07 Ağustos 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem Rasim Ozan Kütahyalı'nın Cem Küçük'le ilgili şaşırtıcı iddiası gündemde!

Rasim Ozan Kütahyalı'nın Cem Küçük'le ilgili şaşırtıcı iddiası gündemde!

Gazeteci Fatih Altaylı, Rasim Ozan Kütahyalı ile başlayıp Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya'ya uzanan soruşturmaya ilişkin dikkat çeken iddialar ortaya attı. Altaylı, cezaevinde bulunan Rasim Ozan Kütahyalı'nın itirafçı olup Cem Küçük'ün adını verdiğini ileri sürdü.

5 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

14 Mayıs'ta 21 ilde düzenlenen eşzamanlı operasyon ile 161 şüpheli gözaltına alınmış, gözaltı listesinde en dikkat çeken isim ise Rasim Ozan Kütahyalı olmuştu.

Dava dosyasına giren Kütahyalı'nın son yıllarda gerçekleştirdiği finansal işlemlere yönelik detaylar kamuoyunda tartışmalara neden olurken, çok sayıda farklı suçlama ile tutuklanan Kütahyalı'nın itirafçı olduğu öne sürüldü.

Gazeteci Fatih Altaylı, geçtiğimiz hafta gözaltına alınan ve devam eden süreçte tutuklanan iktidara yakın gazeteci Cem Küçük ile Tahir Sarıkaya'nın dosyasının temelini Kütahyalı'nın itiraflarının oluşturduğunu öne sürdü.

Bir dönem yakın arkadaş olan Küçük ve Kütahyalı'nın arası, özellikle Kütahyalı'nın AKP tarafından 'istenmeyen adam' ilan edilmesi sonrası açılmıştı.

Altaylı, soruşturma kapsamında şu ana kadar kamuoyu ile paylaşılan isim ve para transferlerinin buzdağının görünen kısmı olduğunu belirterek, yakında yeni operasyonların gerçekleşebileceğinin sinyalini verdi. İşte Altaylı'nın yazısından öne çıkanlar: Rasim Ozan Kütahyalı ile başlayıp, Cem Küçük ile devam eden, Tahir Sarıkaya’nın tutuklanmasıyla genişleyen ve daha başka yerlere de gideceği artık aşikar hale gelen soruşturma ile ilgili küçük bir soruşturma yaptım.

Konuya hakim bazı isimlerle konuştum. Önce şunu söyleyeyim, ben bu üç kişiyle hayatımda bir kez bile konuşmadım, telefonlaşmadım, ellerini sıkmadım, Kütahyalı’yı Sinan Çetin’in kafesinde çalışırken bir kez gördüm.

Cem Küçük’le Habertürk’e program yaptırdıkları sırada birkaç kez karşılaştım, selamlaşmadım bile.

Tahir Sarıkaya’yı ise hiç görmedim hatta adını bile pek bilmiyordum doğrusunu isterseniz.

Son gelişmeler ve bu soruşturmanın nereye gidebileceği konusunda fikir sahibi olabilmek için birkaç gündür meseleye hakim birkaç kişiyle görüştüm. Öğrenebildiklerim şöyle: Bunlar birkaç yıl öncesine kadar bir ekip olarak hareket ediyorlarmış ve iktidara yakın medyadaki bazı isimlerin ve yöneticilerin kontrolü altındaymışlar.

Ancak önce Rasim Ozan Kütahyalı bu ekipten dışlanmış.

Nedeni kimine göre açgözlülük, kimine göre paylaşmada adaletsiz davranması, kimine göre fazla geveze olması, kimine göre para için başka işlere de bulaşması, kimine göre de medyadaki muhalif isimlerle ve CHP’lilerle de fazla görüşmeye başlaması olmuş.

Bu dışlanmadan sonra Kütahyalı’nın serseri mayına dönüştüğü, çok farklı kesimler tarafından kullanılmaya başlandığı ve onu kullananların da uyarılması üzerine tam olarak sahipsiz kaldığı söyleniyor.

Bu arada bugün ortaya çıkan pek çok meseleyi, Kütahyalı bir süredir yakın çevresi ve hatta iktidara pek de yakın olmayan isimlerle de paylaşıyor, Tahir Sarıkaya, Cem Küçük ve bir yayın yönetmeni hakkında çok açık suçlamalar yöneltiyormuş.

ZATEN SEVİLMEYEN VE GÜVENİLMEYEN BİR İSİMMİŞ Cem Küçük ise iktidar çevrelerinde zaten sevilmeyen ve güvenilmeyen bir isimmiş.

Kendisine derin devlet süsü vermesi rahatsızlık yarattığı gibi, tehdit ve şantaj iddiaları AK Parti’nin siyaset ve bürokrasideki önemli isimlerinin de kulağına gitmekle kalmamış, bunlarla ilgili şikayetler de olmuş. Çalıştığı kanala da bu yönde çokça uyarı yapılmış.

Kanal yöneticileri de uzun süredir gelen bu uyarıların artık bir soruşturmaya döneceğini kesin olarak anlayınca işine son verilmiş.

Adını daha önce pek duymadığım Tahir Sarıkaya ise aslında bir tür PR ajansı gibi çalışırmış.

Sadece iktidar yanlısı gazetecilerle değil, ortada duran hatta muhalif isimlerle de yakın diyaloğu varmış.

Gazeteciler ile belediyeler arasında ilişkileri düzenler, ısmarlama röportajlar ve haberler yaptırır, bunların bazıları için ödemeleri organize edermiş.

Gazetecilik kisvesi, onun bu işleri yürütebilmek için kullandığı bir kılıftan ibaretmiş.

Bana bunları söyleyen biri, “Sarıkaya’nın telefon kayıtlarına bakılırsa hiç ummadığınız insanlarla bile diyalog içinde olduğu ortaya çıkar.

Bu elbette o insanların Sarıkaya ile akçeli işler yaptığı anlamına gelmez ama kendini korumak için muhaliflerle bile çok sıkı fıkıydı” dedi.

Peki bu lağım nasıl patladı?

Yine anlatılanlara göre ortada bir “itirafçı” var.

ROK YAKINDA TAHLİYE OLABİLİR Savcıların elindeki itirafçı metnini görenlere göre bu itirafçı kuvvetle muhtemel Rasim Ozan Kütahyalı.

Pek çok bilgi vermiş ve “Bu yüzden yakında tahliye edilebilir” diyorlar.

Maddi menfaatler başlangıçta ayakkabı, takım elbise gibi ufak tefek şeyler gibi görünüyordu.

Ben de şaşkınlıkla izliyordum.

Ancak konu tam da böyle değil gibi görünüyor. “Çok daha büyük paralar söz konusu.

Aslında bir buzdağı var.

Miktarlar çok çok büyük.

Milyonlar aktarılmış.

Bazı isimlere düzenli ödeme yapılmış.

Deştikçe çıkıyor.

Savcılık çok detaylı bir çalışma yapıyor.

Birisi çomak sokmaz ise iş çok büyüyebilir” diyorlar.

Cem Küçük son halka olsun diyenler yanıldı.

Zincir uzayacak gibi görünüyor.

Meseleyi bilen biri “Sadece para, tehdit, şantaj, güç simsarlığı, ilişki simsarlığı değil. Çok boyutlu bir inceleme var.

Bunların İsrail bağlantıları, Adnan Oktar ilişkileri de inceleniyor.

Parasal taraf daha kolay çözülüyor ama diğer tarafa da bakılıyor” dedi.

Peki, bu işin içinde kimler var ve zincir daha ne kadar uzar?

Aldığım yanıt şöyle: “Tahir Sarıkaya üzerinden çok geniş bir gazeteci kesimine bakılıyor.

Ancak burada çeteleşen, birlikte hareket eden kadro şimdilik daha kısıtlı.

Bir genel yayın yönetmeni, birçok ünlü spor yorumcusu ve iki gazeteci var.

Bu ekibe alan açanlara da ayrıca bakılıyor.” Şimdilik öğrenebildiklerim bunlar.

BİR MİKTAR “ARINMA” BURADA GERÇEKLEŞİR Bu operasyonu yapanları alkışlıyorum.

Medyadaki böyle pislikler yüzünden, muhalif ya da iktidara yakın fark etmez pek çok düzgün, namuslu, edepli gazeteci de aynı pis çukurun içindeymiş gibi görünüyor, meslek rezil oluyordu.

Belki tam olmasa da bir miktar “arınma” burada gerçekleşir.

Umarım bu soruşturma gittiği yere kadar gider, birileri soruşturmaya çomak sokmaz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *