Hatay'da yaz mevsimiyle birlikte hava sıcaklıkları en yüksek seviyelere ulaştı.
Günlük yaşamı ve açık alandaki faaliyetleri olumsuz etkileyen kavurucu sıcaklar, en çok fırın gibi kapalı ve yüksek ısı içeren alanlarda çalışan emekçileri zor durumda bırakıyor.
Vatandaşların temel gıda ihtiyacı olan ekmeği üretmek için saatlerce ateş karşısında ter döken ustalar, zorlu koşullara rağmen mesailerini aksatmadan sürdürüyor.
Havanın 40 dereceyi aştığı kentte fırın ocaklarının önünde hissedilen sıcaklık çok daha yüksek seviyelere çıkıyor.
Yıllardır fırıncılık yapan Mehmet Sönmez, bu sıcaklıklara karşı tek çözümün mesleği bırakmak olduğunu söyledi.
Sönmez, "Havalar toz içinde ve çok sıcak oluyor, yaşlı olduğum için zorlanıyorum.
Ben burada ocakçıyım.
Fırında çalışmak zorluyor ama sonuçta ekmek parası.
Bu işe yıllarımızı verdiğimiz için saat belli olmuyor ve iş olduğu sürece çalışıyoruz.
Günde rahat üç tane 1 buçuk litrelik su içiyoruz ama sıcaklar çok etkiliyor.
Bu sıcaklıklara karşı tek çözüm mesleği bırakmak, başka bir yolu da yok.
Sıcak olduğu zaman su içiyorsun ama tekrardan su vücudundan geri çıkıyor. İş olmadığı zaman dışarıya gidip hava alıyoruz" dedi.
Yüksek sıcaklık ve nemin yanı sıra tozla da mücadele eden fırın çalışanları, vücut direncini korumak için yoğun sıvı tüketimine yöneliyor.
Gün içinde ortalama 5 litreye yakın su içen ustalar, serinlemek için çaba harcıyor. 25 yıllık işletmeci Hilmi Kara, "Hatay'da havalar çok aşırı sıcak.
Toz, sıcak ve yüksek derecede nem var.
Fırın karşısında çalıştığımızda bayağı bir sıcaklara maruz kalıyoruz.
Hava sıcaklığı 35 ila 40 dereceye kadar çıkıyor ve çok zorlanıyoruz.
Halkımıza hizmet etmek istiyoruz.
Bu işte 25 yıllık işletme sahibiyim ve sıcaklar için çözümümüz sadece vantilatör ve Hatay'ımızın rüzgarı var.
Başka da çözümümüz yok.
Günde ortalama üç ile beş litre arası su tüketiyoruz.
Bu işi meslek aşkı ile alakalı, sıcağı sevip sevmemekle alakalı değildir.
Kimi fırıncılığı çok severek yaptığı için onlara sıcak etki etmez ama sevmeden yapılan her iş çok zordur" ifadelerini kullandı.