10 Ağustos 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem Babadan oğula, oğuldan toruna... 145 yıllık meslek böyle yaşatılıyor

Babadan oğula, oğuldan toruna... 145 yıllık meslek böyle yaşatılıyor

Bursa'nın İnegöl ilçesinde Erdoğan Erkuş, yaklaşık 145 yıldır ailesi tarafından sürdürülen fıçıcılık mesleğini, oğulları ve torunlarıyla birlikte sürdürüyor. Her biri özenle seçilen ağaçlar, 5 kuşaktır mesleği yapan Erkuş ailesinin bireyleri tarafından ustalıkla şekillendirilerek geleneksel yöntemlerle fıçıya dönüşüyor.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

İnegöl’de yok olmaya yüz tutan meslekler arasında yer alan fıçıcılık, Erkuş ailesinde yaklaşık 145 yıldır kuşaktan kuşağa aktarılıyor.

Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Erdoğan Erkuş (81), çocuk yaşlarda babasının yanında başladığı mesleği yaklaşık 70 yıldır sürdürüyor.

Oğlu ve torunlarıyla mesleği sürdüren Erdoğan Erkuş, "Bu mesleğe 1956 yılında başladım.

Babamın zoruyla, bisikletin arkasında beni dükkana getirip götürmesiyle bu mesleği öğrendim.

Allah bin kere razı olsun.

Ellerimde çeşitli kesikler, yaralar var ama bunlar benim için tatlı şeyler.

Bunlara baktıkça eskileri anımsıyorum” dedi.

Romanya'dan İnegöl'e uzanan zanaatFıçıcılık mesleğinin Romanya’dan Türkiye’ye göç eden büyük dedesine kadar uzandığını belirten Erdoğan Erkuş, “Babamdan önce dedem Romanya’dan Türkiye’ye göç etmiş.

Bursa’da bir padişahın yanında çalışmış.

Daha sonra çeşitli mesleklerde bulunmuş.

Ancak baba mesleği, dede mesleği ve dedesinin dedesinden kalan fıçıcılığı bırakmamış.

O dönemde bu işi yapan çok az olduğu için yaptığı fıçılara büyük rağbet olmuş.

Babam 1923 yılında doğdu.

Yaşı geldiğinde dedemin yanına girip mesleği A’dan Z’ye öğrendi.

Turşu fıçısı, zeytin fıçısı, şalgam fıçısı ve çeşitli gıda ürünleri için fıçılar yapıyorlardı.

O dönem rağbet çok olduğu için gece gündüz çalışmışlar” diye konuştu.

Erdoğan Erkuş’un oğlu Orhan Erkuş (53) ise askerden döndükten sonra 1995 yılında babasının yanında çıraklık yapmaya başladığını söyledi.

Yıllar içinde mesleğin tüm inceliklerini öğrendiğini belirten Erkuş, “Dördüncü kuşak olarak bu fıçı mesleğini yapıyoruz.

Babalarımızdan, atalarımızdan gelen bir meslek. 1995’te askerden geldikten sonra, 22 yaşında babamın yanında çıraklığını yaptım.

Babam sağ olsun, mesleğin bütün detaylarını öğretti. 145 yıldır bu meslek ailemizde gelenek haline geldi.

Fıçı yapımının en önemli aşamalarından biri ise kullanılacak ağacın doğru seçilmesi.

Kerestelerimizi İnegöl civarından ve Türkiye’nin farklı bölgelerinden tedarik ediyoruz.

Her tahta fıçı olmuyor.

Kerestelerin içerisinden özenle seçim yapıyoruz.

Daha sonra işlemlerini gerçekleştiriyoruz.

Ardından içeride ateş yakarak geleneksel yöntemlerle fıçıyı büküyoruz ve bombeli şeklini veriyoruz” ifadelerini kullandı.5. kuşak da atölyedeAilenin beşinci kuşak temsilcisi üniversite öğrencisi Eren Erkuş (21) da bir yandan eğitimini sürdürürken diğer yandan da dedesi, babası ve amcasının yanında mesleğin inceliklerini öğreniyor.

Mesleği severek yaptığını söyleyen Eren Erkuş, "21 yaşındayım, üniversite öğrencisiyim.

Aynı zamanda burada bu işin çıraklığını yapıyorum.

Bu meslek 145 yıl önce dedemin dedesinden kalmış.

Dedem, bu mesleği bizlere öğretiyor.

Babamın ve amcamın yanında öğrenmeye çalışıyorum.

Marmara Bölgesi'nde yetişen ağaçlarla uğraşıyorum.

Burada o ağacın kokusunu alarak çalışıyorum.

Artık buna alıştım ve hoşuma gidiyor. Öncelikle ağaçları özenle seçiyoruz. Çünkü her ağaçtan fıçı olmuyor.

Ağaçları seçtikten sonra onları fıçı yapılabilecek hale getiriyoruz.

Ardından ateşimizi yakıyoruz ve fıçıyı kıvırmaya başlıyoruz" dedi.

Yaklaşık 145 yıllık zanaatı gelecek nesillere aktarmak istediğini belirten Eren Erkuş, "Unutulmaya yüz tutmuş bu mesleği, bu zanaatı biz devam ettirmeye çalışacağız. Çünkü artık bizde bir gelenek oldu.

Ben beşinci kuşağım, babam dördüncü kuşak, dedem üçüncü kuşak. İnşallah bu böyle benden sonraki nesillerde de devam edecek" ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *