MİT Asya Bölge eski Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun, Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada dikkat çekici bağlantılar ortaya çıktı.
SABAH'ın haberindeki bilgilere göre; Adli Tıp Kurumu'ndaki doku örneklerinin bulunduğu katta yaşanan hırsızlık olayı ile dosyaya bakan savcının sonradan FETÖ'cü çıkması, olayın arka planında organize bir karartma girişimi olabileceği şüphesini güçlendirdi.
Ayrıca Silivri'de tutuklu emekli Albay Hasan Atilla Uğur'a ilişkin bir gardiyan ifadesi de dosyaya eklendi.
Doku Örnekleri Gönderildikten Günler Sonra Hırsızlık YaşandıKaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de hayatını kaybetmişti.
Zehirlenme ihtimalinin araştırılması için alınan doku örnekleri güvenlikli şekilde Adli Tıp Kurumu'na teslim edilmiş, ancak bu teslimattan yalnızca 10 gün sonra kuruma bir kişi izinsiz girmeyi başarmıştı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, kuruma giren şahsın Ankara Açık Cezaevi'nden firar etmiş bir hükümlü olduğu, İstanbul'a gelerek doğrudan Adli Tıp Kurumu binasına sızdığı tespit edildi.
Kurumdan Yapılan Açıklamada Neler Söylendi?
Otopsi sürecinin devam ettiği o dönemde yaşanan bu izinsiz girişin ardından Adli Tıp Kurumu yetkilileri kamuoyuna hızlı bir açıklama yaparak olayda sadece 2 personelin cüzdanının kaybolduğunu duyurmuştu.
Ancak kritik doku incelemelerinin sürdüğü bir dönemde yaşanan bu olay, delillerin karartılmış olabileceği yönündeki soruları da beraberinde getirdi.
Dosyayı Kapatan Savcının FETÖ Bağlantısı Ortaya ÇıktıKozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten ve dosyayı "takipsizlik" kararıyla sonuçlandıran dönemin savcısı Ali İşgören'in, ilerleyen yıllarda FETÖ/PDY yapılanmasıyla irtibatlı olduğu belirlenerek meslekten ihraç edildiği ve bu örgüt kapsamında yargılandığı öğrenildi.
Hakim Eşin de FETÖ İddianamesi Varİşgören'in eşi, aynı zamanda yargı mensubu olan eski Silivri 2.
Asliye Ceza Hakimi Züleyha İşgören hakkında da "FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla iddianame düzenlendiği tespit edildi.
Züleyha İşgören'in, örgütün kumpas davalarında etkin bir rol üstlendiği belirlendi.
Hakim İşgören'in daha önce, Silivri Cezaevi'nde bir tutukluya tanınan izni kullandırmadığı gerekçesiyle dönemin İstanbul İl Jandarma Alay Komutanı Tümgeneral Hüseyin Kurtoğlu ile 5 subayı "kamu görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan mahkûm ettiği hatırlatıldı.Şüpheler Neden Büyüyor?
Kozinoğlu'nun koğuşunda aniden fenalaşarak yaşamını yitirmesi, Adli Tıp'taki hırsızlık vakası ve dosyayı kapatan yargı mensuplarının örgütle bağlantısının ortaya çıkması, ölümün sıradan bir kalp krizinden ibaret olmayabileceği ihtimalini güçlendirdi.
Bu gelişmelerin ardından Kozinoğlu'nun mezarında feth-i kabir işlemi yapılacağı bildirildi.
Koğuş Arkadaşına İlişkin Gardiyan İfadesi Dosyaya GirdiKozinoğlu'nun ölümüne dair cezaevi koşulları ve sağlık geçmişi de yeniden mercek altına alındı.
Kozinoğlu fenalaştığı sırada kendisine dil altı hapı verdiğini ifade eden koğuş arkadaşı emekli Albay Hasan Atilla Uğur hakkında bir gardiyanın verdiği ifade de dikkat çekti.
Söz konusu gardiyan, kamuoyunda kalp hastası olarak bilinen Uğur'un aslında bu rahatsızlığı taşımadığını, farklı iki kronik hastalık nedeniyle düzenli ilaç kullandığını belirtti.
Bu ifade, cezaevindeki tutukluların sağlık kayıtları ve uygulanan tedavi süreçlerine dair yeni soru işaretleri doğurdu.