Güneş’te gerçekleşen koronal kütle atımı ve Güneş rüzgarlarının etkisiyle Dünya genelinde G1 seviyesinde bir jeomanyetik fırtına başlamıştır.
Uzmanlar, bu fırtınanın hafta sonuna kadar süreceğini ve özellikle hassas bünyeleri ile kronik hastalığı bulunan bireylerin dikkatli olmaları gerektiğini belirtmektedir.
Jeomanyetik Hareketlilik Neden Artıyor?İngiliz Jeoloji Araştırması (BGS) tarafından yayımlanan son verilere göre, Güneş yüzeyinde meydana gelen patlamalar ve Güneş rüzgarlarının etkisiyle jeomanyetik hareketlilik artış göstermektedir.
Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen koronal kütle atımının (CME) gezegenimizi teğet geçmesi, G1 seviyesinde hafif ölçekli bir manyetik fırtınanın etkisini hissettirmesine yol açmıştır.
Uzmanlar, Güneş’in kuzey yarımküresindeki koronal deliğin de devreye girmesiyle birlikte, jeomanyetik dalgalanmaların hafta sonuna kadar belirli aralıklarla devam edeceğini öngörmektedir.
Bu durum, özellikle manyetik alan değişimlerine duyarlı bireyler için risk teşkil edebilir.
Gün Gün Jeomanyetik Durum RaporuBugün itibarıyla jeomanyetik aktivite yüksek seyretmekte olup, zaman zaman G1 seviyesinde fırtına periyotları gözlemlenebilir. 13 Ağustos tarihinde atmosferik zedelenme ve dalgalanma riskinin devam etmesi beklenmektedir. 14 Ağustos’ta fırtınanın şiddetinin kademeli olarak düşmesi öngörülmektedir.15 Ağustos’ta ise yüksek hızlı Güneş rüzgarı akışına bağlı olarak jeomanyetik alanda geçici hareketliliklerin yeniden oluşabileceği ifade edilmektedir.
Bu durum, özellikle uzaktan etkilenen bireyler için dikkat edilmesi gereken bir durumdur.
Sağlığa Olan Etkileri ve Alınması Gereken ÖnlemlerDünya’yı çevreleyen atmosfer ve manyetik kalkan, Güneş’ten gelen yüklü parçacıkların büyük bir kısmını engellediği için manyetik fırtınaların insan sağlığı üzerinde doğrudan olumsuz bir etkisi olduğuna dair kesinleşmiş bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır.
Ancak, bu tür dönemlerde genel sağlığı korumak adına düzenli uyku, yeterli sıvı alımı ve aşırı fiziksel efordan kaçınılması önerilmektedir.
Kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin ise rutin tedavilerine sadık kalmaları yönünde tavsiyelerde bulunulmaktadır.
Bu önerilere uyulması, olası olumsuz etkilerin en aza indirilmesine katkı sağlayabilir.