Popüler kültürde ve "The Last of Us" dizisinde insan zihnini ele geçiren bir salgınla özdeşleşen Cordyceps mantarı, bu kez tekstil dünyasında çığır açan bir bilimsel gelişmeyle gündeme geldi. Çin Bilimler Akademisi’nden Ke Li ve ekibi, tırtıllar üzerinde büyüyen "Cordyceps militaris" mantarını temel alarak, hasar gördüğünde kendi kendini tamir edebilen ve çeşitli biyolojik özelliklerle programlanabilen canlı bir kumaş elde etti.
Geliştirilen malzemenin pamuğa kıyasla daha yoğun ve az lifli olduğunu belirten Ke Li, kumaşın doku olarak yumuşak ve esnek bir deriyi andırdığını söyledi.
Yıkama ve kurutma işlemlerinin ardından mantar kokusunun neredeyse tamamen kaybolduğunu ifade eden Li, malzemenin herhangi bir dış destek, polimer veya kumaş ağı kullanılmadan tamamen mantar liflerinin (hif) birbirine kenetlenmesiyle oluştuğunu vurguladı.
Araştırma ekibi, kumaşı renklendirmek için geleneksel sentetik boyalar yerine turuncu, mavi ve mor pigmentler üretebilen genetiği değiştirilmiş maya hücrelerini kullandı.
Ayrıca malzemeye su iticilik kazandırmak veya ultraviyole (UV) ışınlarından korumak amacıyla farklı mikroplar eklendi.
Meyve ve sebzelerde sıkça görülen "Aspergillus niger" türü küf eklenerek kumaşın yüzeyinde melanin katmanı oluşturuldu ve UV koruması sağlandı.
Kumaşın en dikkat çekici özelliği ise hasar gördüğünde sergilediği biyolojik kapasite.
Malzeme zarar gördüğünde, bölgeye uygulanan nemli mantar peletleri sayesinde lifler yeniden büyüyerek yırtığı kapatabiliyor.
Kuru ortamda pasif kalan hücreler, nem ve besinle karşılaştığında tekrar aktifleşiyor.
Bu özellik aynı zamanda malzemenin toprağa gömüldükten yaklaşık 40 gün sonra tamamen doğada çözünmesini sağlıyor.
Bilim insanları bu özel kumaştan bir elbise tasarladı ancak malzeme henüz bir insan tarafından giyilmedi.
Parçayı şimdilik değerli bir sergi ürünü olarak koruduklarını belirten Li, gelecekte cesur gönüllülerle hareket halindeki performansını test etmek istediklerini söyledi.
Sydney Üniversitesi'nden Justin Beardsley ise çalışmayı değerlendirirken, hızlı modanın yarattığı atık krizine karşı bu kadar hızlı doğada çözünebilen bir kumaşın devrim niteliğinde olduğunu, ancak kıyafetin kullanım ömrü ve hava şartlarına adaptasyonu konusunda geliştirmelerin devam etmesi gerektiğini belirtti.