Ekrem Abi Site matbahis giriş
14 Eylül 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem Yarasaların DNA’sı uzun yaşamın sırrını ortaya çıkarabilir

Yarasaların DNA’sı uzun yaşamın sırrını ortaya çıkarabilir

Nature’da yayımlanan araştırma, uzun yaşayan yarasaların kanserle mücadele, bağışıklık sistemi ve hasarlı hücreleri temizleme konusunda sıra dışı genetik özelliklere sahip olduğunu ortaya koydu.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

İnsanların daha uzun ve sağlıklı yaşamasının sırrı, beklenmedik bir canlıda saklı olabilir.

Nature dergisinde yayımlanan yeni araştırmada bilim insanları, uzun ömürleri ve hastalıklara karşı sıra dışı dirençleriyle bilinen Myotis cinsi yarasaların genomlarını mercek altına aldı.

Araştırma, uzun yaşam ile bağışıklık sistemi ve kansere karşı koruma sağlayan genetik mekanizmalar arasında dikkat çekici bir bağlantı olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar sekiz farklı Myotis türünün genomlarını analiz etti.

Bu yarasaların bazıları, boyutlarına kıyasla memeliler arasında son derece uzun süre yaşayabiliyor. Örneğin bazı Myotis türlerinin yaşam süresi 40 yılı aşarken, yakın akrabaları olan başka türlerde bu süre yalnızca birkaç yıl seviyesinde kalabiliyor.

Bilim insanları bu büyük farkın nedenini anlayabilmek için özellikle uzun yaşayan türlerde hangi genlerin doğal seçilim sonucunda değiştiğine odaklandı.Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise hücrelerin ağır hasara verdiği tepki oldu.

Araştırmacılar uzun ömürlü Myotis lucifugus türünden alınan hücreleri laboratuvar ortamında ciddi DNA hasarına maruz bıraktığında beklenmedik bir durumla karşılaştı.

Hücreler, hasarı ne pahasına olursa olsun onarmaya çalışmak yerine hücre ölümünü sağlayan mekanizmaları daha güçlü şekilde devreye soktu.

Böylece ciddi şekilde zarar gören ve ileride tehlikeli hale gelebilecek hücrelerin sistemden temizlenmesi sağlanıyor olabilir.

Benzer bir stratejinin uzun ömürlü ve kansere karşı dirençli filler üzerinde yapılan araştırmalarda da gözlemlendiği belirtiliyor.

Bu mekanizma özellikle kanser araştırmaları açısından önem taşıyor. Çünkü DNA'sı ağır şekilde zarar gören bir hücrenin yaşamaya ve çoğalmaya devam etmesi, zaman içerisinde tümör oluşumuna katkıda bulunabiliyor.

Yarasaların zarar gören hücreleri daha hızlı ortadan kaldırabilmesi, uzun yaşamları boyunca kanser riskini kontrol altında tutmalarına yardımcı olan mekanizmalardan biri olabilir.

Araştırmada ayrıca uzun ömürle bağlantılı genlerle virüslere karşı savunmada görev yapan genler arasında beklenenden daha fazla ortaklık bulundu.

Myotis yarasalarının özellikle DNA virüsleriyle etkileşime giren proteinlerle ilişkili genlerinde güçlü evrimsel değişimler tespit edildi.

Yarasalar, bağışıklık sistemleri nedeniyle bilim dünyasının uzun süredir ilgisini çekiyor.

Birçok virüsü taşıyabilmelerine rağmen ciddi şekilde hastalanmadan yaşamlarını sürdürebilmeleri, bağışıklık sistemlerinin iltihabı ve enfeksiyonları diğer memelilerden farklı biçimde kontrol edebildiğini düşündürüyor.

Yeni araştırma ise bu özelliklerin yalnızca virüslerle mücadelede değil, yaşlanma ve kanserden korunma konusunda da bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.

Bilim insanları için sıradaki hedef, yarasalarda bulunan bu mekanizmaların tam olarak nasıl çalıştığını anlamak.

Bulguların doğrudan insan ömrünü uzatan bir tedavi anlamına gelmediğinin altı çiziliyor.

Ancak doğanın milyonlarca yıllık evrim sonucunda geliştirdiği bu sistemlerin anlaşılması, gelecekte yaşlanmayla ilişkili hastalıklar, bağışıklık sisteminin yaşla zayıflaması ve kanser konusunda yeni araştırma yollarının önünü açabilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *