ABD’de 1995 yılında işlediği cinayet nedeniyle idam cezasına çarptırılan 50 yaşındaki Christa Pike, 30 Eylül tarihinde Tennessee’deki cezaevinde iki doz zehirli iğne infazına tabi tutuldu.
Verilen kimyasallara rağmen hayatını kaybetmediği anlaşılan Pike, hayatta kalmasının ardından acilen hastaneye sevk edildi.
BBC’nin AP’ye dayandırdığı habere göre acil çağrı ses kayıtları, infazın başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından cezaevi yönetimi ile ilk yardım ekipleri arasında ciddi bir iletişim kopukluğu ve kargaşa yaşandığını gözler önüne serdi.
Söz konusu kargaşanın, Pike’a yapılacak tıbbi müdahaleyi geciktirdiği öne sürüldü. Eyalet Ceza İnfaz Kurumu ise infazın neden başarısız olduğuna dair henüz resmi bir gerekçe açıklamadı.
Pike’ın hukuk ekibi, infazda kullanılan “pentobarbital” maddesinin damar yoluna yeterli miktarda nüfuz etmek yerine deri altına yayılmış olabileceğini savundu.
İnfazlar askıya alındı
Zehirli iğneyle idam girişiminden sağ kurtulan tek kişi olduğu belirtilen Pike, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilerek yeniden cezaevine nakledildi.
Avukatları, Pike’ın sağlık durumunun iyileşme sürecinde olduğunu bildirse de cezaevi şartlarında nasıl bir tedavi gördüğü belirsizliğini koruyor.
Öte yandan yaşanan skandalın ardından eyaletteki tüm infazlar yıl sonuna kadar durdurulurken, Eyalet Ceza İnfaz Kurumu Başkanı görevinden istifa etti. Eyalet Valisi Bill Lee olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Ses kayıtları ortaya çıktı
30 Eylül gecesi yaşananlar, acil servis ses kayıtları ve dökümleriyle gün yüzüne çıktı:
Sahte çağrı şüphesi: Riverbend Cezaevi’nden saat 20.40’ta yapılan ilk acil çağrıda, infazın gerçekleştiği odada bulunan bir görevli “Bu gece bir infaz gerçekleştiriyorduk. 10 gram pentobarbital verdik ancak şahıs henüz hayatını kaybetmedi. İşlem yaklaşık bir saat önce başladı. Ambulans talep ediyoruz” dedi.
Arayan kişinin güvenlik kodunu doğrulayamaması nedeniyle ilk yardım ekipleri çağrıyı ilk etapta “asılsız” olarak değerlendirdi.
Merkezde yaşanan karışıklık: Saat 21.07’de cezaevinin merkez komuta birimiyle yapılan görüşmede, yetkililer acil aramayı kendilerinin yapmadığını belirterek kafa karışıklığını tırmandırdı.
30 dakikalık gecikme: Aramanın gerçek olduğunun doğrulandığı saat 21.11’e kadar sağlık ekipleri cezaevi kapısından içeri alınmadı. Ekipler ancak 30 dakikalık gecikmenin ardından içeri girebildi.
Kaosun itirafı: Saat 21.34’te Pike hastaneye sevk edilirken bir sağlık görevlisinin, “Süreçte çok fazla karışıklık yaşandığı için cezaevinin hastane konumundan haberdar olduğundan emin olun” ifadelerini kullandığı kaydedildi.
İkinci infaz tartışması
Pike’ın avukatları, Tennessee Valisi Bill Lee’ye çağrıda bulunarak müvekkillerinin cezasının şartlı tahliye imkanı olmaksızın müebbet hapse çevrilmesini talep ediyor. Bazı Cumhuriyetçi eyalet vekilleri ise farklı bir infaz yönteminin denenmesi gerektiğini savunuyor.
Pike ve dönemin erkek arkadaşı Tadaryl Shipp, 1995 yılında Colleen Slemmer’ı işkence ederek öldürmekten suçlu bulunmuştu.
Shipp, cinayet işlendiği sırada reşit olmadığı için idam cezasından muaf tutularak cezaevine gönderilmişti. Kurban Slemmer’ın annesi ise başarısızlıkla sonuçlanan infaz sürecini “tam bir rezalet” olarak nitelendirdi.



