7 Ekim 2026, Çarşamba
Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

Güney Kıbrıs Türk izlerini siliyor! Baf’taki Kemal Atatürk Caddesi’nin adı değiştirildi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Ada'nın güneyindeki tarihi Türk izlerini ve isimlerini silme girişimlerine bir yenisini daha ekledi. Daha önce Larnaka'da Piyale Paşa ve İstanbul sokak tabelalarını indiren Rumlar, bu kez Baf kentindeki tarihi Türk mahallesi Mutallo'da bulunan "Kemal Atatürk Caddesi"nin adını değiştirdi.

Güney Kıbrıs Türk izlerini siliyor! Baf'taki Kemal Atatürk Caddesi'nin adı değiştirildi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Ada’nın güneyindeki tarihi Türk izlerini ve isimlerini silme girişimlerine bir yenisini daha ekledi. Daha önce Larnaka’da Piyale Paşa ve İstanbul sokak tabelalarını indiren Rumlar, bu kez Baf kentindeki tarihi Türk mahallesi Mutallo’da bulunan “Kemal Atatürk Caddesi”nin adını değiştirdi.

Larnaka’da Piyale Paşa ve İstanbul sokakları, ardından Baf’ta Talat Paşa…

“KEMAL ATATÜRK CADDESİ” KALDIRILDI

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Ada’da yüzyıllardır var olan tarihi Türk mirasını ve isimlerini sokaklardan silmek için yeni bir provokasyona daha imza attı.

Rum kesiminin Baf kenti belediye meclisi, 1974 öncesinde Kıbrıslı Türklerin yoğun olarak yaşadığı Mutallo Mahallesi’ndeki “Kemal Atatürk Caddesi”nin adını oy çokluğuyla kaldırdı. İktidardaki sağcı Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ)’nin teklifiyle caddeye “Hafıza ve Umut” adı verildi.

Skandal karar, yürürlüğe girmek üzere Rum hükümetinin onayına sunuldu.

Rum yönetiminin Türk isimlerini silme operasyonu sistemli bir şekilde ilerliyor. 2021 yılında yine Baf’ta bulunan Talat Paşa Caddesi’nin adı “Adalet” olarak değiştirilmişti. Larnaka’da ise sahil yolu Piyale Paşa Caddesi ile Türk mahallesindeki Bozkurt ve İstanbul sokaklarına Yunanca adlar verilmişti.

SIRADA DİĞER TARİHİ İSİMLER Mİ VAR?

Şimdi ise sırada Dr. Fazıl Küçük, Namık Kemal ve İsmet İnönü caddeleri var.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bölgeye yerleştirilen Pontuslu Rumlar ile aşırı sağcı partilerin kalesi hâline gelen Baf’ta atılan bu adım, Kıbrıs Türk halkının Ada üzerindeki meşru varlığına ve ortak tarihine yönelik açık bir tahammülsüzlük olarak değerlendiriliyor.