The New York Times (NYT) ve El Cezire tarafından yayımlanan bağımsız analizler, Orta Doğu'da tırmanan gerilime dair çarpıcı verileri gözler önüne serdi.
Doğrulanmış videolar, NASA ile Avrupa Uzay Ajansı'nın uydu verileri ve uzman görüşlerine dayandırılan incelemeler; İran'ın tüm askeri baskılara rağmen hassas hedefleri doğrudan vurma kabiliyetini koruduğunu gösterdi.
NYT’nin derinlemesine analizine göre, ateşkesin bozulmasını takip eden son iki haftalık süreçte İran, bölgedeki dokuz ayrı ABD askeri noktasını doğrudan hedef aldı. İncelenen görüntülerde üslerdeki yaşam alanları, hangarlar, İHA sığınakları, radar altyapıları ve haberleşme sistemlerinde ağır hasar meydana geldiği tespit edildi.
Saldırıların en ağır hissedildiği noktaların başında ise Ürdün'de yer alan Muwaffaq Salti Hava Üssü geldi.
Buraya düzenlenen saldırıda üç ABD askeri hayatını kaybederken, çok sayıda personel de yaralandı.
ABD'li yetkililer, durumu ağır olan yaklaşık bir düzine askerin tedavi amacıyla Almanya'daki askeri hastaneye sevk edildiğini bildirdi.
Uydu verileri, söz konusu üste iki hangar ile üç İHA sığınağının tamamen kullanılamaz hale geldiğini doğruladı.
Tahran yönetiminin, çatışmaların ilk dönemlerinde hedef aldığı askeri noktaları tekrar vurması dikkat çekti. Ürdün-Suriye sınırındaki Tower 22 karakolu, Bahreyn'deki ABD deniz tesisi, Kuveyt'te yer alan Ahmad Al Jaber ile Ali Al Salem hava üsleri ve Irak'taki Erbil Uluslararası Havalimanı askeri bölgeleri yeniden füze ve İHA'ların hedefi oldu.
Kuveyt'teki üste henüz altı ay önce devreye alınan radar sisteminin tamamen imha edildiği belirtildi.
Askeri uzmanlar, ortaya çıkan tablonun Pentagon açıklamalarıyla çeliştiğini vurguluyor.
Defense Priorities Düşünce Kuruluşu Askeri Analiz Direktörü Jennifer Kavanagh, İran'ın beklenenden çok daha hızlı toplarlandığını belirterek, "Tahran ciddi hasar alsa da süreç içerisinde öğreniyor ve taktiklerini uyarlıyor.
Pentagon'un ileri sürdüğü gibi savaşamaz durumda değiller" ifadelerini kullandı.
King's College London Güvenlik Çalışmaları Bölümü'nden Andreas Krieg ise bölgedeki yaklaşık 50 bin ABD askerinin konuşlandığı sabit üslerin balistik füze tehdidine karşı tamamen korunaklı olmadığını hatırlattı.
Uzman değerlendirmelerine göre İran; farklı hız, menzil ve irtifalarda hareket eden balistik füzeleri, seyir füzelerini ve kamikaze İHA'ları aynı anda sürü halinde fırlatarak ABD'nin Patriot ve THAAD gibi gelişmiş hava savunma şemsiyelerini doyuma ulaştırıyor.
Saldırıların büyük kısmı engellense bile, savunma hattını yaran birkaç mühimmat dahi üslerde yıkıcı etki bırakabiliyor.
Eski Pentagon yetkilisi Jason Campbell, Tahran'ın bu aşamada daha önce envanterden çıkarmadığı gelişmiş füze sistemlerini sahaya sürmüş olabileceğini ve askeri kapasitenin tahminlerin çok üzerinde kaldığını dile getirdi.