2026 yılı itibarıyla küresel pazarlardaki durgunluk endişelerine rağmen Tayvan, tam anlamıyla bir altın çağ yaşıyor.
Yalnızca yılın ilk altı aylık diliminde yüzde 14.15 gibi inanılması güç bir büyüme oranına imza atan ülke, son yarım asrın en çarpıcı ekonomik performanslarından birini sergiledi.
Bu devasa sıçramanın temelinde yatan yegane sebep ise dünya devlerinin gelişmiş çiplere ve yapay zeka altyapılarına duyduğu bitmek bilmeyen ihtiyaç oldu. Ülkedeki teknoloji fabrikaları tam kapasite çalışırken, elde edilen devasa gelirler makroekonomik verilerde son 39 yılın zirvesi olarak kayıtlara geçti.
Elde edilen bu görülmemiş refah artışı, sadece dev şirketlerin bilançolarında kalmayacak.
Tayvan Cumhurbaşkanı Lai Ching-te, hükümetin kasasına giren bu ekstra geliri doğrudan halkla paylaşma kararı aldıklarını duyurdu.
Yapılan resmi açıklamaya göre, 2027 yılı içerisinde istisnasız tüm vatandaşların hesaplarına kişi başı 10 bin Yeni Tayvan doları (yaklaşık 314 ABD doları) tutarında tek seferlik bir nakit desteği yatırılacak.Ülke basınında ve kamuoyunda şimdiden "yapay zeka temettüsü" ismiyle anılmaya başlanan bu sürpriz ödeme, büyük bir sevinçle karşılandı.
Cumhurbaşkanı Lai, elde edilen ekonomik zaferin sadece sanayicilerin değil, tüm halkın ortak emeği olduğunun altını çizerek dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:"Ürettiğimiz teknoloji ekonomimizi, ekonomimiz de ülkemizi daha güçlü kılıyor.
Bu refah zincirinin son halkası ise vatandaşlarımız olmalı; elde ettiğimiz zenginlik insanların günlük yaşamında somut olarak hissedilmeli."Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıllarda yaşanan küresel tedarik zinciri problemleri ve çip krizleri, dünyadaki birçok otomotiv ve akıllı telefon üreticisini durma noktasına getirmişti.
Ancak üretken yapay zekanın küresel bir trend haline gelmesiyle bu yoğun talep ortamı, Tayvan için eşi benzeri görülmemiş bir kalıcı fırsata dönüştü.
Bugün dünyanın en büyük teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka modellerini eğitebilmek ve bulut sistemlerini ayakta tutabilmek için ihtiyaç duydukları donanımları büyük ölçüde bu ada ülkesinden tedarik ediyor.
Tayvan'ın uyguladığı bu "halkla paylaşım" modelinin, teknoloji atılımı yapan diğer ülkelere de ilham olup olmayacağı ise şimdiden merak konusu.