17 Ağustos 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem Luca Ricci’nin Plissé Block tasarımı Milano’da

Luca Ricci’nin Plissé Block tasarımı Milano’da

Milano merkezli tasarımcı Luca Ricci’nin Fivefourfive için tasarladığı Plissé Block, camın optik etkisini kırmızı kadifenin yumuşaklığıyla bir araya getiriyor. Üç modülden oluşan, 2,5 metre uzunluğunda ve 320 kilogramı aşan koltuk; ışığa, bakış açısına ve çevresindeki harekete göre değişen görünümüyle mobilya ile heykelsi enstalasyon arasındaki sınırı bilinçli biçimde bulanıklaştırıyor ve Milano’daki yeni mağazanın merkezine yerleşiyor.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

İtalyan tasarımcı Luca Ricci, Milano merkezli Fivefourfive için geliştirdiği Plissé Block ile cam, kadife ve optik yanılsamayı tek bir mobilyada buluşturdu.

Fivefourfive’ın Milano’nun Brera bölgesindeki yeni mağazası için tasarlanan koltuk, mekânın görsel ve kavramsal merkez parçası olarak konumlandırıldı.Üç ayrı modülden meydana gelen tasarım, 2,5 metreyi aşan uzunluğu ve 320 kilogramın üzerindeki ağırlığıyla klasik bir oturma elemanından çok, mekânla birlikte değişen büyük ölçekli bir tasarım nesnesi olarak ele alınıyor.

Plissé Block cam yüzeyiyle görüntüyü dönüştürüyorPlissé Block’un karakterini belirleyen temel unsur, farklı özelliklere sahip iki cam katmanın bir araya getirilmesi. İç bölümde yapısal destek sağlayan daha düzgün bir cam yüzey bulunurken, dış katmanda düşey çizgilere sahip oluklu cam kullanılıyor. Bu yüzey, arkasındaki biçimleri ve renkleri kırarak ışığın, çevredeki hareketin ve bakış açısının koltuğun görünümünü sürekli değiştirmesini sağlıyor.

Tasarımın adındaki “plissé” ifadesi de kumaştaki pile ve katlanma hareketinin cam yüzey üzerindeki görsel karşılığına gönderme yapıyor.

Kırmızı kadife ile cam arasında malzeme karşıtlığıCamın sert, şeffaf ve soğuk karakterine karşılık Ricci, oturma yüzeylerinde yoğun kırmızı kadife kullandı.

Tasarımda üç dikdörtgen oturma minderi ile üç silindirik sırt minderi yer alıyor. Böylece camın geometrik ve ışığı kıran yapısı ile kadifenin yumuşak ve dokunsal yüzeyi arasında belirgin bir karşıtlık kuruluyor.

Koltuğun bazı bölümlerinde kırmızı yüzeyler oluklu camın arkasından görüldüğünde renk de parçalanarak düşey çizgilere dönüşüyor.

Luca Ricci tasarımında Le Corbusier referansıRicci, Plissé Block’un oranlarını oluştururken Le Corbusier’nin tarihî bir çiziminden ve LC2 koltuğunun temel oranlarından hareket etti.

Ancak bu referans doğrudan biçimsel bir kopya olarak kullanılmadı; tasarımcı söz konusu oranları cam, şeffaflık ve optik deformasyon üzerine kurulu yeni bir malzeme diliyle yeniden yorumladı. Üç parçalı modüler yapı ve gizli tekerlekler, yaklaşık 320 kilogramlık tasarımın mekân içinde farklı biçimlerde konumlandırılmasına da olanak tanıyor.

Plissé Block 100’den fazla cam parçadan üretildiLuca Ricci’nin paylaştığı üretim verilerine göre Plissé Block’un yapımında 100’den fazla cam bileşen, 400’den fazla lazer kesim ve 200’den fazla UV ile birleştirilmiş kenar kullanıldı.

Tasarım ayrıca 42 metal bağlantı elemanı, üç kırmızı kadife minder ve üç kırmızı kadife silindirik sırt elemanından oluşuyor. Üretim süreci 200 saati aşarken projede 20’den fazla kişi görev aldı.

Milano’da Fivefourfive mağazasının merkezine yerleştiPlissé Block, Studio Musa tarafından tasarlanan Fivefourfive’ın Brera’daki yeni mağazası için özel olarak geliştirildi.

Tasarım bugün Via dei Fiori Chiari 24 adresindeki mekânda kalıcı olarak sergileniyor.

Ricci’nin yaklaşımında koltuk sabit bir görüntü vermek yerine kullanıcı, ışık ve çevresindeki hareketle birlikte farklı biçimlerde algılanıyor; bu nedenle çalışma hem kullanılabilir bir mobilya hem de mekânın algısını dönüştüren heykelsi bir nesne olarak kurgulanıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *