10 Ağustos 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem İsim benzerliği nedeniyle cezaevine girdi: Antalya'da 10 gün sonra ortaya çıkan hata şaşırttı

İsim benzerliği nedeniyle cezaevine girdi: Antalya'da 10 gün sonra ortaya çıkan hata şaşırttı

Karakola yalnızca kısa bir işlem için gittiğini sanıyordu. Dakikalar içinde cezaevine gönderildi, günlerce suçsuz olduğunu anlatmasına rağmen kimseyi ikna edemedi. Gerçek ise herkesin gözünden kaçan tek bir ayrıntının fark edilmesiyle ortaya çıktı.

5 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde emlak sektöründe çalışan Ali Süslü'yü 26 Temmuz günü telefonla arayan polis memuru, ‘Bir imza işiniz var, polis merkezine gelin’ diyerek kendisini davet etti.

Kısa süre önce göbek fıtığı ameliyatı olan ve istirahatte olan Süslü, polis merkezine gitti.

Burada gözaltına alınan Süslü, adliyeye sevk edildi.

Suçunun ne olduğunu öğrenemeyen Süslü, 10 günlük kesinleşmiş hapis cezası olduğu gerekçesiyle Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi.

Süslü'nün neden cezaevine girdiği yönündeki sorusuna da 'Bilmiyoruz' karşılığı verildi.

Cezaevinde zor günler geçiren Süslü, ameliyatlı olduğu için pansumanını koğuştakiler yaptı ve iki kez ambulansla hastanenin acil servisine götürüldü.

Süslü, defalarca suçsuz olduğunu ve bir yanlışlık yapıldığını söylemesine rağmen kimseyi inandıramadı.

Gerçek, cezaevindeki 9'uncu günde ortaya çıktı.

Psikolog ile rutin görüşmeye çıkarılan Süslü, suçunun ne olduğunu bilmediğini söyledi.

Bilgisayarından kayıtları inceleyen psikolog, tutuklu Ali Süslü ile hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ali Süslü'nün isimlerinin aynı, T.

C. kimlik numaralarının farklı olduğunu fark etti.

Aranan hükümlünün de Süslü gibi Adana doğumlu olduğu ancak adreslerinin uyuşmadığı anlaşıldı. İddiaya göre; yapılan hatanın anlaşılması üzerine Süslü'ye 'Özür dileriz, bir hata oldu' denildi.

Gerçeğin ortaya çıkması ile tahliye olmak isteyen Süslü'ye 10 günlük cezayı tamamlaması gerektiği söylenerek, ertesi gün tahliye edildi.

Süslü, cezaevine girmesinin ardından hakkındaki iddialar nedeniyle işini de kaybetti.

Psikolojisi bozulan Süslü, avukatı Abdullah İlkkahraman aracılığıyla ilgililer hakkında ‘Görevi kötüye kullanma’, ‘Görevi ihmal’ ve ‘Hürriyeti tahdit’ suçlarından suç duyurusunda bulundu.

Ne olduğunu anlayamadan kendini bir anda cezaevinde bulduğunu söyleyen Süslü, "Polis memuru beni aradı ve ‘Bir imza işiniz var.

Lütfen karakola gelin’ dedi.

Ameliyatlı olduğum halde oraya gittim.

Suçumun ne olduğunu sordum. İçeriğini göremediği için ‘Mahkemeye çıkacaksın’ dedi.

Beni de oradan adliyeye götürdüler ve nezarete koydular.

Orada tekrar ‘Yeni ameliyat oldum, beni neden tutuyorsunuz, suçum nedir?’ diye sorduğumda ‘Sen kendi suçunu bilmiyor musun?’ denildi.

Sonrasında ‘Savcıya çıkabilir miyim?’ diye sordum.

Onlar da 'Kesinleşmiş cezan olduğu için savcıya çıkamazsın.

Bu cezayı yatacaksın' dediler.

Beni L Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürdüler ve 10 gün boyunca tutuklu kaldım" dedi.

Yaşadıklarına inanamadığını ve çok üzgün olduğunu belirten Süslü, "9’uncu günde psikoloğa çıkacağımı söylediler.

Psikolog bana sorular sordu ve ‘Suçunuz zaten belli’ dedi.

Ben de ‘Suçumun ne olduğunu hala bilmiyorum’ dedim.

Psikolog da bilgisayarı açtığında Ali Süslü evet, isim benim, fakat T.

C. kimlik numaraları aynı değil.

Gülmeye başladılar. ‘9 gün yattım beni bırakın’ dedim.

Bana ‘Özür dileriz seni bırakamayız ve bir hata oldu, bunun için de özür dileriz’ dediler.

Beni 1 gün sonra tahliye ettiler" diye konuştu.

Bu olay yüzünden işsiz kaldığını anlatan Süslü, "Emlak sektöründe çalışıyordum, bazı müşterileri dolandırdığım için bu cezayı yattığım söylentileri çıkmış. Şu an hiçbir yerde çalışamıyorum.

Yaptığım sözleşmeler de iptal oldu.

Psikolojik olarak, iş hayatı olarak, yaptığım sözleşmeler, cezaevinde hepsi bozuldu.

Hayatım altüst oldu bir yanlış yüzünden. 10 gün boyunca ben olmadığımı polise, jandarma kolluğuna, yattığım cezaevindeki gardiyanlara söyledim.

Kimse ilgilenmedi, ‘Cezanı yatacaksın, başka yolu yok’ dediler.

Cezamı yattıktan sonra 'Pardon, özür dileriz' deyip, hastaneden bıraktılar. 10 gün boyunca bilmediğim suçtan yatmam çok ağrıma gitti.

Suçsuz yere 10 gün ceza çektim, itibarım kayboldu" dedi.

Kimin yerine cezaevine girdiğini merak ettiğini ancak kendisini bulamadığını söyleyen Süslü, "Maalesef 3 ay önce sabah 05.30’da evime polisler gelip, bir yandan zili çalıp bir yandan kapıyı kıracakmış gibi vurdular.

Uykulu halde kapıyı açtığımda polisler direkt beni yere yatırıp telefonuma, bilgisayarıma el koydular.

Telefonumu ve bilgisayarımı incelemeye başladılar.

Tutanaklar tutulurken en son her şey bittiğinde T.

C. kimlik numaramı yazdıklarında fark ettiler ki bu ben değilim.

Tekrar ‘Pardon, özür dileriz’ deyip evimi terk ettiler" diye konuştu.

Ali Süslü'nün avukatı Abdullah İlkkahraman, sorumlular hakkında hukuki süreç başlattıklarını söyledi.

Olayı Ferhan Şensoy'un 'Pardon' filmine benzeten İlkkahraman, "Müvekkilimiz talihsiz bir şekilde isim benzerliğinden dolayı, T.

C. ve diğer hususlar dikkate alınmadan, başka bir kişi hakkında çıkan 10 günlük zorlama hapsi için kolluk görevlileri tarafından davet edilmiştir.

Davet sonrası savcılığa çıkarmışlardır.

Herhangi bir ifade, müracaat alınmadan veya bir soru sorulmadan, yine adliyeden ve nezarethaneden götürülerek cezaevine konulmuştur.

Bu süreçte müvekkil derdini anlatacak kimseyi bulamadığı gibi, 9’uncu gün psikologla görüşmesi esnasında 'Bu kişi ben değilim, ben haksız şekilde yatıyorum' dediğinde olay tespit edilmiştir.

Maalesef 10’uncu gün tamamlatılarak müvekkil tahliye edilmiştir" dedi.

Müvekkilin yaşadığı mağduriyeti anlatan İlkkahraman, "Evrakı incelediğimizde, isim benzerliğinden dolayı, adres veya mahkemeyle hiçbir alakası olmayan müvekkilin haksız şekilde cezaevinde yattığını öğrendik.

Müvekkilimiz gayrimenkul işiyle uğraşır.

Bu süreçten dolayı kendisiyle ilgili farklı haberler yayıldığı için işinden dolayı da mağduriyet yaşamaktadır.

Müvekkilimizin yaşadığı durumla ilgili, Cumhuriyet Başsavcılığı'na ilgililer hakkında ‘Görevi kötüye kullanma’, ‘Görevi ihmal’ ve ‘Hürriyeti tahdit’ suçlarından suç duyurusunda bulunduk.

Yine tazminat davası açacağız" dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *