21 Temmuz 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem Uzman Psikoterapist Ziégler'in açıklamasına göre, kıskanan kişiler genellikle farkında olmadan şu 3 davranışı sergiliyor

Uzman Psikoterapist Ziégler'in açıklamasına göre, kıskanan kişiler genellikle farkında olmadan şu 3 davranışı sergiliyor

Psikoterapist Anne Clotilde Ziégler, kıskançlık krizlerinin nedenlerini ve bu durumlardan korunma yollarını detaylı bir şekilde ele aldı.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

İlişkilerde sıklıkla "sevginin bir göstergesi" olarak algılanan kıskançlık, aslında derin bir duygusal güvensizliğin ve özgüven eksikliğinin dışa vurumudur.

Bu durum, hem kıskançlık yaşayan hem de kıskançlıkla karşılaşan bireyler için yıpratıcı bir sürece dönüşebilir.

Eğer doğru bir şekilde yönetilmezse, sağlıklı bağların kopmasına neden olabilmektedir.

Fransız Psikoterapist Anne Clotilde Ziégler, kıskançlığın altında yatan nedenleri ve kişisel sınırları koruyarak bu krizi yatıştırmanın yollarını aktardı.

Ziégler, kıskançlığın öfke, üzüntü, korku ve hayal kırıklığının karmaşık bir birleşimi olduğunu ifade etti.

Kıskanç bireyler, hayatlarındaki önemli bir kişinin sevgisini ya da ilgisini gerçek ya da hayali bir rakibe kaptırmaktan korkarlar.

Bu tehdit hissinin, başkasının sahip olduğuna göz dikme eylemi olan 'haset' ile karıştırılmaması gerektiğini belirtti.

Kıskançlığı Tetikleyen Psikolojik Nedenler Neler?

Uzmanlar, aşırı kıskançlık krizlerini tetikleyen üç ana psikolojik kaynağın bulunduğunu belirtmektedir.

Kaygılı kişilik yapısına sahip bireyler, karşılarındaki kişinin en ufak bir duygusal uzaklaşma ya da dalgalanma belirtisinde alarm durumuna geçebilirler.

Ayrıca, kendilerini toplumsal normlara veya baştan çıkarma standartlarına göre yetersiz gören kişiler, kendilerini "rakiplerinden" daha az çekici, daha az zeki veya başarısız hissederek şüpheye düşerler. Çocuklukta ebeveynlerin ilgisizliği, sadakatsiz bir baba figürü ya da geçmiş ilişkilerde yaşanan ağır aldatılma deneyimleri, mevcut ilişkiye güvensizlik olarak yansır.

Kıskançlık krizleri yalnızca bu duyguyu yaşayan bireyi değil, aynı zamanda ilişkiyi de olumsuz etkiler. Şüphe ve senaryolarla boğuşan kıskanç taraf, huzursuzluk, uykusuzluk ve çarpıntı gibi fizyolojik sorunlar yaşayabilir.

Bu durum, partnerini sürekli kontrol etme ve sorgulama eğilimine sokar.

Sürekli suçlanan ve kontrol altında tutulan taraf ise zamanla özgürlüğünün kısıtlandığını hisseder.

Yanlış anlaşılmaktan ve kriz çıkmasından yorulan eşler, duygu ve düşüncelerini saklamaya veya ortamdan kaçmaya başlarlar.

Kıskanç Bir Partnerle Nasıl Başa Çıkılmalı?

Psikoterapist Ziégler, asılsız suçlamalara maruz kalındığında ilk olarak durumu netleştirmenin önemine vurgu yapmaktadır.

Psikolog Claude Steiner tarafından geliştirilen "Gerçeğin Bir Zerresi" tekniğini öneren uzmanlar, kriz anında izlenmesi gereken adımları şu şekilde sıralıyor: Örneğin, bir davette başkasıyla uzun süre konuştuğunuz için suçlandığınızda, durumun doğru kısmını kabul etmek önemlidir. "Evet, haklısın, o kişiyle uzun süre konuştum" diyerek, ancak partnerinizin felaket senaryosunu düzeltmek de gereklidir. "Ama ona karşı bir ilgim yok, sadece eski ortak arkadaşlardan bahsettik" şeklinde bir açıklama yapmak, durumu yumuşatabilir.

Suçlu hissettirmeden ve kendi sınırlarınızdan ödün vermeden, partnerinizin altında yatan "terk edilme ve yetersizlik" hissini dindirecek şekilde güven tazelemek önemlidir. İlişkideki krizlerin sıklaştığı ve şüphelerin takıntıya dönüştüğü durumlarda bireysel ya da çift terapisine başvurulması gerektiği vurgulanmaktadır.

Ancak uzmanlar, kıskançlık kılıfı altına saklanan narsistik sapkınlıklara ve paranoyaya karşı da uyarıyor. Şantaj, manipülasyon ya da fiziksel/psikolojik şiddet barındıran durumların artık bir kıskançlık değil, "psikolojik bir bozukluk ve yırtıcı kontrol" olduğunu belirten Ziégler, bu tür durumlarda kişinin kendisini korumak adına uzmanlardan ve yakın çevresinden profesyonel yardım alması gerektiğini ifade ediyor.www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek.

Tic.

A.Ş.'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *