Ekrem Abi Site matbahis giriş
13 Eylül 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem Tarlada kilosu 15, markette 100 TL! 'Fiyatları doğrudan etkiliyor'

Tarlada kilosu 15, markette 100 TL! 'Fiyatları doğrudan etkiliyor'

Antalya'da tarlada başlayan sebze ve meyve üretimi; hasat, toptancı hali, paketleme ve nakliye aşamalarının ardından satış noktalarına ulaşıyor. Toptancı halinde 30 liradan işlem gören bir ürünün fiyatı; araya giren işçilik, ambalaj ve lojistik maliyetlerinin eklenmesiyle pazar tezgahlarında 60, market raflarında ise 100 liraya kadar çıkan etiketlerle tüketiciye sunuluyor.

5 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Antalya'da sebze ve meyvenin tarladan tüketicinin sofrasına uzanan yolculuğu, üretimden hasada, halden paketlemeye ve nakliyeden market rafına kadar birçok aşamadan geçiyor. İklim koşulları sayesinde yılın 12 ayı üretimin sürdüğü kentte yaz döneminde üretim yüksek kesimlere kayarken, sahil bölgelerinde yeni sezon hazırlıkları başlıyor.

Antalya'da tarlada başlayan üretim süreci, hasat, hal, seçme, paketleme, gıda güvenliği kontrolleri ve nakliye aşamalarının ardından pazar ve marketlerde tüketiciyle buluşarak tamamlanıyor. Üreticiden çıkan ürünün fiyatı ise hal, paketleme, işçilik, nakliye ve satış noktalarındaki giderlerin eklenmesiyle tüketiciye ulaşıncaya kadar değişiyor.

Toptancı halinden 30 liraya çıkan bir ürün pazar ve market tezgahlarına gelene kadar 60 lirayı buluyor.

Antalya'da yaklaşık 35 yıldır çiftçilik yapan Salih Gök, iklim şartları sayesinde yılın 12 ayı üretim yapabildiklerini söyledi.

Bu yıl hava şartları ve yağışların üretimi etkilediğini anlatan Gök, "Bu yıl verimimiz biraz zayıftı.

Hava şartları ve yağışlar nedeniyle hastalıklarla mücadelemiz daha zor oldu.

Bu yüzden verimimiz düştü.

Ama yine de ürünlerimizi aldık. Şu anda yaylada üretim devam ediyor" dedi.Üretici Ahmet Gümüş, muz, zeytin ve portakalın yanı sıra serada domates ve biber yetiştirdiğini kaydederek, "Muzun ilk dikiminden itibaren yaklaşık 11-12 aylık büyüme süresi var. İlk hasattan sonra süreç yaklaşık 6 aylık dönemlere düşüyor.

Hasat ettiğimiz muzları buraya alıcılar gelirse yaklaşık 35- 40 liradan alıyor.

Daha sonra ürün soğuk hava deposuna götürülüyor ve buradan ihracata çıkabiliyor.

Bütün bunlar ciddi emek isteyen işler. Üretime başlarken fidana para veriyoruz, gübreye para veriyoruz.

Yaz kış sürekli ayaktayız" diye konuştu.

Tarımda işçiliğin üretimin önemli aşamalarından biri olduğunu söyleyen Gümüş, "Bölgede günlük işçi ücretleri yaklaşık 1600- 1700 liradan başlayıp 2 bin liraya kadar çıkıyor.

Ağırlıklı olarak Suriyeli işçiler çalışıyor.

Bir işçi günde ortalama 50 kasa, yaklaşık 500 kilogram domates topluyor" dedi.

Domates fiyatlarında dönemsel olarak önemli değişiklikler görülebildiğini söyleyen Gümüş, ihracatın da fiyatların oluşumunda etkili olduğunu belirtti.

Ahmet Gümüş, "Domatesin kilogram fiyatının 50- 60 liranın altında olmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Buna rağmen zaman zaman ürünümüzü 35- 40 liraya, hatta fiyat düştüğünde 15- 20 liraya satmak zorunda kalıyoruz.

Bir domates fidesinin fiyatı yaklaşık 60 liraya kadar çıkarken, halde domatesin kilogram fiyatı 15 liraya düşebiliyor. İhracatın durumu da fiyatları doğrudan etkiliyor. İhracat olduğunda domatesin fiyatı 50- 60 liraya, bazı dönemlerde daha yukarı çıkabiliyor.

Ancak ihracatta kısıtlama olduğunda veya dışarıya yeterince ürün gönderilemediğinde ürün iç piyasada kalıyor.

