Osmanlı İmparatorluğu'nun bir dönemine başkentlik yapan Edirne, köklü zanaatlarından biri olan deri işleme sanatı "saraciye" ile geçmişin izlerini bugüne taşımaya devam ediyor.
Geçmişte ordunun ihtiyaçlarından günlük yaşamın en değerli eşyalarına kadar geniş bir yelpazede uygulanan bu kadim sanat, şimdilerde Edirne Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde, usta eller vasıtasıyla modern dünyaya uyarlanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca "somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı" unvanına layık görülen deri işleme sanatçısı ve giyim öğretmeni Selma Çelik, unutulmaya yüz tutmuş bu ata yadigarı sanatı yaşatmak için gece gündüz demeden çalışıyor.
Hobiden Devlet Sanatçılığına Uzanan Başarı HikayesiAsıl mesleği giyim öğretmenliği olan ve bu alanda 26 yılı geride bırakan Selma Çelik’in deri işlemeciliği ile tanışması yaklaşık 10 yıl önce bir hobiyle başladı.
Zamanla tutkuya dönüşen bu uğraş, Çelik’i bakanlık tescilli bir kültürel miras taşıyıcısı konumuna getirdi. Çalışmalarını enstitü bünyesindeki atölyede sürdüren Çelik, derinin sadece ticari bir meta değil, üzerine tarih işlenen çok değerli bir malzeme olduğunu vurguluyor.
Geleneksel yöntemleri birebir uyguladıklarını belirten Çelik, "Özel deri el aletlerimizle, tokmakla döverek şekil verdiğimiz dana derilerine adeta ruh üüflüyoruz.
Tasarımlarımızı yaparken esin kaynağımız tamamen tarih.
Edirne Sarayı, Selimiye Camisi ve kentteki diğer Osmanlı dönemi mimari yapılarının eşsiz motiflerini çantalara, cüzdanlara ve aksesuarlara nakşediyoruz," sözleriyle üretim sürecini özetliyor."Bu Sanatın Geleceği Usta-Çırak İlişkisine Bağlı"Saraciyenin tarih boyunca kuşaktan kuşağa aktarılarak bugüne ulaştığını hatırlatan usta sanatçı, en büyük hedefinin bu zincirin kırılmasını önlemek olduğunu ifade etti.
Edirne Olgunlaşma Enstitüsü çatısı altında açılan kurslarla kültürel aktarımı sağlamaya çalıştıklarını söyleyen Çelik, yeni nesle çağrıda bulundu: "Bu işin devamlılığını sağlamak için usta-çırak ilişkisi çok önemli.
Kurslarımızla bu bağı kurmaya çalışıyoruz ve en büyük arzumuz bu alanda sektörü geleceğe taşıyacak istekli çıraklar yetiştirmek."Adını Saraçlardan Alan Cadde ve Günümüze Uyarlanan EserlerEdirne Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Meltem Üretmen ise saraciye zanaatının kentin sosyo-ekonomik geçmişindeki yerine dikkat çekti.
Bugün Edirne’nin en işlek noktalarından biri olan Saraçlar Caddesi’nin adını geçmişte burada yoğun şekilde üretim yapan saraç esnafından aldığını belirten Üretmen, atölyedeki çalışmaların tamamen Osmanlı’nın teknik birikimi temel alınarak yürütüldüğünü ifade etti.
Geleneksel formları korurken ürün yelpazesini güncellediklerini belirten Üretmen, "Osmanlı döneminde askeri teçhizatlarda, matara ve eyerlerde kullanılan teknikleri, bugün modern insanın günlük yaşamda kullandığı çanta, cüzdan, gözlük kılıfı, kitap mahfazası ve kalemlik gibi ürünlere entegre ediyoruz.
Ayrıca deri üzerine işlediğimiz tablolar ve Edirne’nin simgesi olan aynalı süpürgeler de yoğun ilgi görüyor," dedi.
Titizlikle üretilen bu nadide eserler, Selimiye Camisi’nin hemen arkasında yer alan enstitü satış mağazasında sanatseverlerin ve ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
Enstitü yönetimi, gelen talepler doğrultusunda saraciye alanındaki eğitimlerin ve kursların kapsamını daha da genişletmeyi planlıyor.