyla beraber, servislerin iş yapış biçimleri de dönüşüme uğruyor.
Geleneksel motor ve şanzıman bakımının yanında yüksek voltajlı sistemler, batarya teşhisi, inverter, elektrik motorları ve elektrikli aktarma organlarının onarımı öne çıkıyor.
Automechanika bünyesinde yüksek voltajlı bataryaların güvenli bir biçimde teşhis edilip tamir edilmesini sağlayan eğitim ve servis uygulamaları yoğun ilgi gördü. [pro] Tech servis ağı dahilinde sunulan yüksek voltaj eğitimleri, yalnızca servis ekipmanı tedarikinden ibaret değil.
Elektrikli araçlarda alışılagelmiş "parçayı komple değiştir" anlayışının yerine, arızalı bileşenin tespit edilerek mümkün olduğunca onarılması ve yeniden kullanıma kazandırılması amaçlanıyor.
Autocraft’ın elektrikli araç bataryalarını onarıp yeniden kullanıma hazırlamaya odaklanan REVIVE EV Battery Workshops çözümü bu vizyonun güçlü örneklerinden biri olurken, AVILOO gibi firmalar da bağımsız batarya testleri ve batarya sağlığı ölçümüne yönelik sistemleriyle fuarda öne çıktı.
Hammadde çeşitliliği ve maliyet avantajlarıyla sodyum-iyon teknolojisi, lityum-iyona güçlü bir alternatif olarak farklı kullanım alanlarıyla sergilenirken, süperkapasitörler de geleneksel yardımcı akülerin yerini alabilecek yenilikçi çözümler arasında boy gösterdi.
Güneş enerjisinden faydalanarak üç bin kilometre menzil kat eden lux025 güneş otomobili, uzun menzil hedefiyle dikkat çeken muc022 ve otonom yarış otomobili fuarın ilgi toplayan projeleri arasında yer aldı.
Automechanika Frankfurt 2026'da Türk firmaları da güçlü bir katılımla yer aldı.
Geniş ve dikkat çekici stantlarıyla fuar alanında öne çıkan Türkiye, otomotiv tedarik sanayisindeki ürün ve çözümlerini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturdu.
Alana adım atar atmaz fark edilen "Türkiye" ve "Turkish Automotive" stantlarında; kalibre borulardan alüminyum materyallere, yağlama ekipmanlarından çeşitli otomotiv parçalarına kadar geniş bir ürün yelpazesi sergileniyor.
Türk firmalarının Frankfurt'taki bu güçlü varlığı, Türkiye’nin otomotiv tedarik sanayisindeki üretim gücünün ve ihracat kabiliyetinin de önemli bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.
ZF Aftermarket Global CEO’su Philippe Colpron, Automechanika Frankfurt 2026 kapsamında Türkiye’nin şirket açısından konumunu ve gelecek planlarını değerlendirdi.
Türkiye’nin önemli dünya ekonomilerinden biri olduğunu belirten Colpron, şirketin küresel stratejisinde Türkiye’nin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi. “Türkiye’nin buradaki rolünü hesaba katmadan küresel bir strateji oluşturamazsınız” diyen Colpron, Türkiye’nin sunduğu fırsatların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’deki güçlü ekibe de dikkat çeken Colpron, müşteri tabanı ve ürün penetrasyonu açısından olgun bir yapıya sahip olduklarını ifade etti.
Türkiye’deki yatırımın yalnızca üretimden ibaret olmadığını belirten Colpron, insan kaynağının da önemli bir alan olduğunu söyledi.
Colpron, “Yatırım dediğimizde bu insanlar da olabilir.
Küresel görevlerimizden bazılarını Türkiye’deki ekiplerle yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye otomotiv pazarındaki değişime de değinen Colpron, özellikle elektrikli ve elektrifiye araçların yayılım hızının dikkat çekici olduğunu belirtti. İki yıl önce Türkiye’deki müşterilerin elektrikli araçların yaygınlaşmasının on beş yılı bulabileceğini düşündüğünü aktaran Colpron, bugün ise dönüşümün çok daha hızlı gerçekleştiğini ifade etti.
ZF’nin satış sonrası pazarda da bu dönüşüme hazırlandığını belirten Colpron, elektrikli araçlarla birlikte değişen bakım ihtiyaçlarına karşı ürün, teşhis sistemleri ve yüksek voltaj eğitimlerine yatırım yaptıklarını söyledi.