Bu da fiyatların hızla düşmesine neden oluyor" diye konuştu.

Antalya Toptancı Hali'nde komisyonculuk yapan Kazım Akbulut, üreticiden gelen ürünlerin tedarikçi, market ve ihracatçılarla burada buluştuğunu kaydederek, "Üreticiler toprağını hazırlıyor, fidelerini ekiyor, bakımını yapıyor ve ciddi bir masraf üstleniyor. Ürün hasat edildikten sonra hale getiriliyor.

Biz de burada üretici ile alıcı arasında aracılık yapıyoruz.

Tedarikçiler, marketler ve ihracatçılar var. Üreticinin getirdiği ürünleri bu alıcılara satıyoruz.

Fiyatlar ise ağırlıklı olarak piyasadaki arz ve talebe göre belirleniyor.

Arz ve talep durumuna bağlı olarak fiyatlar yükseliyor, düşüyor veya bir süre istikrarlı şekilde devam ediyor" dedi.

Halden alınan ürünün doğrudan market rafına gitmediğini, satış noktasına göre yeniden hazırlanması gerektiğini anlatan Akbulut, "Ürün üreticiden ham şekilde alındıktan sonra ihracatçı, market veya tedarikçi tarafından işleniyor.

Bunun için işçi çalıştırılıyor, depo kullanılıyor, ambalaj malzemesi alınıyor; elektrik, su ve benzeri giderler oluşuyor. Ürünler markete veya yurt dışına gidecek şekilde seçiliyor, hazırlanıyor ve paketleniyor.

Ardından nakliye araçlarıyla tüketiciye ulaştırılıyor. Ürün İstanbul'daki veya Erzurum'daki bir markete gidecekse burada ham şekilde alınıyor, seçiliyor ve o marketin ihtiyacına göre paketleniyor.

Daha sonra nakliyeyle ilgili şehre gönderiliyor" diye konuştu.Ürünün tüketiciye ulaştırılması sürecinde gıda güvenliği kontrollerinin de gerçekleştirildiğini söyleyen Akbulut, numunelerin laboratuvarlara gönderilerek tahlil yaptırıldığını aktardı. Ürünün halden çıkış fiyatıyla tüketiciye ulaştığı noktadaki fiyatın aynı olmasının mümkün olmadığını kaydeden Akbulut, "Buradan çıktıktan sonra üzerine işçilik, ambalaj, elektrik, su, zayiat ve nakliye gibi maliyetler ekleniyor. Örneğin burada 30 TL olarak belirlediğimiz bir domatesin İstanbul'a ulaşana kadarki maliyeti yaklaşık 40-42 TL'yi bulabiliyor" dedi.

Tarımda fiyatların yalnızca üretim maliyetlerine bağlı olmadığını da belirten Akbulut, hava koşulları, üretim miktarı, ürün çeşidi ve tüketici talebinin de piyasayı doğrudan etkilediğini söyledi.

Fiyatların pazarda uygun olduğunu söyleyen pazarcı esnafı Ersin Tüzün ise "Fiyatlar pazarda ucuz ama halde pahalı.

Dengeyi kimse bir türlü ayarlayamıyor. 15 liraya domates satıyorum, bir bardak çay parası.

Patlıcan 25, salatalık 15 lira.

Halden 12 ila 14 lira arasında satın alıyorum.

Fiyatlar cinsine ve kalitesine göre değişiyor" diye konuştu.

Pazarda alışveriş yapan Turhan Sümer de "Bence pahalı ama marketler daha pahalı.

Pazar ve market arasında uçurum var.

Burada 50 TL ise markette 100 TL" dedi.

Antalya'da yetiştirilen ürünün tarladan başlayan yolculuğunun son aşaması olan pazar ve market fiyatlarında ürünün çeşidi ve kalitesine göre farklılık görülüyor.

Pazarda domates kalite ve çeşidine göre 15 liradan başlayıp 80 liraya kadar çıkarken, domateslerin büyük bölümü 30- 50 lira aralığında tüketiciyle buluşuyor.

Patlıcanın kilogramı 25, salatalık 15, limon 50 ve biber 50 liradan satılıyor.

Marketlerde ise domatesin kilogram fiyatı çeşidi ve kalitesine göre 50 liradan başlayıp 100 liraya kadar çıkıyor.

Marketlerde patlıcan 70, salatalık 30, limon 100 liradan satılırken, biber çeşitlerinde fiyatlar 50 ile 100 lira arasında değişiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *