İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) aylık veri bülteni İstanbul Barometresi’nin haziran sayısı yayımlandı. Yeni sayının tematik araştırma konusu “Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim” olarak belirlendi. İstanbul'un farklı sosyo-ekonomik gruplarını temsil eden toplam 761 kişiyle gerçekleştirilen saha araştırmasında; tüketicilerin gıdaya duyduğu güven mercek altına alındı.
İstanbulluların Gıda Tüketim Alışkanlıkları
Tüketicilerin yüzde 32,7'si dışarıda hiç yemek yemiyor. Araştırma sonuçlarına göre İstanbulluların yüzde 21,1’i dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulurken, yüzde 51,4’ü “güvenli bulmadığını” söyledi. Yüzde 27,5’lik kesim de “ne güveniyorum ne güvenmiyorum” yanıtını verdi. İstanbulluların restoran, kafe veya seyyar satıcılardan yemek yeme sıklığı da incelendi.
Yeme-içme Ortamlarına Güven Algısı
Katılımcıların yüzde 26,4’ü haftada birden fazla kez, yüzde 40,9’u ayda birkaç kez dışarıdan yemek yediğini, yüzde 32,7’si ise dışarıdan hiç yemek yemediğini belirtti. Küçük esnaf lokantaları ve aile işletmesi restoranları yüzde 37,5 ile en yüksek güven oyunu aldı. Zincir restoran veya kafelerdeki gıdalara güven oranı yüzde 17,2, yemek uygulamaları üzerinden siparişlere güven yüzde 17, seyyar tezgahlara güven yüzde 7,4 oranında çıktı.
Alışveriş Alışkanlıkları
En çok süpermarketler tercih edildi. Katılımcıların yüzde 81’i mutfak alışverişi için süpermarketleri, yüzde 34’ü semt pazarlarını tercih ettiğini belirtti. Alışveriş sırasında tüketicilerin en fazla dikkat ettiği konu yüzde 64,9 ile son kullanma tarihi oldu.
Gıda Kaynaklı Sağlık Sorunları
Gıda kaynaklı sağlık sorunu yaşayanların oranı yüzde 20 olarak ölçüldü. Son bir yıl içinde dışarıda tüketilen bir gıdadan sonra bulantı, kusma veya ishal gibi sağlık sorunları yaşayan katılımcıların çoğunluğu tıbbi veya hukuki bir süreç başlatmayıp yaşadığı sorunun geçmesini bekledi. Hastaneye gidenlerin oranı yüzde 30,3, reçetesiz ilaç alanların oranı yüzde 11,2, restorana şikayette bulunanların oranı yüzde 4,6, ilgili kuruma şikayet bildiriminde bulunanların oranı yüzde 2,6 ve sosyal medyada şikayetlerini paylaşanların oranı ise yüzde 0,7 olarak belirlendi.