11 Ekim 2026, Pazar
Canlı Piyasa Güncelleme
Politika

Hüseyin GÜLERCE yazdı… Fon krizi; Erdoğan: FETÖ taktiği kullanıyorlar…

Hüseyin GÜLERCE yazdı... Fon krizi; Erdoğan: FETÖ taktiği kullanıyorlar…

Hüseyin GÜLERCE yazdı... Fon krizi; Erdoğan: FETÖ taktiği kullanıyorlar…

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreninde yaptığı konuşmada özellikle Özgür Özel ve Yeni Parti milletvekillerinin fon iftiralarına sert tepki gösterdi:

“Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon. Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi. Sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler, sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler.”

Erdoğan dikkat çekici bir değerlendirmede daha bulundu:

“FETÖ’cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Müfrit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar. Kimse kusura bakmasın, boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlâksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellâtlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz.”

Evet, yalan ve iftiralarla AK Parti’ye, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in şahsına adice saldırılar var.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş sadece isim benzerliği üzerinden hedef alındı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ‘a, araştırılmadan ellerine tutuşturulan yalanlarla iftira attılar.

İki bakan da iddiaları yalanladılar, hodri meydan dediler ve yargıya başvurdular.

Bir de tetikçiler devreye girdi.

Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında ifadeleri alınan gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Yalanın ve iftiranın en büyüğünü ise Özgür Özel yaptı.

Fon soruşturmasına ilişkin bazı bilgilerin kendilerine Adalet Bakanlığından ‘sızdırıldığını’ söyledi.

Adalet Bakanlığından, “Ana muhalefet liderinin beyanı, bakanlığımızı zan altında bırakmaya dönük ağır ve mesnetsiz bir iftiradır” dendi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Soruşturma sürecini gölgelemeye, adli makamların kararlılığını tartışmalı hale getirmeye, devlet kurumları arasında güvensizlik oluşturmaya ve vatandaşlarımızın devlete güvenini sarsmaya yönelik girişimler söz konusudur. Teyit edilmemiş manipülatif içeriklerin muhalefet milletvekilleri üzerinden dolaşıma sokulduğu görülmektedir. Bu içeriklerin arkasındaki odaklara ilişkin tartışmaları perdeleyerek, kararlılıkla ilerleyen adli soruşturmayı siyasi polemiklerin içine çekme çabası açıktır.”

Karşımızda ilkesiz, ikiyüzlü, aslında insan içine çıkamaz halde olan bir muhalefet karakteri var.

Başta İBB yolsuzlukları, İmamoğlu suç örgütü yargılamaları ile ortalık yıkılırken, bunların hiçbirini eleştirmeyen tam tersine sahip çıkan bir zihniyet var. Halk TV ve Sözcü TV ile Sözcü gazetesi, İsrail/Yunan medyasının yapmadığını yapıyor.

İmamoğlu’nun bir dönem en yakını olan Ertan Yıldız, mahkeme salonunda 2019’dan beri İmamoğlu ile birlikte çalıştıklarını belirterek; belediye iştirakleri, reklam ihaleleri, imar süreçleri ve hafriyat sahaları üzerinden işleyen kayıt dışı para ve komisyon sistemini tüm detaylarıyla anlattı.

Yine mahkeme salonunda Ekrem İmamoğlu‘nun ekibinde yer alan bürokratlar ve işadamları, İBB ve iştirakleri üzerinden dönen milyonlarca dolarlık kayıt dışı para trafiğini, rüşvet ve şantaj çarkını mahkemede tek tek ifşa etti.

Adalet Bakanı Gürlek’in ifadesiyle; “tek başına tanık beyanı ya da itirafçı beyanına göre bir eylem isnadı yapılmadı. Bunların hepsi HTS kayıtları, MASAK kayıtlarıyla çakıştırıldı. Sonuçta para verdim diyor, nerede verdin, kime verdin, bunların hepsi mutlaka kontrol ediliyor, teyit ediliyor.”

Bütün bu gerçeklere rağmen Özgür Özel, siyasi hayatının en büyük hatasını yaptı, başta Ekrem İmamoğlu’na namusunu ortaya koyarak kefil oldu.

Bütün bu gerçeklere rağmen, balya balya para yığınlarına rağmen haysiyet cellâtlığı yapıyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün hak ettikleri cevabı verdi:

“Kirli yöntemlerin, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarımıza karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyiz. Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgârına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde, akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim, sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz.”