Ekrem Abi Site matbahis giriş
05 Eylül 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem Şiirsel anlatımları ön planda... Sevmek Zamanı tadında 3 Yeşilçam filmi!

Şiirsel anlatımları ön planda... Sevmek Zamanı tadında 3 Yeşilçam filmi!

Sevmek Zamanı'nın şiirsel ve hüzünlü dünyasını sevenler için listemizde yer alan bu üç filmle, Yeşilçam'ın sinemasının sevgi kavramını farklı biçimlerde ele aldığını görmüş olacaksınız. Biri imkânsız bir aşkın hüznünü, biri İstanbul'un değişen yüzüyle beraber gelen yalnızlığı, diğeri ise aşk ile sevgi arasındaki farkı şiirsel bir dille anlatır.

2 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Türk sinemasının kendine özgü anlatım diline sahip ve şiirselliğiyle ön plana çıkan filmi Sevmek Zamanı, Divan Edebiyatı'nda yer bulan suret-i aşk kavramına odaklanırdı.

Ancak birebir olmasa da Sevmek Zamanı, bu alanda tek değildi. İki insan arasında var olan özlem, imkânsızlık ve yalnızlık duyguları üzerinden, şiirsel bir anlatıyı seçen ve günümüzde de izlenmeye devam eden başka filmler de vardı.

Yeşilçam sinemasında Sevmek Zamanı dışında, benzer duyguları farklı hikâyelerle taşıyan üç film daha öne çıkıyor.

Vesikalı Yarim (1968)Lütfi Ömer Akad'ın yönettiği ve başrollerinde Türkân Şoray ile İzzet Günay'ın yer aldıkları Vesikalı Yarim; aşk ile hayatın gerçekleri arasında kalan iki insanın hikâyesini, beyaz perdeden seyirciye yansıtıyordu.

Halil'in yalanları ve bu yalanlarla Sabiha'nın hayatına, duygularına verdiği zararı hikâye olarak sunan film, büyük sözler yerine büyük suskunlukları sunmayı tercih eder.

Bu yönüyle duyguların ön plana çıkmasını sağlayan film özellikle, 'Sevmek de yetmiyormuş. Çok önceden rastlaşacaktık.' repliğiyle hafızalara kazınmıştır.

Ah Güzel İstanbul (1966)

Atıf Yılmaz'ın yönettiği Ayla Algan ile Sadri Alışık'ın başrolünde oldukları Ah Güzel İstanbul, İstanbul'un eski semtlerinden birinde kendi dünyasında yaşamakta olan Haşmet ile sinema oyuncusu olma hayâlleri kuran Ayşe'nin yollarının kesişmesini ve değişen hayatlarını anlatıyor.

Film, değişen şehir hayatı ve toplumsal yapı karşısında geçmiş kaidelerinden vazgeçmemeyi önemseyen bir adamın öyküsünü, gündelik hayatı, karakterlerin yalnızlığını buruk bir havayla ve şiirsel anlatıyla aktarıyordu.

Filmden akla gelen ilk replik, "Bilmem ama yaşıyoruz, iki kişiyiz ve birbirimizi seviyoruz.

Korkma, dünyada her zaman inanılacak sağlam şeyler bulunur." olmaktadır.

Selvi Boylum Al Yazmalım (1978)

Atıf Yılmaz'ın yönettiği ve Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un eserinden uyarlanan, başrollerinde Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin'in yer aldıkları Selvi Boylum Al Yazmalım; aşk ile sevgi kavramlarının niceliğini sorgularken sorumluluk, güven ve fedakârlık kavramlarının, her şeyin üstünde oluşuna da ayrı bir pencereden bakar.

Filmin en akılda kalıcı repliği, "Samet, baba demişti.

Onu babalığa seçmişti.

Sevgi neydi" Sevgi; iyilikti, dostluktu, sevgi emekti."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *